Yeşil Çimenler …

Sevdiğim Seçmeler Yorum Yok »

 

 

başını, eskiden kalbimin olduğu yere yasla
toprak üzerimde kalsın
uzan yeşil çimenlere
beni sevdiğin zamanları hatırla

yaklaş iyice, çekinme
yağmurlu gökyüzünün altında dur
ay yükseliyor ufuktan,
trenler geçerken beni düşün,
üzerimde biten çalı çırpıyı temizle,
geçip gitmedi mi tren çala çala düdüğünü.
boşluğa karıştım ben
uçuyorum artık havada,
gölgemde dur,
artık herşey benden oluşuyor.
hava raporunda bugün diyecek ki
yağmur kokusu var havada.
tanrı yıldızları aldı,
birleştirdi onları,
artık kuşlar ayırdedilmiyor tomurcuklardan.
benden kurtulamayacaksın hiçbir zaman,
tanrı beni ağaca dönüştürecek.
bana elveda* deme
yalnızca gökyüzünü anlat bana
ve eğer gökyüzü düşerse sözlerimin üzerine
şakacı kuşlar yakalarız seninle

başını, eskiden kalbimin olduğu yere yasla
toprak üzerimde kalsın
uzan yeşil çimenlere
beni sevdiğin zamanları hatırla

Life is Short

Sevdiğim Seçmeler Yorum Yok »

Siteyi açtığımda yazdığım ilk yazılardan biri Prag’ı görmek istememle alakalıydı.  Hayatda kendime çizdiğim yolda elbette dünyayı gezmek keşfetmek ve bunları yazmak vardı hani André Gide’nin de dediği gibi Anı yazmak hayattan birşeyler kopartmaktı , belki bu kozmik varoluşta bizim tek varolma amacımız keşfetmekti hem kabuğun içini hem yüzeyini hemde üstünü , bizi sarmalayan çeviren ne varsa bilmekti herşeyi …

Hayat uzun dostlar yaşanılacak çok şey var , ama zaman yok dostum hepsini yapmaya ,

Küçük bir ironidir hepsi cümleleri değiştirerek harflerin yerlerini değiştirerek yüzlerce lehçede konuşup anlaştığımız gibi.

Şuan buraya bunları yazma amacım hayatımda kalıcı şeyleri bir şekilde anımsamam an’ı hatırlamam

Hepimizin bir listesi olmalı hayata dair. hani zamansız ayrılıkların olacağını bilsekte okyanusta bir köpük olduğumuzu düşünerek hiç yola çıkmamaya cesaret etmemek yerine büyük dalgaların içinde yok olmayı göze alarak bu yola başlamak gerek .

Hemen şuan başlayın bu listenizi oluşturmaya , bohemian rhapsody yi dinlemeden ölmeyin pink floyd dinlemeden ölmeyin , Annenizi mutlu edene kadar ve sizle gurur duyduğunu söyleyene kadar pes etmeyin onun söylemediklerinden , yada bir sabah hiç bilmediğiniz bir yerde uyanın. yada ne yapacağınızı hala bilmiyorsanız.

The Bucket List ‘ i izleyin yada Sevgi’nin şu altdaki önermesinden ilham alın.  

Öğrenilecek çok şey var ama zaman az !  Gary T. Marx hakkında bir şeyler okumam gerek… Litvanya’yı görmem, bir kuram geliştirmem ve en az üç dil bilmem gerek… bir de avakado soslu karides pişirebilmeliyim :)

Teşekkürler Sevgi Biçer :)

Bir Araya

Sevdiğim Seçmeler Yorum Yok »

eşit olmadığı

söylenir insanların

aynı boyda olmayan

beş parmağı gibi bir elin

oysa uzanır

nice yorgun

emekçinin dudağı

su dolu avucuma

elimin

eşit olmayan

beş parmağını

getirince biraraya

Liman

Sevdiğim Seçmeler Yorum Yok »

Annesinin dizlerinin dibinden hiç ayrılmayan uslu bir çocuk gibidir limandaki deniz ama sokağa çıkıp dalga olmak geçer yüreğinden

Ben Sindrella Değilim

Sevdiğim Seçmeler Yorum Yok »

Yüzümü boyadım bugün,güzel olduğumu bilmeye ihtiyacım var gibi aynaları sakladım gözüme.bir kraliçeye sordum benden güzeli var mı diye?..bir hiçin şekli olmaz dedi,kırdım camları ..

