Güneş

Projeler Yorum Yok »

Bu fikir benim liseyi bitirebilmek için verdiğim bir projeydi. Ve şimdi de buraya yazmak istedim.
Başlıbaşına bir sektör olan aydınlatmada güneş ışığını insanlara ulaştırmak en önemli etmenlerden biridir. Fakat modern yapıya sahip büyük binalar tasarlanırken binaların iç kısımlarında veya alt katlarında kalan bürolar veya odalar güneş ışığını direkt olarak görmeyebilir. İşte bu tip durumlarda güneş ışığını […]

Asansörlü Plazma

Projeler Yorum Yok »

Üniversiteye başladığımdan beri neredeyse hiç televizyon seyretmedim.
Ha bu kötü mü oldu?
Aslında hayır.
Bazen “Ah şurda bir televizyon olsa da izlesem” dediğim oldu tabi.
Ama bu boş zamanlarımda oldu.
Zaten boş zamanı öldürmek için televizyon en iyi yollardan biridir.
Çünkü o bir zaman öldürücüdür.
Şunu söyleyebilirim ki; eğer bir televizyona sahip olsaydım, boş zamanımı boş olmayanıyla beraber çok güzel öldürürdüm.
Her nekadar […]

Sürücülü USB

Projeler Yorum Yok »

Usb ürün bağımlılığı gitgide artıyor. Neredeyse göbek bağı usb kablosu şeklinde olan çocuklar doğacak. Tabi bu artış haklı bir artış, çünkü usb ürünlerin kullanışları kolay.
Bazen ise, usb ürünlerin kullanımının çok zorlaştığı, içinden çıkılamaz bir hal aldığı da oluyor. Özellikle bilgisayarınıza ulaşamayacak bir yerdeyseniz. Bilgisayar kullanabilmek için bir internet kafe veya bilgisayar odası gibi bir yere […]

Dizüstü Çantası

Projeler Yorum Yok »

Geçenlerde Yalova’dan Bursa’ya gidiyordum ve birşey dikkatimi çekti. Birsürü kişinin dizüstü bilgisayar taşıdığını farkettim. Eh dizüstü bilgisayarlar bu aralar fazlaca satılıyor. Çünkü insanların ihtiyaçları bu yönde artarken, dizüstü fiyatları düşüyor. Yalnız benim dikkatimi çeken bu değildi, insanların dizüstülerini taşıma şekilleriydi. Bazıları ellerinde, bazıları omuzlarına asılı bir şekilde, o dizüstü firmalarının verdiği hepsi birbirinin aynı olan […]

RFID ile Araç Takibi

Projeler Yorum Yok »

Trafiğe çıkan araçlar her geçen gün artarken, bu arçalarla ilgili sorunlar da sürekli olarak artıyor. Kuralların ihlal edilmesi, çalıntı araç kullanılması ve arızalı araçlarla trafiğe çıkılması bu sorunların önde gidenleri. Araçların takip edilememesini de bu sorunlara ekleyebiliriz, üstelik bu sorun diğer sorunların sebebi niteliğindedir. Eğer araçları takip edebilirsek bu sorunların büyük miktarda önüne geçmiş oluruz.
Araçları […]

Ulaştırma Şirketi

Projeler Yorum Yok »

Uzun yolculuklarda, yani aktarma yapılması gereken yolculuklarda işleri karıştırmamak, sorunsuz ve rahat bir yolculuk sumak için; firmaları, biletleri sizin yerinize ayarlayan bir ulaştırma şirketi düşündüm.
Siz sadece gideceksiniz ve firmaya diyeceksiniz: Ben Bursa’da oturuyorum ve şu vakitte Kıbrıs - Güzelyurt’ta olmalıyım. Firma hemen en uygun firmaları seçip size diyecek:
-Sabah şu saatte şu turizm ile İstanbul’a gideceksiniz, […]

2.5 Saat

Projeler Yorum Yok »

Dekorasyonun hayatımızda çok önemli bir yere sahip olduğu göz ardı edilemez. Televizyonda reklamları izleseniz beş reklamdan biri dekorasyon üzerine. Benim de katkım olsun bari dedim ve bunu tasarladım.
İki parçadan oluşan bir saat. Adını da 2.5 Saat koydum. Maddeleyerek anlatayım:

Gösterge kısmı aslen bir ekran olan, herhangi bir mutfak dolabınızın iki kapağına yerleştirebileceğiniz bir saat.

Saati okumak için […]

Yeni Bir İşletim Sistemi

Projeler Yorum Yok »

Geçen günlerde gOS diye bir fikir çıktı. Bir çeşit linux dağıtımı. Yeni bilgisayar kullanıcıları için çok yaralı olabilecek bir fikir. Ana özelliği; ihtiyaç duyulması muhtemel olan internet sitelerini birer programmış gibi masaüstüne sıralayıp hem kullanışlı hem de online olabilmek.
Diğer bir fikir de YouOS, eyeOS gibi online işletim sistemleri. Bir internet sitesini açarsınız, o site içerisinde […]

Bilim Kurguladığım Bir Senaryo

Projeler Yorum Yok »

Üniversiteye başladım başlayalı ingilizcemi geliştirmek için epey bir yabancı film izledim. Ve bu filmlerin geneli bilim kurgu filmler. Bir gün de oturup; bir senaryo da ben üretmeye çalışayım dedim:
Takvimler günümüzden epeyce ileri bir günü göstermektedir. Dünya küresel ısınmayla kavrulmaktadır, ve bunun sonucu olarak sürekli olarak orman yangınları ile boğuşulmaktadır. Ayrıca temiz havaya duyulan ihtiyaç nedeniyle, […]

