Müge Anlı ve Metin 2 Online Oyunu Yüzünden Kaçırılan Çocuk

Kelimeler , Sözcükler Yorum Yok »


Okula gitmek üzere evden çıkan ve dönmeyen 12 yaşındaki Musa’dan hala haber yok
Musa’nın çok iyi bildiği “Metin2” oyununda yarattığı ‘char’ karakteri, internette yüksek fiyatlarda alıcı bulduğu için kaçırılmış olabileceği ihtimali güçlendi. Emniyet’in kurduğu özel birim Musa’nın ‘char’ hırsızlığı yapan çetelerin elinde olmasından şüpheleniyor
Erzurum’da Ömer Duygun İlköğretim Okulu 7. sınıf öğrencisi Musa Kang, 3 Kasım akşamı […]

Senden tasarımcı olur mu?

Kelimeler , Sözcükler Yorum Yok »

Senden tasarımcı olur mu?

İnternet dünyasında arz-ı endâm eden kime sorsanız, “web tasarımcısı” olduğunu veya bir yakınının web tasarımıyla uğraştığını iddia ediyor. Bu da yetmiyor, internet cafe kapılarında “10 TL’ye web tasarımı yapılır” tarzı trajikomik ilanlar yer alıyor.

Neticede olan profesyonel web tasarımcısı olmak isteyenlere oluyor. Piyasada konuşan çok, iş yapan az oluyor. İşin kötüsü, iki grup insan da zaman zaman aynı ücreti kazanıyor.

Varmak istediğimiz nokta şu: Web tasarımcısı olmak, zor bir iş. Yine de hayalinizde web tasarımcısı olmak varsa, aşağıdaki diyagrama bir bakarak web tasarımcısı olup olamayacağınızı görmenizi tavsiye ederiz.

Hani, gerekli şartları sağlamıyorsanız yol yakınken bu sevdadan dönün diye :) . (daha fazla…)

Senden tasarımcı olur mu?

Kelimeler , Sözcükler Yorum Yok »

Senden tasarımcı olur mu?

İnternet dünyasında arz-ı endâm eden kime sorsanız, “web tasarımcısı” olduğunu veya bir yakınının web tasarımıyla uğraştığını iddia ediyor. Bu da yetmiyor, internet cafe kapılarında “10 TL’ye web tasarımı yapılır” tarzı trajikomik ilanlar yer alıyor.

Neticede olan profesyonel web tasarımcısı olmak isteyenlere oluyor. Piyasada konuşan çok, iş yapan az oluyor. İşin kötüsü, iki grup insan da zaman zaman aynı ücreti kazanıyor.

Varmak istediğimiz nokta şu: Web tasarımcısı olmak, zor bir iş. Yine de hayalinizde web tasarımcısı olmak varsa, aşağıdaki diyagrama bir bakarak web tasarımcısı olup olamayacağınızı görmenizi tavsiye ederiz.

Hani, gerekli şartları sağlamıyorsanız yol yakınken bu sevdadan dönün diye :) . (daha fazla…)

Facebook Mafia Wars, Pirates , Farmville, YoVille Scramble Nasıl girilir

Güncel Olaylar Yorum Yok »

Yakın zamanda yasaklanan oyuna Facebook Texas Hold’em  e nasıl girilir onu anlatacağım

Güncel Proxy sitelerinden deneyerek hesabınıza girebilirsiniz

Bunun İçin : www.proxy.org  sitesine girilir sağ tarafa www.facebook.com yazılır sisteme giriş yapılır ve oyun açılır. tabi bu gibi sistemler log tuttugundan kötü amaclı yazılımlar ve reklamlarla karşı karşıya gelinebilinir. Bu yuzden pek güvenli değildir. Belirtmek isterim

bunun dısında

Farmville oyununun yapımcısının Telekom tarafından banlanması sonucu oyuna bağlanamıyoruz. Fakar ufak bir dns ayarı ile bu sorunu aşmak mümkün. Youtube ve benzeri sitelerde olduğu gibi bu oyunda da dns ayarı ile girebiliyoruz. Şahsen biraz önce kendim test ettim ve oyuna girdim. Hemen size nasıl girileceğini anlatayım:

Bilgisayarımızda saatin yanında bulunan ağ simgesine çift tıklıyoruz. Ve sonra açılan pencerede Özellikler simgesinde tıklayıp, açılan listede en aşağıdaki Internet Kuralları TCP-IP kısmını açıyoruz. Karşımıza gelen yerde alt kısımda Aşağıdaki DNS sunucusunu kullan kutucuğunu işaretleyip şu DNS leri giriyoruz. 208.67.222.222 ve 208.67.222.220.  Tamam deyip çıkıyoruz. Ve tarayıcımızı kapatıp yeniden açıyoruz. Eğer ki www.youtube.com sitesine girebiliyorsanız, Farmville’yi de oynuyorsunuz demektir.