Keskin yerler kesiklerime gelince,

Çizildi kaderim..

-Ben sindirella degilim…

 

Umay ..

Ayağına Çivi Batan Kertenkele

Sevdiğim Seçmeler Yorum Yok »

Japonya’da yaşanmış gerçek bir olay şöyledir: Evini yeniden dekore ettirmek isteyen Japon bunun için bir duvarı yıkar. Japon evlerinde genellikle iki tahta duvar arasında çukur bir boşluk bulunur. Duvarı yıkarken, orada dışardan gelen bir çivinin ayağına battığı için sıkışmış bir kertenkele görür. Adam bunu gördüğünde kendini kötü hisseder ve aynı zamanda meraklanır da kertenkelenin ayağına çakılmış çiviyi görünce.

Muhtemelen bu çivi 10 yıl önce, ev yapılırken çakılmıştı. Peki nasıl olmuş da kertenkele bu pozisyonda hiç kıpırdamadan 10 yıl boyunca yaşamayı başarmış ? Karanlık bir duvar boşluğunda hiç kıpırdamadan 10 yıl boyunca yaşamak çok zor olmalı.

Böylece adam çalışmayı bırakır ve kertenkeleyi izlemeye başlar. Sonra nereden çıktığını farkedemediği başka bir kertenkele gelir ağzında taşıdığı yemekle… Adamı sersemletir gördüğü manzara. Bu nasıl bir sevgi? Ayağı çivilenmiş kertenkele, 10 yıldır diğer kertenkele tarafından beslenmektedir…

KALBİNİZDEKI SEVGİYİ ASLA ÖLDÜRMEYİN, SİZİ SEVENLERİ ASLA TERKETMEYİN !

Bir bilgelik örneği : Duwarmish

Sevdiğim Seçmeler Yorum Yok »

Bu mektup “Duwarmish” kızılderililerinin reisi seattle tarafından “washington’daki büyük başkan” a yani 1853-1857 yılları arasındaki amerikan cumhurbaşkanı Franklin Pierce’ye ithafen yazılmış:

“Washington’daki büyük başkan bizden topraklarımızı satın almak istediğini bildiren bir mektup yollamış. Dostluktan söz etmiş büyük başkan… ama biz sizin , dostluğumuza ihtiyacınız olmadığını biliriz.

Gökyüzünü nasıl satın alabilirsiniz ?
ya da satabilirsiniz ?
ya toprakların sıcaklığını?
ağzımdan çıkan sözler yıldızlara benzer, büyük başkan, hiç sönmezler. bu yüzden söyleyeceklerime güveniniz.

Havanın taze kokusuna
suyun pırıltısına
sahip olmayan biri onu nasıl satabilir ?
Kutsaldır bu topraklar benim için ve ulusum için…
yağmur sonrası ışıltılı her çam yaprağı
denizi kucaklayan kumsallar
karanlık ormanların koynundaki sis
şakıyan böcekler…
ve bilin ki:
kızılderili adamın anıları
ağaçların özsuyunda saklıdır. Toprak bizim anamızdır.

Bilesiniz ki;

derelerin ve ırmakların içinden geçen sular, sadece su değildir.
Atalarımızın kanıdır o.
Babalarının mezarını geride bırakır beyaz adam. Toprağı çocuklarından çalar.
Açlığın dünyayı saracak beyaz adam ve ardında koskoca bir çöl bırakacaksın.
Sabahın sisi dağların karnından doğan güneşi görür ve kaçar.
Demir at (lokomotif), öldürüp çürümeye bıraktığınız binlerce buffalodan nasıl kıymetli olabilir ?
Nasıl ? Anlamıyorum.
Hayvanlar insanları bıraksa , insanlar ruhlarının yalnızlığından ölmez mi ?
Hayvanların başına gelen, insanın da başına gelecektir.
Toprağın başına gelen , oğullarının da başına gelecek …
Çocuklarınıza bizim öğrettiğimiz şeyleri öğretin.
Toprak bizim anamızdır.
ve toprağa tükürülmez.
Toprak insana değil , insan toprağa aittir.

İnsan hayat dokusunun içindeki bir liftir sadece…

Beyaz adam neyi satın almak istiyor ?
Gökyüzü ve toprakların sıcaklığını mı ?
Koşan antilopların çabukluğunu mu ?
Biz size bunları nasıl satabiliriz ?
ve siz nasıl satın alabilirsiniz ?