Ay-Yıldızlı Forma

Projeler Yorum Yok »

Formamıgeriver kampanyası ile ilgili olan yazı okumuştum. Nike’nin formamıgeriver kampanyası ile istenen formayı tasarladığı yazıyordu. Ama bu yeni tasarlanan formanın, geri istenen formayla tek benzerliği göğüs kısmındaki kırmızı şerit; ay yıldız konmamış. O sırada aklıma milli takıma tekrar ay-yıldızlılar dedirtebilecek, bir başka ay yıldızlı forma tasarımı geldi. Çizip paylaşayım dedim:

Elimden geldiğince çizmeye çalıştım ki bilgisayarda […]

Yeni Bir İşletim Sistemi

Projeler Yorum Yok »

Geçen günlerde gOS diye bir fikir çıktı. Bir çeşit linux dağıtımı. Yeni bilgisayar kullanıcıları için çok yaralı olabilecek bir fikir. Ana özelliği; ihtiyaç duyulması muhtemel olan internet sitelerini birer programmış gibi masaüstüne sıralayıp hem kullanışlı hem de online olabilmek.

Diğer bir fikir de YouOS, eyeOS gibi online işletim sistemleri. Bir internet sitesini açarsınız, o site içerisinde de pencereleri.

Tabi bir de online işletim sistemlerinden bağımsız, online ofis uygulamaları var.

Madem yavaş yavaş internet üzerine geçiyoruz, şöyle bir şey de güzel olabilir:

Yeni bir bilgisayar alırsınız. Öyle uçuk kaçık bir hızı olmayan. Çünkü içerisinde değişik bir işletim sistemi vardır. Açarsınız bilgisayarı, başlat çubuğu, simgeler falan… Yalnız bu gördükleriniz bir internet sitesine ait elemanlardır. Aynı YouOS’da olduğu gibi.

(İnternet sitesi şeklindeki bir işletim sisteminden daha gelişmiş bir şey. Mesela internet sitesinde bir klasöre tıklarsınız, internet üzerinden o klasörün içinde neler olduğunun yanı sıra açılacak pencerenin şekli boyutu gibi bilgiler de gelir. Bu işletim sisteminde ise sadece içindeki dosya ve klasörlerin gelmesi yeterlidir. Bu sayede daha hızlı ve güçlü bir hizmet sunulur.)

Peki bunun ne avantajı olur? ▼

Maddeleyelim:

  • Yapılacak işlemler server bilgisayarlarda tamamlanacağından, sizin bilgisayarınızın çok hızlı bir bilgisayar olmasına gerek kalmıyor ve ucuz işlemcilerle de güzel bir performans yakalayabiliyorsunuz. Bu sayede taşınabilir bilgisayarların kullanışlılıkları artar.

  • Bir arkadaşınızın evindesiniz, şirketinizdesiniz veya internet kafede; kullanıcı hesabı bilgilerine, kullanıcı adınızı ve şifrenizi yazıyorsunuz, bilgisayarınız karşınıza geliyor.

  • Virüs gibi yazılımlara karşı daha güvende oluyorsunuz. Çünkü hem sizin bilgisayarınız da sanal, hem de serveriniz tarafından da güvenlik yazılımları çalıştırılıyor. Ayrıca kullanıcılarının dosyalarını daha fazla korumak için, her server kullanıcılarının dosyalarını otomatik olarak yedekliyor.

  • Online alışveriş ile photoshop gibi bir program satın alıyorsunuz. Sonra herhangi bir yükleme dosyası, cd veya dvd elinizde olmadan, başlat menüsünden yeni program ekle’yi seçiyorsunuz ve photoshop’u işaretliyorsunuz. Size satın alma işleminde verilen lisans anahtarını soruyor, yazıyorsunuz ve çalışıyor.

  • Yasal mp3 alıyorsunuz. Aldığınız sitede kullandığınız işletim sisteminize ve kullanıcı hesabınıza ait bir kaç bilgi dolduruyorsunuz. Daha sonra ortam yürütücüsünü açıyorsunuz ve satın aldığınız mp3′ünüzün, şarkıyı söyleyeni, besteleyeni gibi bütün bilgileriyle birlikte orada durduğunu görüyorsunuz.

  • Bir dosyayı her hangi bir arkadaşınızla paylaşmanız gerekiyor. Dosyanın paylaşım özellikleri bölümünden paylaşmak istediğiniz kişileri ve paylaşım haklarını (paylaştığınız kişi dosyayı değiştirebilsin mi vs.) seçiyorsunuz bitiyor.Hatta herkesle paylaş seçeneğini seçiyorsunuz ve dosyayı emule’ye benzer bir paylaşım ağının elemanı haline getiriyorsunuz.

  • Büyük bir dosya indiriyorsunuz. Eğer bu dosyayı internet üzerindeki sanal harddiskinize indiriyorsanız, bilgisayarınızı kapatsanız dahi bu dosya inmeye devam ediyor. Bilgisayarınızın harddiskine indiriyorsanız, bilgisayarınızı kapattığınız zamandan sonraki kısmı sanal harddiskinize iniyor ve siz bilgisayarnızı açınca bu iki parça birleşiyor.

