komşum…ben…bir’ler….

Okuduklarım - Önerdiklerim Yorum Yok »

dün komşum çok sinirliydi.ben yine mantığı elden bırakmamalı diye düşünüyorum.oysa o herşeyden nefret eder halde.tabi benim de nefret ettiğim bazı noktalar bulunmakta ancak bu derecede değil.o insanlardan dolayısıyla kalabalıktan dünyadan 1990 sonrası apartman veletlerinden mutlu olmaktan “iyi”lerden masumlardan güneş’ten sıcak havadan sahilden kumsaldan yazlardan pembe dünyalardan aile kavramından ve daha nicesinden nefret etmekte.
 
bugün komşum biraz daha iyi.bazen böyle halleri oluyor .. . .

bir tavsiye
creep şarkısını bir de matt bellamy kişisinden dinleyin..uçuruyor…acıtıyor…
bir etkinlik
adana barışarock insiyatifçileri bugün akşam üstü gazipaşada stand açacaklardır.bilginize ..
bir olay
yarın coğrafyadan yükseltmeye giriyorum..aman!!!
bir istek
istanbul .. . .
bir şarkı
anima-el kadar bir kız

o kadar çok şey var ki birer birer söyLesem biLe çok ağır kaçar!!

Okuduklarım - Önerdiklerim Yorum Yok »

<<__unutuLur__>>
 
o kadar derine çek ki havayı
senin bıraktığın boşluğu doldursun
bir an için
sonra bırak nefesi
acıtsın boşluk
sadece önce
sonra alışırsın
ve sorarsın
artık yok mu oldun
yoksa hissedemeyeceğim kadar derinde misin
“hayır sen benliğimdesin
ruhumla bütünleşensin”
demeyi bırak
çünkü yoktur olmaz diye birşey
unutulur
unutulur
hiç birşey sonsuz değil.. . .
 

bir olay
çarşambaya dönüyoruum
 
bir şarkı
why does it always rain on me
is it because i lied when i was seventeen?
 
bir istek
“o”
 
bir tavsiye
kedileri sevin kargalarla konuşun
 
bir hayal
istanbuuuuL
 
bir duyuru
yazılarıma bundan sonra ağırlıklı olarak www.alablog.net/2323 adresinden devam edeceğim..

son gün..ayrıLık..

Okuduklarım - Önerdiklerim Yorum Yok »

 

kim der ki sana kavuşalı 2 haftaya yakın oldu..ve ayrılık zamanı geldi..yarın bu zaman ailemin yanında senin uzağında olacağım…ve ben gitmeyi istemiyorum,istiyorum gibi..gibi gibi…bilmiyorum da aslında..
 
bugün öyle bir baktım ki derine denizinin..öyle güzeldi ki..öyle canlıydı ki…öyle sıcak karşıladın ve öyle harika günler geçirttin ki..
 
ama sanırım gitmem en iyisi..evet gitmeliyim..gideyim adanaya..sana büyüyüp de geleyim..hazır olup da geleyim…sevdiceğimi (kim lan bu?!) alıp da geleyim..evet söz..sevdiceğimle de geleceğiz..
 
__mucize?!__
güneş doğdu ruhuma sustum, umudumu gördüm onda birşey bilsem söyleyeceğim seni sevdiğimden başka aptallığın bile tam bana göre çocuksun sen de yok yok yok… bu mutluluktan ağlıycam şimdi yok… ağlıycam şimdi yapma bir sözüm bin yere gider en sonunda gözlerime bir bak yeter mutfakta çıplak ayak sesin huzur mu bu, mucize arzusu sonsuzdum ve mahvoldum güneşli gün yalanlarıyla avundumgüneş doğdu ruhuma sustum, umudumu gördüm onda birşey bilsem söyleyeceğim seni sevdiğimden başka aptallığın bile tam bana göre çocuksun sen de yok yok yok… bu mutluluktan ağlıycam şimdi yok… ağlıycam şimdi yapma bir sözüm bin yere gider en sonunda gözlerime bir bak yeter mutfakta çıplak ayak sesin huzur mu bu, mucize arzusu sonsuzdum ve mahvoldum güneşli gün yalanlarıyla avundum .. . .
 