Facebook Texas Hold’em Giriş

Güncel Olaylar Yorum Yok »

Yakın zamanda yasaklanan oyuna Facebook Texas Hold’em  e nasıl girilir onu anlatacağım

Güncel Proxy sitelerinden deneyerek hesabınıza girebilirsiniz

Bunun İçin : www.proxy.org  sitesine girilir sağ tarafa www.facebook.com yazılır sisteme giriş yapılır ve oyun açılır. tabi bu gibi sistemler log tuttugundan kötü amaclı yazılımlar ve reklamlarla karşı karşıya gelinebilinir. Bu yuzden pek güvenli değildir. Belirtmek isterim

Facebook Farmville Nasıl Girilir

Kelimeler , Sözcükler Yorum Yok »

Yakın zamanda yasaklanan oyuna Facebook Farmville Nasıl Girilir  onu anlatacağım

Güncel Proxy sitelerinden deneyerek hesabınıza girebilirsiniz

Bunun İçin : www.proxy.org  sitesine girilir sağ tarafa www.facebook.com yazılır sisteme giriş yapılır ve oyun açılır. tabi bu gibi sistemler log tuttugundan kötü amaclı yazılımlar ve reklamlarla karşı karşıya gelinebilinir. Bu yuzden pek güvenli değildir. Belirtmek isterim

Facebook Farmville Engellendi

Güncel Olaylar Yorum Yok »

Evet severek oynadığımız facebook uygulaması olan farmville  Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nın 2 Ekim tarihli ve 421.02.02.2009-272446 sayılı kararı ile erişimi engellendi.

Yasak Sanırım zynga.com’um engellenmesi ve facebook serverina ordan gelen veriler doğrultusunda oynatmasından dolayı. Bence bunun en buyuk sebebi son zamanlarda cok popilate sahibi olmus Texas hold’em poker oyununun bu şirket tarafından yapılması ve içerik olarak kumara teşvik etmesi ile alakalı yada diğer yönden bu oyun üzerinden poker chip i satılıp inanılmaz rant sağlanması sebebi ile oldugu düşüncesindeyim.

Yasak sadece bu oyun üzerine değil Çunku . Esas olarak yayınlayan zynga.com’un yasaklanması ile kullanıcılar da oyuna erişemiyor. Zynga.com sosyal ağlarda oynanabilen oyunları yaratan bir site.  Texas Hold’em Poker  Mafia Wars, Pirates Farmville, YoVille ve Scramble de siteye ait diğer popüler oyunlardan sadece birkaçı…

Farmville oyunu ise, kullanıcıların sanal olarak kendilerine ait çiftlik kurup onu işletmesi üzerine bir temaya sahip.

Oyunun şimdiye kadar 50milyonun üzerinde kişi tarafından oynandığı da belirtiliyor.

Bütün TÜRKler Kardeştir!

Kitap Özetleri Yorum Yok »

Bütün TÜRKler Kardeştir!

Bütün TÜRKler kardeştir!

Diğer Türk Lehçelerinde:

Ey Tanrı Dağları‘nda doğup bu acunda at koşturan şanlı akıncı, yüreklerinde ozanların kopuz çaldığı Dede Korkut ruhlu bilge, bir günde devlet yıkıp bir gecede hanlık kuran yiğit çeri, bengü taşlar yazdıran Bilge Kağan’ın torunu, gök mavisi bayraklarla kurt başlı sancakları göklere çektiren alp kişi, korkaklara Çin Seddi’ni yaptıran Mete Han‘ın ve onların sarayını kırk kişiyle basan Kürşad’ın soyundan gelen yüce TÜRK, sözüm sanadır.