  • Sanal harddiskinizde bulunan bir dosyayı upload etmek de daha kolay bir hal alıyor. Çünkü zaten internet üzerinde, yalnızca sizin upload edeceğiniz yere taşınması gerekiyor.

  • Güncellemelerle ve bazı uygulamalar için gerekli olan java, flash, framework veya codec gibi şeyler ile uğraşmak zorunda kalmıyorsunuz. Bunlar da serverinizin sorumluluğuna giriyor.

  • Diyelim bu işletim sisteminde olmayan bir programa ihtiyacınız var, siz o program için çalıştır diyince sanallaştırma yapılıyor ve çalışıyor.

  • Farzedelim bir aksilik oldu ve internete giremiyorsunuz, bilgisayarınız çalışmayacak mı? Hayır çalışacak. Nasıl ki internet tarayıcılarında çevrimdışı çalışabilme gibi bir seçenek var, bu işletim sistemi de sık kullandığınız dosya ve programları olabildiğince çevrimdışı kullanmaya çalışacak ve kendi harddiskine kopyalayacak. Bu hem bir miktar daha hız sağlayacak hem de internete erişemeseniz de bilgisayarınızı kullanmanızı.

  • Tabi alışkanlıkları (Windows’u) bırakmak kolay değil ama bu işletim sisteminden de Windows ile beraber yararlanmak isteyen kullanıcılar olabilir. Bu durumda bir internet gezgini açıp bu işletim sisteminin adresi yazılır ve aynı eyeOS gibi kullanılır. Ayrıca bu işletim sisteminin Windows/Mac için hazırlanmış bir programı ile daha hızlı bir hizmet sunulur.
    Herhangi bir ofis programının farklı kaydet menüsünden, bu işletim sistemine ait kullanıcı hesabı bilgilerinizi girerek, dosyayı sanal harddiskinize kaydedebilmeniz de işleri kolaylaştıracak başka bir fikir.

  • Unutulmaması gereken bir diğer önemli şey de her ülkenin vatandaşlarının haklarını daha iyi koruyabilmesi için kendi serverına sahip olması gerekiyor.

Şu anda internet genel olarak, bu işletim sistemini kaldırabilecek kadar hızlı değil, fakat kısa bir zaman içerisinde bu mümkün olacak gibi gözüküyor. Böyle bir işletim sistemi de işleri kolaylaştıracak bir fikir gibi.

Bilim Kurguladığım Bir Senaryo

Projeler Yorum Yok »

Üniversiteye başladım başlayalı ingilizcemi geliştirmek için epey bir yabancı film izledim. Ve bu filmlerin geneli bilim kurgu filmler. Bir gün de oturup; bir senaryo da ben üretmeye çalışayım dedim:fikir - uzay ısınma

Takvimler günümüzden epeyce ileri bir günü göstermektedir. Dünya küresel ısınmayla kavrulmaktadır, ve bunun sonucu olarak sürekli olarak orman yangınları ile boğuşulmaktadır. Ayrıca temiz havaya duyulan ihtiyaç nedeniyle, yaşama alanları yavaş yavaş izole edilmiş alanlara dönüşmektedir. Ve insanlar artık Dünya’yı terketmeye başlamıştır. Bazıları ayda kurulan uzay üssünde, bazıları sürekli dolaşan uzay gemilerinde yaşamaktadır. Ve bunların ihtiyaçları büyük ölçüde Dünya’dan giderilmektedir.

Herşey bir uzay mekiğinin planlananın aksine hareket ederek şehir merkezine düşmesiyle başlar. Bazıları kazaya neden olan şey olarak Dünya’nın etrafına bütün dünyadaki bilgisayarları aynı ağda toplamak amacıyla yerleştirilen ve büyük bir çöplük yığınını oluşturan uyduları gösterir. Ama diğer doğal afet ve benzeri sorunlar ayrıca Dünya’nın yavaş yavaş soğumaya başlaması, insanlara başka bir sorun olduğunu düşündürmektedir ve bazı üniversiteler bunu araştırmaya koyulur. Kısa zaman içerisinde Dünya’da olması gerektiği gibi olmayan bir çok sorun bulunur, bir süre sonra da sorunların sebebi:

Dünyanın terkedilişi ve terkedenler tarafından benzin istasyonu gibi kullanılışı Dünya’nın ağırlığını azaltmış. Bunun sonucu olarak da Dünya ile Güneş arasında çekim kuvveti azalmış ve Dünya Güneş’ten yavaş yavaş uzaklaşmaya başlamıştır. Tabi bu Dünya dışına göç edecek yer olarak Ay’ı tercih edenler, Ay’ın ağırlığını arttırmış ve Ay ile Dünya arasındaki çekim kuvvetinin artmasıyla da Dünya’da bir takım sorunlar zinciri başlamıştır.

fikir - yeni bir senaryo

Dünya’nın Güneş’ten yavaş yavaş uzaklaşmas, soğumaya ve küresel ısınmada küçük çapta iyileşmelere neden olmaktadır. Büyük bir kitle bunu saçma sebeplere bağlamış; gerek siyasi kuruluşlar tarafından, gerekse eskisi gibi Dünya’da serbestçe yaşamak için çaba harcayan sosyal kuruluşlar tarafından koz olarak kullanılmak istenmiştir.

Bu büyük sorun halktan olabildiğince saklanmaya çalışılmaktadır.