Bir kağıt parçasını imzaladığımız ve beyaz adama verdiğimiz için her şeyi yapabileceğini mi zanneder beyaz adam ? Havanın tazeliğine ve suyun pırıltısına sahip değilsek, bunu nasıl satabiliriz size ? Son buffalo da öldüğünde onları tekrar nasıl satın alabilirsiniz ? Beyaz adam geçici bir iktidardır ve o kendini her şey zannetmektedir . Bir insan annesine sahip olabilir mi ?

Günlerimizin kalan kısmını nerede geçireceğimiz önemli değil. Çocuklarımız babalarını gururları kırılmış gördüler. Savaşçılarımız utandırıldılar. Yenilgiler sonrası kendilerini içkiye ve yemeğe verdiler. Bu yolla vücutlarını uyuşturuyorlar. Bir kaç kış ömrümüzün kaldığı bu topraklarda yakında matemimizi tutacak tek bir kişi bile kalmayacak. Ama niye ağlayayım ? İnsanlar denizdeki dalgalar gibi gelip geçerler. Biz gidiyoruz, ama beyaz adamın da bir gün keşfedeceği şeyi bugünden biliyoruz. Hepimiz aynı büyük ruhtan geliyoruz . Beyazlar da bir gün bu topraklardan gidecektir. Belki de bütün ırklardan daha çabuk. Yataklarınızı zehirlemeye devam edin ve bir gece kendi çöplerinizde boğulacaksınız. Bu kader bizim için şu anda bilinmezdir. Fakat biliyoruz ki batışınızda her tarafa parlak bir ışık yayacaksınız.

Bütün buffalolar öldürüldükten, yaban atları ehlileştirildikten, ormanın en gizli köşelerine kadar dünya insan kokusu ile dolduğunda , sevimli tepenin görüntüsü konuşan tellerle kirletildikten sonra, bir bakacaksınız ki gökteki kartallar yok olmuş. Hızlı koşan taylara elveda demişsiniz. Bu ne demektir biliyor musunuz ? Bu yaşamın sonu ve sadece daha fazla hayatta kalmanın başlangıcıdır…

Biz kardeşlerininkinden ne kadar farklı olursa olsun her insanin istediği gibi yaşamasını savunuruz. Eğer biz teklifinizi kabul edersek, bu sadece yeni toprakları güvence altına almak için olacaktır ve orada son günlerimizi rahat ve huzurlu geçirebiliriz belki…

Size bu topraklarımızı sattığımız zaman, siz onu bizim sevdiğimiz gibi seviniz, onunla bizim ilgilendiğimiz gibi ilgileniniz. ve onu bugün bulduğunuz gibi hatırlayınız. Bu toprakları ve üzerindeki canlıları çocuklarınız için koruyunuz. Çünkü bu dünya kutsaldır. Beyaz adam bile ortak kaderimizden kaçamaz, belki biz hepimiz kardeşiz.

Tedavisi Olmayan Hastalıklar

Sevdiğim Seçmeler Yorum Yok »

01-Kardan Adama Tekme Atma Veya Bozmaya Calışma

02- Yeni Atılmış Bir Betona Basma Veya İsim, Numara Yazma

03- Gazete ve Dergilerdeki Resimlere Sakal, Bıyık ve Gözlük Yapma

04- En İyi Arabayı Ben Kullanıyorum Zannetme

05- Cep Telefonu Kullanımının Yasak Olduğu Yerlerde İllede Tel İle Konuşma

06- Kar Topunun İcine Buz Koymak

07- Belediyenen Duraklara Koyduğu Saatleri Söküp Duvar Saati Yapma

08- Kumsalda Deve Güreşi Yapma Hastalığı

09- Şahin Marka Arabayı Doğan Görünümlü Yapma

10- Ağaçlara ve Banklara Kalp ve İsim Baş Harfi Kazıma

11- Dersini Calışıp Sınıfını Geceni İnek Sayma

12- Mesleki Ünvanımızı İngilizce Söyleme

13- Tiki Olanların Tiki İle Kasıtlı Uğraşma

14- İskambil Kağıtlarından Kule Yapan Birinin Kulesini Bozma

15- Cep Telefonu İle Bağıra Bağıra Konuşma Hastalığı

16- Reklam İcin Asılan Afişleri Yırtma Hastalığı

17- Tuvalet Duvarını Defter Sanma

18- Otobüs Duraklarına “Ateşli Sevişirim Beni Ara” yazma

19- Trafikte Bizi Gecen Arabayı Yakalayıp İllede Gecmeyi Bi B.k Sanma

20- Sinyal Verir Vermez Şerit Değiştirme. Olası Bir Kazada Sinyal Verdik Görmedinmi Deme