Bugün dünyadaki birçok millet henüz ortada yokken biz TÜRKler devlet kuruyor, bu dünyanın düzenini sağlıyorduk. Binlerce yıl öncesinde Hunlar ve Göktürkler ile Türk adını tüm acuna duyurmuş ve dünya egemenliğine kavuşmuştuk. Mavi gök çadırımız, güneş de bayrağımız olmuştu. Gücümüzü yalnızca kılıcımızın keskin, bileğimizin de güçlü olmasından almıyorduk; yüce töremiz, inancımız, devletimize bağlılığımız ve eşsiz kültürümüz bizi diğer milletlerden üstün kılıyordu. Kaşgarlı Mahmud Atamız da, “Tanrı’nın devlet güneşini Türk burçlarında doğurduğunu ve onların üzerine göklerin bütün ışıklarını döndürmüş olduğunu gördüm. Tanrı onlara Türk adını verdi ve onları yeryüzüne ilbay kıldı.” diyerek Türklüğün kutluluğunu bin yıl öncesinden bize bildirmişti.

İkinci Göktürk Devleti‘nde TÜRK soylu bütün kişiler tek bayrak altında toplanmıştı ve sonrasında Türk göçleriyle kandaşlar acunun farklı bölgelerine yayılmaya başladı. Birbirinden ayrı düşen soydaşların aralarındaki mesafeler, Rusların, Çinlilerin ve sayısız düşmanların bizleri bölmek için yaptıkları çalışmalarla arttı. Ruslar “Siz TÜRK değilsiniz. Siz, Kırgız, Azeri, Özbek, Kazak, Tatar…’sınız.” dediler ve önce kutlu dilimizi parçaladılar. Her Türk lehçesi için uydurma birkaç kural oluşturup, onları ayrı ayrı diller durumuna getirdiler. Ağzımızdaki ana sütü kadar ak olan Türkçemizi bölüp, yirmiden fazla parçaya ayıran Ruslar, binlerce yıllık töremizi ve kültürümüzü de yozlaştırmak için ellerinden geleni yaptılar.

Türk dünyası üzerinde oynanan bütün oyunlar, Türklük güneşini her geçen gün soldurdu. “İl gider, töre kalır.” dedik, fakat töremiz de bozuldu. Kırgızistan, Özbekistan, Azerbaycan, Türkmenistan, Kazakistan, Tataristan, Gagauzya, Yakutistan, Çuvaşistan, Başkurdistan…’daki Türklerin bir kısmı, Türk olmadıklarını söyleyenlere inandılar ve bunlar bugün dünyada yaşayan 300 milyona yakın soydaşından habersiz yaşamaya başladılar. Bu yabancılaşmalar sonucunda Türk illeri “yabancı ülkeler” haline geldi. Fakat doğru sözü, Bilge Kağan’ın bengü taşlarında arayanlar, atamızın 1300 yıl önce bize şöyle seslendiğini göreceklerdi: “Ey Türk budunu, üstte mavi gök çökmedikçe, altta yağız yer delinmedikçe, senin ilini ve töreni kim bozabilir?”

Bütün ayrılıklar, gönüllerimizdeki Türklük aşkını yıpratmadı, tam tersine yüreklerimizdeki bu büyük ateşi daha da alevlendirdi. 1990′lı yılların başında soydaşlarımızın bağımsızlığına kavuşmasıyla, kutlu TÜRK birliğine kavuşacağımız gün, düşlerimizi süslemeye başladı. Bugün, sömürgeci devletlerin göz diktiği yurtlarımızı korumanın ve TÜRK adını binlerce yıl daha yaşatabilmek için gelecek kuşaklara taşıyabilmenin tek yolunun, bütün TÜRKlerin aramızdaki kutlu kardeşliğin farkına varması ve bu temelde birleşmeyi sağlaması olduğu anlaşılmalıdır. Bu yüce ülkü, biz TÜRKler için geleceğin anahtarı, yurtlarımızın güvenliği için Türk gücünün ve bağımsızlığımızın ilk adımıdır.