Buraya kadar olan kısmı yazdıktan sonra senaryo yazamayacağımı (en azından şimdilik) anladım ama güzel olduğunu düşündüğüm bir şekilde devam ettim.

Devamı ▼

[Zaman çok daha ileridedir. İnsanlar yaşayabilmek için Dünya’yı terketmiştir. Ve uzay kolonilerinin de bir başkanı vardır. Başkanın tek amacı halkını Dünya’ya geri götürebilmektir.]

Başkan odaya girer ve profesöre doğru ilerler:

- Verdiğiniz rapor hiç açıklayıcı değildi. Başarı gösterip gösteremediğinizi anlayamadım. Biliyorsunuz siz Dünya’ya geri dönebilmemiz için son umudumsunuz. Bu yüzden gelip yüz yüze konuşmak istedim. - Efendim şimdi bir deney daha yapacağız. Onu izleyin sonra konuyu detaylarıyla anlatalım.

O anda bir profesörleri deney odasına çağıran bir anons duyulur ve profesör, başkandan izin isteyerek ayrılır. Profesörün emriyle de, başkana deneyi rahatça izleyebileceği bir yer gösteriliir.

Deneye başlamak için herşey neredeyse hazırdır. Son olarak içeriye yaklaşık her halinden eski olduğu gözüken bir robot girer. Yaklaşık 13 yıllık bir robottur bu. Aracın seyahat için hazır olduğu bilgisi gelir, robot araca yerleştirilir, ve aracın kapağına içeriden gözükecek şekilde robotun yapması gereken görev yazılır. Sonra profesörler de deney odasından çıkar ve araç 10 yıllık bir seyahat için ayarlanarak yolculuk başlatılır.

Yaklaşık 3 dakika sonra yolculuğun gerçekleştiği, aracın hedefe varmış olması gerektiği bilgisi gelir. Profesör başkanın yanına gelir.

- Efendim birazdan robotumuz araçtan çıkıp 10 dakikalık keşif turunu tamamlayacak.
- Robotun niçin bu kadar eski olduğunu anlayamadım. Çok daha iyi bir tane kullanabilirdiniz. Burada amacınız neydi?

Tam o sırada aracın kapısının açıldığı görülmeye başlar. Herkesin suratı asılmıştır. Başkan yolculuğun gerçekleşmediğini görmek istemiyordur, çünkü bütün insiyatifini ve gücünü kullanarak insanları Dünya’ya geri yollamanın bir yolunu bulmalıdır, aksi takdir de herşeyini kaybedecektir.

Fakat tam robot kapının arkasından gözükmeye başladığında durum değişir. Bu robot az önceki robota hiç benzememektedir. Onun 10 sene önceki halidir.

Robot 10 dakika boyunca odada dolaştıktan sonra araca geri döner ve araç 10 yıllık süreyi geri gelir. Kapak tekrar açılır ve 13 yıllık robot tekrar oradadır.

 [Deney biter.]

Başkan toplantı odasında sabırsızca beklemektedir. Profesörler içeri girer ve yerlerini alırlar. Başkan kendini tutamayarak, büyük bir sevinçle:

- Beyler sizinle gurur duyuyorum. Sonunda amacımıza ulaşabileceğiz, Dünya’ya geri dönebileceğiz.
- Efendim yalnız büyük bir sorunumuz var.
- Zamanda yolculuğu gerçekleştirmek en büyük sorumuzdu. Onu da aştıktan sonra kalan sorunları da aşarız tahmin ediyorum.
- Müsaade ederseniz başından açıklayayım:

İlk raporumuzu okudunuz. Karşıktı. Çünkü bizim de kafamız karışıktı. Araca bindirdiğimiz robot geri geldiğinde hiçbir şey kayıt edememişti. Ama biz hesaplarımızın doğru olduğu konusunda emindik. Aracın içerisinde oluşturulan alanı gösteren kameralarımızın kaydettiği görüntüleri inceledik ve aracın 10 yıl öncesine ulaştığı zaman, robot metal ve kablo yığınına dönüştüğünü anladık. Ama bu şeklin içinde bazı parçalar kendi aralarında bir biçime sahipti. Baştan bunu bir türlü anlayamadık.

Sonra şunu farkettik. Kullandığımız robot bu sene içinde üretilmişti. Ve 10 sene önce parçaları farklı cihazların parçalarıydı. Zamanda geriye gidince bu parçalar o zamanki hallerine döndü.

fikir - zaman

Başkan bir çıkış yaparak:
- Ama Dünya binlerce yıldır var bu bir sorun değil.

Profesör biraz daha uysal bir şekilde:
- Evet efendim. Fakat burada zamanda yolculuğun istediğimiz şekilde gerçekleşmediğini görüyoruz.

Zamanda yolculuk üzerine bir sürü kitaplar yazıldı, bir sürü filmler çekildi. Ve her birinde zamanda yolculuk yapan kişi araçtan çıktığında bir başka zamandaydı. Eğer kendisinin yaşadığı bir başka zamanda ortaya çıkarsa kendisine görünmemeye çalışıyordu.

Biz ilk deneyimizden sonra böyle bir yolculuğun mümkün olamayacağını farkettik. Yani bir kişinin farklı bir zamana gitmesinin mümkün olamayacğını.