21- Ara Yoldan Ana Yola Cıkacak Araca Yol Vermeme

22- Ünlü Birini Görünce Ona El Sallama

23- Ünlü Birini Görünce Fotoğraf Cektirip Samimi Havası Verme

24- Yaşamadığımız Bi Olayı Yaşamış Gibi Anlatıp Ona Kendini Bile İnandırma

25- Otobüs Durağa Yanaşınca İlle Ön Kapıdan İnme Hastalığı

26- Otobüs Koltuklarını Yırtma ve Üzerlerine Yazı Yazma

27- Minibüs Şöforüyseniz Begenmesen Bile Mutlaka Kral Fm Dinleme

28- Kırmızı Işıkta Beklerken Yeşil Işık Yanar Yanmaz Konraya Basma

29- Trafikte Beklerken Burun Karıştırma(Cok Severim )

30- Kimsenin Bilgisi Olmayan Bi Konuda İleri Geri Sallama

31- Faturaları Hep Son Gününde Ödeme

32- Kar Yağınca Eve Bolce Ekmek Alma

33- Meydana Konan Güvercinlerin Üzerine Koşup Onları Kacırma

34- Evlilerin Bekarlara Sakın Ha Evlenme Demesi

35- Aynı Filme Giden İnsanların Filmden Cıktıktan Sonra Filmi Birbirlerine Anlatması

36- Eline Silah Gecen Birinin Hemen Silahla Şaka Yapması

37- Arabayla Yolda Giderken Tanıdık Birini Görünce Üzerine Sürme

38- Takım Elbise Giyince Elini Cebine Sokma Hastalığı

39- Takımı Galip Gelince Havaya Silah Sıkma

40- Meslek Arkadaşlarına Mesleki Şakalar Yapma

3 Ders

Sevdiğim Seçmeler Yorum Yok »

>Ders 1
>Adamin biri tam dusa girmek üzeredir ve karisi da dusunu almis olarak
kabinden çikmaktadir ki, kapinin zili çalar. Kapiya kimin
bakacagi konusunda ufak bir tartisma sonrasinda kadin pes eder. Üzerine bir
havlu alarak merdivenleri asagi iner ve kapiyi açar. Gelen esinin arkadasi
x’tir Kadin daha selam veremeden x “havlunuzu üzerinizden yere
düsürürseniz size aninda 300 Euro veririm” der.
>
>Kadin bir müddet tereddüt eder, ancak havlunun dügümünü
>açarak havlunun düsmesini saglar. X ona bakar ve 300 Euro verir ve söze
devam>eder: “Antrede dogabilecek ufak bir tensel yakinlik için size 500 Euro daha verebilirim, hem de derhal” der.Önce saskin, fakat daha sonra
adrenalinin verdigi heyecan ve alacagi para ile yapabileceklerinin anlik
hayaliyle kisa bir duraksamadan sonra kabul eder.
>Yasamis oldugu olayin ve kisacik bir süre içerisinde edinmis
Oldugu ufak servetin heyecaniyla merdivenleri yukari çikarak banyoya geri
döner.
>Hala dusta olan esi ona kimin geldigini sorar. “Arkadasin x” diye
cevap verir kadin.
>”Çok iyi, ona borç verdigim 800 Euro’yu getirecegini söylemisti, onu
Getirdi o zaman.”
>1. hikayeden çikartilacak ders :
>Eger bir ekipte çalisiyorsaniz bilgiyi saklamayin, paylasin. Karar
mekanizmasinda belirleyici olabilir. Böylece yanlis anlasilmalarin ve
disariya karsi kötü duruma düsmenin önüne geçebilirsiniz.

