22 Numaralı Oda

Yazılarım, Öyküler Yorum Yok »

O gün, yine her sabahki gibi sıradan bir gündü. Erkenden kalkıp traş oldum önce. Sonra, yolunu tuttum hastanenin, her sabahki sıradanlıkla. Önce tek tek dolaştım tüm hastalarımın odalarını. Önemli bir değişiklik yoktu hiçbirinde. 22 numaralı odadaydı Zeynep Hanım. Geçirdiği beyin kanaması sonrası, kendini bilmez yatıyordu. Devamını Oku… »

Renksiz

Yazılarım, Öyküler Yorum Yok »

Sözcüklerin rengi var mıydı?

Üç ana ve üç ara renk, benzerlik ve karşıtlık ilkelerine göre konumlandırılıyorlardı. Genellikle de siyah ve beyaz renk olarak kabul edilmiyorlardı.

Renk çemberindeki sıralanışlarına göre kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi ve mor renkleri siyah, beyaz, gri ve kahverengi gibi renk dışı renkler izliyorlardı. Ne yapabilirdi ki? Adlar renkliydi; sıfatlar da, hayvanlar da, eylemler de, benzetmeler de. Meyveler, ırklar, tenler, gözler ve saçlar da! Portakalın, kayısının ve havucun bir rengi olduğu gibi sözcülerin de rengi var mıydı? Soru buydu.

Yazmaya ara vermek en iyisi. Üstelik renkler gözler içindi.

Yazdıkların dizildiğini, düzeltildiğini, tasarlandığını ve basılı bir cisim olarak önüne geldiğini defalarca denemiş, yaşamış biri olarak bu soruya bir yanıt bulamıyordu. Verilmiş tüm yanıtları unutarak, “belki bu kez‚” diye geçirdi içinden,

“belki bu kez renklenir yazdığım kargacık burgacık sözcüler.”

 Bu kez?

Dikkat Boyalı

Yazılarım, Öyküler Yorum Yok »

Bu duvarları baştan başa boyamaya karar vereli daha bir saat bile geçmeden, boya satın alabileceği en yakın yere doğru seğirtti. Teknoloji bu alanda da kendini göstermişti; kalatogda yer alan sayısız renk onu şaşkına çevirdi ve dükkan sabinin deyişiyle “Sizin renk önerileriniz‚ doğrultusunda yeni karışımlardan, yeni renkler elde edilebilirdi.” Acaba öyle miydi? Sağ işaret parmağını dudağının altıyla çenesinin üstündeki boşluğa yerleştirip, kuşku dolu gözlerle kataloğa bakmayı sürdürdü. Dükkan sahibi sabırsız bakışlarla sorusunu sormakta gecikmedi: Nereyi boyamayı düşünüyordu ki? Söylese miydi? Şöyle bir cümle kursa mıydı; bahçe duvarından sarkan erguvanlarla, mutfakta çürümeye yüz tutmuş patlıcanları çevreleyen, siyah üzümlerle kırmızı soğanları kuşatan düşüncemi boyamak istiyorum, dese miydi? Demedi. Eve döndü. Artık tüm duvarlar mosmordu. Böyle çok daha iyiydi.

Bugun Bayram , Erkenden Kalktım

Sevgili Günlük, Unutulmayanlar, Yazılarım Yorum Yok »
“istenilen her an içki  ve sigaranın  icilebildigi her can cektiginde yemek yenilebilen mubarek 11 aylar baslamistir, hayirli olsun” 

‘Bugün bayram , erken kalkın çocuklar’ , diyordu rahmetli , ama hiç öyle bir niyetim yoktu, hem artık çocuk felanda değildim , geç kalkıp uykumu almak istiyordum, bayrama inat bünyemle iş birliği yapmak istiyordum,yorgundum, geç yatmıştım,deprem olsa uyanmam diyordum ,   Devamını Oku… »