Tabii biz bunu atom bazında inceliyoruz. Ve nasıl aynı kümede aynı elemandan iki tane olamazsa, aynı zamanda da iki tane aynı atom bulunamaz. Çünkü zaman o anın bir kümesidir. Ayrıca eğer ben bu zamanda geri gidersem ve 1 saat sonra geri dönersem bu aradaki bir saat içerisinde kümeden ayrılmış olacağım; bu da evrenin kurallarına aykırı.

Başkan kafası karışmış bir şekilde:
- Yani daha fazla zamana ve paraya ihtiyacınız olduğunu söylemeye mi çalışıyorsunuz.
- Hayır efendim. Makinenin çalışmasını gördünüz. Kapı açıldığında robot 10 yıl öncesinde ortaya çıkmadı. 10 yıl önceki haliyle ortaya çıktı. yani zaman yolculuğu içeride yapılıyor. Araca biz insanlar binsek ve 2000 yılına yoculuk etsek çıktığımızda yine bu yılda olacağız ve Dünya yine eski halinde. Ve biz o zamanda daha doğmamış olacağımızdan atomlarımız o zamanda neyi oluşturuyorsalar ona dönüşeceğiz. Yani biz orada olmayacağız.

Ve bunu o filmlerde olduğu gibi bütün uzaya uygulamak gibi bir şansımız da yok. Buna şu anda güç yetirebilecek bir şey yok ki zaten uzayın sınırlarını da bilmiyoruz.

Tabi Dünya’yı şu zamanda eski haline getirebilmemiz mevcut. Dünyadan aldığımız herşeyi yerine koyarız. Ve zaman aracını Dünya’nın etrafında çalıştırırız. Dünya eski haline döner, ama biz kayboluruz. Bizden geriye o zamanda yaşayan insanlara günümüzden bıraktığımız bir not kalır:

“Dünya size bir daha verilmeyecek, kaybetmek gibi de bir şansınız yok; düzgün kullanın.”

2.5 Saat

Projeler Yorum Yok »

Dekorasyonun hayatımızda çok önemli bir yere sahip olduğu göz ardı edilemez. Televizyonda reklamları izleseniz beş reklamdan biri dekorasyon üzerine. Benim de katkım olsun bari dedim ve bunu tasarladım.

İki parçadan oluşan bir saat. Adını da 2.5 Saat koydum. Maddeleyerek anlatayım:Fikir - İki Buçuk Saat - Dolap

  • Gösterge kısmı aslen bir ekran olan, herhangi bir mutfak dolabınızın iki kapağına yerleştirebileceğiniz bir saat.

  • Saati okumak için iki kapağı da kapatmak zorunda değilsiniz. Kapakları açtığınıza, iki parça da farklı davranış sergiler.

  • İkisini de saniyesi saniyesine nasıl ayarlayacağız diyebilirsiniz. Siz birisini ayarlarsınız, kapaklar kapalı duruma geldikleri an sizin ayarladığınız kısım diğerini otomatik ayarlar. (IRLedlerle(kızılötesi) haberleşmeleri sağlanabilir.)

  • Tek düze bir saat olmasındansa bir sürü saat gösterim şekli olması daha güzel olur. Bu sayede isteyen istediği görünüm tipini kullanır. (12 saatlik çemberin yanısıra 24 saatlik çemberin bulunması da güzel olabilir.)

  • Saat gösterim şekillerinin yanı sıra; arkaplan bir ekran olacağından, arkaplan resmi kullanılabilir. Hatta güneşin konumunu gösterme seçeneği de olur.

  • Işıksız ortamlar için bir arkaplan ışıklandırması olur.

  • Günümüzde popüler olduğunu düşündüğüm; ayın durumunu, hava durumunu, yeni mail geldiğini, trafik durumunu, dolar/avro fiyatlarını belirten gadgetlar da bulunur.

Devamı ▼

Fikir - İki buçuk saat Güneş Gösterimi

 

Saatte gösterilebileceğini düşündüğüm güneşin durumunu gösterme özelliğinin güneşin konumuna göre yerini değiştirmesi ve akşam saati civarlarında ayın şeklini göstermeye başlaması güzel olabilecek bir özellik.

Ayrıca google desktop gadgetslar arFikir- Google Desktop Gadgetasında rastladığım dünyanın aydınlık kısımlarını gösteren bu gadgetin de saatin arkaplanı için ayarlanması güzel olur.

 

 

 

Sürücülü USB

Projeler Yorum Yok »

Usb ürün bağımlılığı gitgide artıyor. Neredeyse göbek bağı usb kablosu şeklinde olan çocuklar doğacak. UsbTabi bu artış haklı bir artış, çünkü usb ürünlerin kullanışları kolay.

Bazen ise, usb ürünlerin kullanımının çok zorlaştığı, içinden çıkılamaz bir hal aldığı da oluyor. Özellikle bilgisayarınıza ulaşamayacak bir yerdeyseniz. Bilgisayar kullanabilmek için bir internet kafe veya bilgisayar odası gibi bir yere mahkumsanız.

Sorunun sebebi: Usb ürünü yapan firmanın yalnızca kendi dosya uzantısını kullanmak istemesi, bunun için de kullanıcıyı sürücü programı yüklemek zorunda bırakması.

Bir Sony Walkman’ın kendisini usb bellek olarak gösterdiğini fakat içine kopyalanan müzikleri kullanmadığını gördüm. IPod ise kendisini usb bellek olarak bile göstermiyordu.