Ders 2 :
>Aracinin direksiyonuna geçip kiliseye gitmek üzere yola koyulan rahip
yolda yürümekte olan bir rahibeye rastlar. Aracini durdurur ve kiliseye
kadar onunla gelmek isteyip istemedigini sorar. Kadin arabaya biner ve bacak bacak üstüne attiginda bacaklarinin güzelligi ortaya çikar.
>Rahibin gözü kayar ve bakayim derken kisa bir süre için
Aracin kontrolünü kaybeder. Araci tekrar kontrol altina aldiktan sonra sag
Elini rahibenin bacagi üstüne koyar. Rahibe ona bakar ve söyle der :
“Rahip, 129. ayeti hatirliyor musunuz ?”
>Utançtan kipkirmizi olan rahip derhal elini çekerek rahibeye özürlerini
siralar.
>Bir müddet sonra akli tekrar karisir ve rahibenin bacagina tekrar
dokunur vites degistirme bahanesiyle ve rahibe ayni soru ile karsilik
verir :
>”Rahip, 129. ayeti hatirliyor musunuz ?” Utancindan yine kizaran rahip
Elini çeker ve “afedersin kardesim, insanoglu zayif düsebiliyor” der. >
>Kiliseye vardiklarinda rahibe arabadan iner ve tek kelime söylemeksizin, ancak çok manali bir bakis firlatarak kaybolur.
>Rahip aceleyle içeriye kosturur ve bir Incil alarak 129. ayeti açar
okumak için… 129. ayet söyle demektedir : Ileriye gidiniz, daha
yukarlarda arayiniz. Orada güzellikler bulacaksiniz.
>2. hikayeden çikartilacak ders :
>Görev alaninizla ilgili her zaman bilgili olun, aksi takdirde
firsatlari kaçirabilirsiniz..

>Ders 3.
>Pazarlamaci, sef sekreter ve personel müdürü bir öglen paydosunda
lokantaya dogru yürümektedirler. Parktaki banklardan birinin üzerinde
sihirli bir lamba bulurlar. Lambayı ovarlar ve gerçekten de lambadan cin çıkar.
>”Aslında kisiye 3 dilek hakki veriyorum ama sizler üç kisi oldugunuz
için hepinizin birer dilegini gerçek yapacagim” der cin.
>Sef sekreter arsizca atilarak “önce ben” diyerek siranin önüne
yerlesir.
>”Bahamalarda, muhtesem bir sahilde tatil yapmak istiyorum. Tatilim hiç
bitmesin ve hiçbir dert hayatima girmesin” diye dilegini ifade eder. >
>Ve hoop, ortadan kaybolur.
>Simdi de pazarlamaci atilir ve “simdi sira bende” der.
>”Hayallerimdeki kadinla Tahiti sahillerinde Pina Colada içmek istiyorum” der ve hoop, o da ortadan kaybolur “Simdi sira sende” der
cin Personel Müdürüne.
>>”Ikisini de ögleden sonra islerinin basinda görmek istiyorum”
Der personel müdürü.
3. hikayeden çikartilacak ders :

>Üstünüz olan birinin her zaman için önce konuşmasına izin verin >

Dolmuş Diyalogları

Sevdiğim Seçmeler Yorum Yok »

dur kızım benımkı bozuk zaten , ben veriim =) nasıl oLsa benımkıde bozuLcak anne ben verim fark etmez.=)
arkadan vermeyen varmı? uzattık , aLmadın mı =)
ne zaman kaLkar Şöfr ßey ,sen oturursan kaLkar bacım=)
Neriman sen arkadan verme ben onden verrim. 

**başıbüyük mü?(bir semt adı. içiniz ne fesat canım)
-evet, başıbüyük
**şoför -arkadan vermeyen var mı?
-yolcu -az önce eline verdik yta kardeşim!!!!
**oğlum bu eminönünden geçer mi?
-yok teyze biz taksime çıkıyoruz
-hah tamam oğlum siz gidin ben gelmeyeceğim
__birbirine çok kızıp kavga eden iki arkadaş dolmuşa biner,bunlardan biri ücreti uzatmak için seslenir;
-şoför bey şurdan bi öğrenci bi hayvan alırmısınız?

Yolcu:
- Mükemmel bir yerde inebilir miyim? (yolcunun kafası karşık sanırım, kendisi de dolmuştakilerle güler söylediine)
Şöför kadını indirirken:
- Buyrun size layık değil ama!

Yolcu musait bi yerde inmek ister ama dili surcer;
- Musait bi yerde iner misiniz?
Şöför :
- Niye sen mi kullancan

indir sofor.
-in yolcu


Tema & Yazılım Düzenleme : Koray Yalçın   1998 - 2009 Copyright © Tüm Hakkı Saklıdır. 
    Login