Temmuz 01, 2007

Sevgili Günlük, Yazılarım Yorum Yok »

sevgili gunluk

1 aydır unutkanlık basıma buyuk işler açtı hala açmayada devam ediyor, işin kötüsü unutkanlıkla alakalı okuduğum şeyleride unutuyorum bazen farkında olmak istiyorum ama farkındalık yaratacağına inandıgım yada inanarak okudugum bana mantıklı gelen şeyleri yine tamamen aklımdan cıkıyor

 aslında bol bol beyinfirtinası meyve vitamini bol şeyler yiyorum ama sanırım işle alakalı günlük stres sıcak felan buna etken , kendi cep numaramı unutuyorum evimin adresini annemin cep numarasını iş telefonu numarasını, ama biraz garip unutkanlık deyince herşeyi unutmam gerekir 1 bakıma ama aksine cok iyi hatırlıyorum bazı metaforları yada gundelik yapılan işleri , yüzümü yıkamayı karsıdan karsıya gecerken sola sağa sonra tekrar sola bakmayı televizyonu kapatmayı v.s.

yaşadıgım zamanı hatırlamıyorum ki bu benim için çok buyuk 1 kayıp aklımda cok eskilere yönelik anılar canlanmıyor, sanki 20 yaşından oncesi yok gibi , hayatımı yazsam sanırım bu kafa ile 1 2 sayfada ozetleyebilirim yaşanmışlıklarımı.

işte böyle günlüğüm, okuduklarımın arasında not ve günlük tutmamıda söylüyor, zaten not tutmazsam iş yerinde hiç bir işi yapamıcam,

bu aralar dikkatsizim çok ,  hata yapmaya musaitim.  farkında oldugun birşeyi değiştirememek çok kötü .

Mart 08, 2007

Sevgili Günlük, Yazılarım Yorum Yok »

Sevgili günlüğüm :

İyi geceler , suni bir güneş olan  edison icadı eşliğinde ve o icadın üzerinde vızıldayan teknolojiden ırak ama hallerinden çok memnun  üç beş sinek kafilesi ile yazıyorum sana ,

Dışardaki bu karanlığa inat güzel şeyler yazmak istiyorum,
hüzünlenmek belkide ağlamak ..
Devamını Oku… »

Şubat 24, 2007

Sevgili Günlük, Yazılarım Yorum Yok »

Sevgili Günlüğüm :

Yine ben  , yavaş yavaş gece çöküyor bulundugum yere Cok uzaklardan 1 müzik tınısı geliyor , rüzgar gibi , uğuldayan kalın sesli 1 zenci edası ile ..

pencereyi aciyorum, dışardan  gelen serin ruzgar denizin kokusu dolduruyor sigarayi yeni yeni çektiğim ciğerlerime
Devamını Oku… »

Şubat 07, 2007

Sevgili Günlük, Yazılarım Yorum Yok »

Sevgili Günlük:

İlgilenemiyorum bu aralar senle işler yoğun 1 de annem üstüne hasta olunca yazasım gelmiyor..
cok fazla iyi değilim bu aralar, yanımda olabileceğine inandıgım insanların gercek kimliklerini cozmekle uğrasıyorum, çoğundan şu asamada kurtuldugum için seviniyorum ,
Devamını Oku… »

Şubat 03, 2007

Sevgili Günlük, Yazılarım Yorum Yok »

Sevgili Günlük :

Sana oncelikle günaydın demek istiyorum malum bugun hafta sonu seni o sıcak yerinden kaldırmıs dünden beri ard arda sıra gelen sayfalarını açıp üşütmüş olabilirim , o yuzden kusura bakma. Devamını Oku… »

Ocak 31, 2007

Sevgili Günlük, Yazılarım Yorum Yok »

Sevgili Günlüğüm ;

Bugun gunlerden Çarşamba bu çarşambayı bazen çarşanba diye yazıyorum bugunde yine bu hataya düştüm belki burda bu hatamı yazarsam 1 daha yazarken bu anı hatırlar düzeltebilirim. Bilmiyorsun sen ama yakında sende anlarsın 1 kelime telafuzu ederken hep yazarak çalışırım yaptıgım yanlışları yazdıgımda hatırlamam daha kolay oluyor çunku. Devamını Oku… »


Tema & Yazılım Düzenleme : Koray Yalçın   1998 - 2009 Copyright © Tüm Hakkı Saklıdır. 
    Login