Sorunun önüne geçmek için el sıkışma (handshake) protokolü diye bir protokol var. Basitçe anlatmak gerekirse: Cihazı bilgisayara bağlarsınız, eğer bilgisayar cihazı tanımazsa cihaza onu tanımadığını söyler. Bu durumda cihaz, sürücüsünü bilgisayara yollayarak bilgisayarın kendisini tanımasını sağlar.

Ben burada cihaz bütün bir programı bilgisayara yollasın demiyorum. Zaten bu programlar sürekli olarak yenilenen programlar olduğu için cihazın içinde güncellenemeyecek ve sorunlara neden olacaktır. Ayrıca dosya boyutu büyük olabilir, kurulumu uzun olabilir veya etkinleştirme isteyebilir.

Benim dediğim; cihaz yalnızca sürücü programını bilgisayara tanıtsın. Kullanıcı cihazın bilgisayarım klasöründe bulunan simgesine girip, istediği dosyaları içine kopyalasın ve sürücü program bu dosyaları otomatik olarak cihazın istediği biçime sokarak kaydetsin. Eğer dosyalar bu biçim için uygun değilse, cihazın içinde farklı bir şekilde yerlerini alsınlar, yani cihaz usb bellek olarak da kullanılabilsin. Cihazın içinden bir dosya çıkartmak için de bu işlem tersi bir şekilde çalışır. Asıl program ise cihazın kullanımına ilişkin daha fazla özellik sunar.

Ben burda hiçbir firmayı veya cihazı kötülemek veya hiçkimseye birşeyler öğretmek istemiyorum. Sadece bu ürünlerin nasıl daha kullanışlı olabileceğine dair fikrimi sunuryorum.

Dizüstü Çantası

Projeler Yorum Yok »

Geçenlerde Yalova’dan Bursa’ya gidiyordum ve birşey dikkatimi çekti. Birsürü kişinin dizüstü bilgisayar taşıdığını farkettim. Eh dizüstü bilgisayarlar bu aralar fazlaca satılıyor. Çünkü insanların ihtiyaçları bu yönde artarken, dizüstü fiyatları düşüyor. Yalnız benim dikkatimi çeken bu değildi, insanların dizüstülerini taşıma şekilleriydi. Bazıları ellerinde, bazıları omuzlarına asılı bir şekilde, o dizüstü firmalarının verdiği hepsi birbirinin aynı olan çantaları taşıyorlardı. Üstelik de bu çantalar çok kullanışsız olan, arkasında ve önünde bir cep olan, fareyi ve şarj aletini koyunca patlayacakmış görüntüsü veren çantalar.

Madem dizüstülere bu kadar talep var, o zaman dizüsütü çantalarının da diğer dizüstü bilgisayar ekipmanları gibi önplana çıkartılmasının gerektiğini düşünüyorum. Zira benim dizüstü çantam sırt çantası şeklinde, ayrıca bu çantam yanımda olmasa bile, taşımak çok daha kolay olduğundan dizüstümü bir sırt çantasına koyuyorum. Buna şaşıran, ne güzelmiş diyen birsürü kişiye rastladım ki bu kişilerin hepside bilgisayar firmasının verdiği çantayı kullanıyordu.

İster el çantası olsun ister sırt çantası, teknolojik ürünler satan bir mağazaya gidip baktığınız zaman birbirinden güzel, çok kullanışlı, renkli-resimli bir sürü çanta bulabilirsiniz. İnanın firmanın verdiklerinden çok daha kullanışlılar.

RFID ile Araç Takibi

Projeler Yorum Yok »

Trafiğe çıkan araçlar her geçen gün artarken, bu arçalarla ilgili sorunlar da sürekli olarak artıyor. Kuralların ihlal edilmesi, çalıntı araç kullanılması ve arızalı araçlarla trafiğe çıkılması bu sorunların önde gidenleri. Araçların takip edilememesini de bu sorunlara ekleyebiliriz, üstelik bu sorun diğer sorunların sebebi niteliğindedir. Eğer araçları takip edebilirsek bu sorunların büyük miktarda önüne geçmiş oluruz.

Araçları nasıl takip edebiliriz? RFID yani radyo frekansı ile tanımlama teknolojisinden yardım alırsak ve her aracın olmazsa olmazı olan ruhsatları, RFIDlerle değiştirirsek araçlar sürekli olarak takip altında olcaktır. Ayrıca RFID’leri ruhsat bilgilerine ulaşmanın yanı sıra arabanın teknik aksamına ait önemli arızalara, aşırıya kaçan hız değerlerine ulaşmak için de kullanabiliriz. Takip noktaları da köprü ve tünel girişleri, içerisinde bilgisayar bulunan (ki birçoğunda var) trafik polisi arabaları, alışveriş merkezleri gibi yerler olacaktır.

Sistemin getireceği avantajların bir kısmı:

  • Bu sistemde araç daha trafik polisinin yanından geçerken polis, aracındaki bilgisayardan araca ait bilgilere ulaşabilir.

  • Herhangi bir trafik polisi arabasının yanından geçen araçlar sürekli olarak polisi meşgul etmeyecek şekilde taranır ve çalıntı arabaya rastlanırsa polis uyarılır.

  • Bir köprüde veya tünelde bir aksilik olması takdirde hangi araçların içeride bulunduğu tespit edilebilir.

  • Yalnızca şirket araçları için internet üzerinden takip mekanizması açılabilir.