Türk dünyası içinde yaşayan Türkler olarak, kimimiz Oğuz, kimimiz Kıpçak boyundanız. “Sen kimsin?” diye sorduklarında, “Türk men.” diye yanıtlamış kandaşlarımız ve “Türkmen” olarak kalmış adları. Kimimiz Gök Oğuzlar‘dan gelen “Gagauz” Türklerindeniz. Oğuz Türkleri atlarıyla Anadolu’ya gelmiş; fakat Kırgız Türkleri atlarını kesip yediği için atalarımızın yurdu olan Tanrı Dağları’nda kalmışlar. Baş kurt biziz, Kazak yine biz. Biz, bir kere ölüp Ergenekon’da bin defa dirilen Göktürkler’iz! Biz, aynı kazanda pişen aş; aynı kökte büyüyen koca bir ağacın dallarıyız.

Atalarımız Altaylar’da oturup, Ötüken’de savaşmış; Isık Göl gibi kımız sağıp, Ala Dağlar kadar et yığmışlar. Toylar düzenleyip, ana yurdu şen kılmışlar. Fakat zamanı geldiğinde bir ölüp, bin dirilmeyi görev bilmişler. “Rahat yatakta ölmek acep olmaz mı çile, / Kanlı sınır boyları bize mezar olmalı.” düşüncesiyle hareket edip, demir dağları eriterek, damarlarımızdaki asil kanın bugünlere dek taşınmasını sağlamışlar.

Şimdi, binlerce yıldır saklayıp bugünlere taşıdığımız töremizi, dilimizi, soyumuzu, yani bütün Türklük değerlerimizi gelecek kuşaklara aynı gücüyle ve saf bir biçimde aktarabilmek için, bu yüzyılda yaşayan TÜRKler olarak bizlere çok büyük görevler düşüyor. Eğer bir gün Tanrı Dağları’nın tepesinde Oğuz Kağan’ın otağına girip, onun otağında oturan Kürşad gibi nice erlerin önünde diz vurabilmeyi düşlüyorsak, atalarımızdan devraldığımız kurt başlı sancağı taşımayı hak edebilmeliyiz. Eğer Altaylar’ın başında uluyan bir kurt veya ana yurdun üstünde süzülen bir kartal olmak istiyorsak, önce bir kurt kadar yol gösterici ve bir kartal kadar keskin görüşlü olmalıyız.

Yüce Tanrı, Türk dünyasındaki kardeşlik bağlarının güçlenmesini ve kardeşliğimizin gücüyle Türklük ruhunu sonsuza kadar yaşatabilmemizi sağlasın.

Tanrı, TÜRK’ü korusun!

» Ağeline gitmek için buraya tıklayın!

Kara Bağ(r)’ım - [Şiir]

Kitap Özetleri Yorum Yok »

Kara Bağ(r)’ım

-Hocalı, Karabağ Türklerine-

Karabağ’ım;
Tarihin ötesindeki od yurdum.
Yalım başlatıyordum dizelerimde, esaretinde.
Sessizce haykırıyordum Türk yüreğimle.
Kara bir kış, kara bir ocak alıp geçmişten,
İz sürdüm bir kartal kanadında.
Dağlığında geziniyor ulu erkim.
Gözümde, gönlümde sonsuz uçmağımdır toprağın.

Adını yaşatıyorum, doluyor özlemim sınırında.
Binlerce yılın zincir vurulmayan erkinliğine suskun,
Soykırımı yaşıyordun, Ermeni’nin soysuzluğunda.
Kurduğum hüzünlerde kanlı izler, baş başa kutlu toprak.
-Ayırır seni- beni bir akar su, bir soysuz Ermeni-
Araz dolsa da kanla, akacak günlerce Turan’ın içine,
Geleceğim atamın soy adına, aklanacak hissizliğim.


İlliğin bulaşacak közlenen yangınların susuşuna.
Kara bağrından kopan bir can, bir damlasın tuğuma.
Al bayrağımda bir şehitsin, bir gazisin, cansın,
Tuğumsun adınla, içimde alevleniyor özlemin.
Yel gizler kendini, susayarak eser üzerinden,
Başaklanır zamanın ötesinde bağımsızlık düşüm.
Ayrılığı yok göğün, gökçeliğinde bir soy bağım.
Tekliğimin milletliği birleşir de sınırımda,
Şahlanır Türklüğümüz gök bayrağın gölgesinde, Karabağ’ım.