  • Takip altında olan bir aracın en son hangi şehre veya alışveriş merkezi gibi bir alana giriş yaptığı bulunabilir.

  • Otomatik geçiş sistemleri için fazladan bir cihaz daha takmaktansa bu mekanizmaya bilgisayar üzerinden kaydınız işlenerek işlem daha kolaylaştırılabilir.

Sahtecilik olayı bitecek, bu sistemde sahte ruhsat gibi sahte RFID yapılamayacak diyemiyorum. Sonuçta içerisinde bulunan özel şifreleme sistemi bir şekilde kırılabilir. Yalnız bu sistem kırılsa bile bu ürünün sahtesini üretmek, maliyetli olacağı için ve düzgün çalışmayan RFIDde sahip araçların kendilerini belli edeceği için bu sistemin korsanını üretmek şu anda kullandığımız ruhsat sistemine göre çok daha zor ve caydırıcı olacaktır.

Ulaştırma Şirketi

Projeler Yorum Yok »

Uzun yolculuklarda, yani aktarma yapılması gereken yolculuklarda işleri karıştırmamak, sorunsuz ve rahat bir yolculuk sumak için; firmaları, biletleri sizin yerinize ayarlayan bir ulaştırma şirketi düşündüm.

Siz sadece gideceksiniz ve firmaya diyeceksiniz: Ben Bursa’da oturuyorum ve şu vakitte Kıbrıs - Güzelyurt’ta olmalıyım. Firma hemen en uygun firmaları seçip size diyecek:

-Sabah şu saatte şu turizm ile İstanbul’a gideceksiniz, onlar sizi havalimanına kadar götürecek. Orda şu havayollarının şu saatteki uçağıyla Kıbrısa varacaksınız. Havalimanı çıkışında şu turizmin şu saatteki otobüsü sizi istediğiniz yere ulaştıracak.

Firma yalnızca ulaştırsın demiyorum. Sadece şu anki turizm firmalarından farklı bir firma türü olduğu için turizm şirketi demek istemedim. Bu firma ulaştırma işleminin yanında konaklama hizmetini de sunarak müşterisini daha da rahat ettirecektir. Firmayı daha iyi tanıtmak için, bu firmanın size sunacağı avantajları sıralamak gerekirse:

  • Sizi biletleri tek tek ayarlamakla uğraştırmayacak, kendisi her işlemi halledecek.

  • Hava durumunu göz önüne alıp, firmaları ve otobüs saatlerini ona göre ayarlayacak.

  • Uçağın rötar yapması durumunda, uçaktan sonra bineceğiniz vasıtanın biletlerini siz daha uçaktan inmeden değiştirecek.

  • Anlaşmalı olduğu firmalarla çalışacağı için veya çalıştığı firmaları iyi tanıyacağı için çok daha iyi bir hizmet sunacak.

  • Tek bir yere ödeme yapmanızı ve size verdiği bir yolcu numarası veya doğrudan isminiz kullanarak yolculuk boyunca uğrayacağınız tüm turizm firmalarından hizmet almanızı sağlayacak.

  • Biletinizi aldıktan sonra dahi, online olarak sizi bilgilendirme hizmetine devam edecek.

  • Önemli bir değişiklik durumunda sizi hemen arayarak, mesaj atarak veya e-posta yollayarak haberdar edecek.

  • İstediğinz takdirde gideceğiniz yerde, sizin için otel de ayarlayacak.

  • Size tek bir çeşit imkan değil, istediğiniz turizm firmasını ve oteli seçebilme imkanı sunacak.

  • İsterseniz sizi gideceğiniz yer hakkında bilgilendirerek ilk defa gittiğiniz bir yerde kültür şoku yaşamamanıza yardımcı olacak.

Bu hizmetlerin karşılığında istediği fiyat makul ise, işleri kolaylaştıracak bir şirket oldu demektir.

Bu fikir dün yolculuk sırasında birden aklıma geliverdi. Fakat yazmayı düşünmüyordum. Sonra Fikir Atölyesi‘nden Tunç Kılınç’ın taşınma işlemleri sırasında aklına gelen fikri okudum ve gaza gelip yazdım.

Asansörlü Plazma

Projeler Yorum Yok »

Üniversiteye başladığımdan beri neredeyse hiç televizyon seyretmedim.
Ha bu kötü mü oldu?
Aslında hayır.
Bazen “Ah şurda bir televizyon olsa da izlesem” dediğim oldu tabi.
Ama bu boş zamanlarımda oldu.
Zaten boş zamanı öldürmek için televizyon en iyi yollardan biridir.
Çünkü o bir zaman öldürücüdür.
Şunu söyleyebilirim ki; eğer bir televizyona sahip olsaydım, boş zamanımı boş olmayanıyla beraber çok güzel öldürürdüm.

Her nekadar bir zaman öldürücü olsa da çoğu kişinin vazgeçilmezleri arasındadır televizyon.
Bu kişiler giderler ve en büyüğünden bir tane plazma alırlar,
her türlü yayın tipine abone olur ve izlerler.
Televizyon üreticileri de bu kişileri memnun etmek için uğraşır durur.
İnce yaparlar, hafif yaparlar, duvara monte ederler.
Tek amaçları izleyenleri memnun etmektir.

Bu fikir de onlar için gelsin. Belki bu şekilde izleyenleri daha fazla memnun ederler.Kayan Plazma

Bir plazma tv’yi düşünün.
Bazen karşısında yatarak film izliyorsunuz.
Bazen oturmuş maç.
Bazen evde gezinirken haberleri açmış dinliyorsunuz.
Bazen insanlara bir şey izletiyorsunuz.
Bazen sizsiniz karşısındaki, bazen başka biri.
Bazen evde sinema klubü kurarsınız.
Bazen televizyonda ne varsa.

Bazen yukarıda olmasını istersiniz.
Bazen ise aşağıda.

Farklı durumlara göre farklı modları olan bir plazma tv düşündüm.
Kumanda kimdeyse onun sözünü dinleyen.
Tabi bu zaten mümkün.
Televizyonlarda farklı durumlara özgü farklı şecenekler var.

Ben bu şeçeneklere bir de yükseklik seçeneğini eklemek istedim.
İstediğinizde yukarıda, istediğinizde aşağıda olan bir televizyon.

Benzer ürünleri bulmak için: plazmalift

Güneş

Projeler Yorum Yok »

Bu fikir benim liseyi bitirebilmek için verdiğim bir projeydi. Ve şimdi de buraya yazmak istedim.

Başlıbaşına bir sektör olan aydınlatmada güneş ışığını insanlara ulaştırmak en önemli etmenlerden biridir. Fakat modern yapıya sahip büyük binalar tasarlanırken binaların iç kısımlarında veya alt katlarında kalan bürolar veya odalar güneş ışığını direkt olarak görmeyebilir. İşte bu tip durumlarda güneş ışığını insanlara ulaştırmak insanların sağlığı ve enerji tasarrufu açısından büyük önem taşıyan bir konudur.Fiber Optik

 Peki ışık nasıl taşınabilir? Bu sorunun cevabı aslında sizin şu anda bu makaleyi okumanızı sağlayan fiberoptik kablolarda gizli. Çünkü fiberoptik kablolar bir ucundan aldığı ışığı diğer ucuna aynen iletebilir.

 Madem öyle insanların yaşam alanı olan ve güneş ışığı almayan oda veya bürolardan, binanın güneş alan bir kısmına çekilecek olan fiber optik kablolarla, güneş ışığının yaşam alanlarına taşınması gerçekleştirilebilir. Hatta güneş ışığındaki insana zarar verebilecek ışıklar optik kablo içerisinde veya optik kabloya gelmeden ışık filtreleri ile filtre edilerek, ışık insan sağlığı açısından daha faydalı hale getirilebilir. Güneş ışığının taşınması sonucu yeterli aydınlatmanın sağlanamadığı zamanlarda elektrikle aydınlatma destekleyici unsur olarak kullanılır.

Fiberoptik kablo ile ışığı taşımak kolaydır. Çünkü kablonun ışığı toplayan panel ile aynı kesit alanına sahip olması gerekmiyor. Bu kablo ışığı daha küçük bir kesit alanında daha yoğun bir şekilde taşıyabilir. Bununla birlikte bir kaç aynanın ışığı toplayacak olan panelin etrafına düşen güneş ışığını panele yönlendirmesi daha iyi bir verim almamızı sağlayacaktır.

Işık Taşımak

Bu fikir insan sağlığı ve enerji tasarrufuna yönelik olmasına rağmen binaların inşa edilme maliyetlerini arttıracaktır. Fakat ticari açıdan düşünülürse böyle bir binadaki büro ve yaşam alanlarının satılabilir parasal değerini artıracağı gibi, uzun vadede enerji tasarrufu da sağlayacaktır. İnsanların sağlık giderleri açısından da tasarruf etmeye yönelik çağdaş bir bina olacaktır.Başta söylediğim gibi (az biliniyor olsa da) bu fikir yeni bir fikir değil. Amerikan Sunlight-Direct şirketi bu fikrin patentini almış ve tüketicilere sunuyor. Bu fikrin bir benzeri de Solatube (Güneş Işığı Aydınlatma). Solatube de ışık fiberoptik kablonun çalışma şekline benzer bir çalışma şekli olan boru ile taşınıyor.

Burada yeni bir fikir olacak şey bu uygulamaların günümüz binalarında kullanımının artırılması gerektiğidir. Çünkü güneş ışığı yapay ışıklara göre daha baskındır. Öyle ki güneşli havada çalıştırdığınız fenerin ışığı neredeyse görülmeyecek kadar pasif kalır. Ayrıca güneş ışığnın verimliliği arttırdığı da göz önünde bulundurmalıdır.

Merhaba

Projeler Yorum Yok »

İlk defa bir blog yazıyorum.
Blog yazmak, akla gelenleri yazmaktan fazlası değil sanırım.
Zaten benim amacım da aklıma gelen şeyleri yani fikirlerimi paylaşmak.
Umarım gerçekten paylaşabilirim ve bu fikirlerin faydasını gören birileri çıkar.

Bu siteyi 2008′i de eskitmeye başlayacağımız şu günlerde hazır hale getirmek, bir
başka deyişle; yeni bir yıla yenibirfikir’le girmek benim için gerçekten güzel birşey oldu.
Bunun için babama çok teşekkür ediyorum.
Herkes için güzel bir yıl diliyorum.


Tema & Yazılım Düzenleme : Koray Yalçın   1998 - 2009 Copyright © Tüm Hakkı Saklıdır. 
    Yazılar RSS Yorumlar RSS Giriş