Şahin Durmuş

Karındaşı Küstürüyorlar

Kitap Özetleri Yorum Yok »

Karındaşı Küstürüyorlar

AKP Hükümeti’nin AB ve ABD’den gelen baskılar neticesinde gerçekleştirmekte olduğu Ermenistan ilişkileri haklı olarak karındaş Azerbaycan’da büyük bir tepkiyle karşılandı. Türkiye-Ermenistan sınır kapısının açılacağı söylentilerini, Obama’nın Meclis’te yaptığı konuşma ve sonrasında Türk ve Ermeni Dışişleri Bakanlarıyla yaptığı görüşme daha da palazlandırmıştır. Ermenistan’ın yaptığı haksız eylemlerden ve iddialardan hiçbir şekilde geri adım atmaksızın gerçekleştirilecek bir eylemi tamamen bir taviz olarak görmekte ve milli çıkarlarımıza aykırı bulmaktayım.

Ermenistan’ın, Anayasa’sına koyarak sahiplenmeye çalıştığı ve “Batı Ermenistan” olarak tanımladığı doğu illerimizi, milli simge olarak addettiği Ağrı Dağı’mızı ve dolayısıyla tanımadığı sınırlarımızı tanıması, sözde soykırım iddialarından vazgeçmesi ve işgal ettiği Azerbaycan topraklarını geri vermesi neticesinde sınır kapısının açılması gibi bir girişim olabilir. Lâkin Ermenistan tüm bunlardan geri adım atmadan AKP Hükümeti’nin sınır kapısını açması kesinlikle kabul etmeyeceğimiz bir davranış olur.

Salt baskılar nedeniyle bunun yapılması Türkiye’nin hiçbir şekilde yararına bir netice doğurmayacağı gibi aksine tam da küresel ekonomik krizin etkisinin, zaten bozuk olan Ermenistan ekonomisinde iyice hissedilmesi neticesinde geri adımlar atmaya hazırlanan Ermenistan’a büyük bir koz vereceğini unutmamız gerekir. Ayrıca tüm bunların büyük bir dostlukla bağlı olduğumuz ve “tek millet iki devlet” diyerek kardeşliğimizi tanımladığımız Azerbaycan’la olan ilişkilerimizi de zedeleyeceği aşikârdır.

Zaten bunun belirtilerini Azerbaycan yönetimi göstermeye başlamıştır. Söylentilerin başlamasından sonra İlham Aliyev’in Medeniyetler İttifakı Forumu’na gelmemesi, konu hakkındaki demeçleri ve Azerbaycan medya ve halkındaki tepkiler durumu ortaya koymaktadır.

Unutmamalıyız ki dört tarafı yağılarla çevrili bir ülkeyiz ve sadece Nahçıvan aracılığıyla Azerbaycan’a komşuyuz. Bu durum çok stratejik bir öneme sahip. Bizim diğer Türk Cumhuriyetleri’ne açılan tek kapımız burası eğer bu kapıyı böyle gündelik, tutmayacak ve tavizkâr bir şekilde kaybetmemiz çok büyük bir yanlış olur. Ayrıca Azerbaycan’ı kaybetmemiz siyasal, sosyal, iktisadi ve stratejik gibi birçok yönden aleyhimize, yağılarımızın da lehine bir sonuç doğuracaktır.

Durumu iyi tahlil etmek lâzım. Biz neden sınır kapısını kapattık? Ermenistan’ın Azerbaycan topraklarını işgal etmesinden dolayı. Şimdi soruyorum: Ne değişti? Ermenistan işgal ettiği topraklardan geri mi çekiliyor? Sınırlarımızı mı tanımaya karar verdi? Toprak ve sözde soykırım iddialarından vaz mı geçti? Bu sorulara evet yanıtını verecek bir eylemi Ermenistan’dan maalesef göremiyorum. Eğer Hükümet yetkilileri Ermenistan’la tüm bunlarda bir mutabakata vardıysa elbette bu mevzu gerçekleşebilir. Ama aksi durumda asla.

Azerbaycan Türk’ü karındaşlarımızdan şunu unutmamalarını önemle istirham ediyorum: Bu durum sadece iktidardaki siyasi partinin görüşüdür. Asil Türk milleti Türk Cumhuriyetleri’nin yanındadır ve yanında olmaya da daima devam edecektir.

Yaşasın Türkiye-Azerbaycan karındaşlığı!

Abdullah Karahisarlı

09 Nisan 2009


Tema & Yazılım Düzenleme : Koray Yalçın   1998 - 2009 Copyright © Tüm Hakkı Saklıdır. 
    Giriş