-sevdiceğe  

bana sabır ver.flaş.bana zaman ver.flaş.bana sevgini ver.flaş.

Okuduklarım - Önerdiklerim Yorum Yok »

travma..şu an içinde bulunulan..kabullenmek istememek..ego tatmini..çünkü bizler o kadar aptalız ki..birer egomuz var..onu beslememiz lazım..ve o kadar yazık ki bizlere..aslında bir çeşit tramplen sayesinde yükseliyoruz..aslında bizim yaptığımız pek birşey de yok..yukarıdaki bakıyor..bizler eşsiz olduğumuzu sanarak dolanıyoruz..yukarıdaki gülüyor..bizler birbirimizi kırıyoruz..yukarıdaki sıkılıyor..bizler ölüyoruz..
 
özür dilerim..bu şekilde düşünmek benim suçum değil..bir insandan nefret etmek benim suçum değil..çünkü o kişi bana kaç adım atmışsa ben de o kadar adım atarım..istisnalar hariç..
 
hey,merhaba..ben suçlu değilim bu konuda..
çünkü şartlar bunu getiren…
çünkü insanlar nefreti tetikleyen..
çünkü aptal döngü bunu gerektiren..
 
mutsuzsam bir sebebi vardır..benim olmayan birşeyi kaybediyorumdur mesela..veya susarak birşeyi kabulleniyorumdur..uff..neyse..bunun gibi..gibi..gibi..

sen ben o..hayır hayır..sadece sen ve ben…

Okuduklarım - Önerdiklerim Yorum Yok »

 

Her ben, dolaylı bir şekilde bir seni anlatış, bir senden yakınıştır. Çünkü benim yerim seninle onun arasındadır. Ve o değildir bana yakın olan, sensin. Ben ben olsam dilbilgisi kitaplarındaki tekil şahıs zamirlerini şu sıraya göre düzenlerdim. Sen, ben, o! Başta sen gelir, çünkü ben diye bir şey yok sen olmadıkça. Her ben, benliğini senle anlar
[Behçet Necatigil]
 
 
böyle birşey gibisin hayatımda
oysa ben senin için bir hiç..
pek fena…
ama bil ki bu boşuna değil..
geçecek değil..
benim hala umudum var..
ya senin?!!
 
 
 
 
 
 
 

bazı yalanlar..bazı avutmalar..

Okuduklarım - Önerdiklerim Yorum Yok »

 
 
 
Yorgun görünüyorsun, biraz uzan istersen Sever gibi yapma artık Daha henüz vakit varken Bir kaç yaralı ruh Bir kaç bira şişesi Elimizde bunlar var Mutlu olmaya yetmez ki aşk Yalanlarımız güzel, inanması zevkli Birşey sevmeye değerse Ölmeye değer mi? Bir kaç uyku hapı Bir kaç kıskançlık krizi Elimizde bunlar var Mutlu olmaya yetmez ki Bazı yalanlar güzel, bazı gerçekler acıymış Bazı ölümler uzun, bütün hayatlar kısaymış Çalışmış, kaybetmiş, koşmuş, yorulmuştuk Birbirimize içmeden dokunamaz olmuştuk Bir kaç kalp ağrısı, bir kaç imdat çağrısı Elimizde bunlar var, mutlu olmaya yetmez ki…
 
 
 
yeter mi…
mutluluk gerek mi..
gerektir herkese..
tamam..
tüm suç benim diyelim kolayca sıyrılalım
oldu mu
giden gittiyse özür dilendiyse bitmiş midir?
bitmiş midir içinde gerçekten
bitmiyor..
zaman gerekiyor
can yakan zaman
yaralara kabuk zaman
çok derin düşünmenin sonucu oluşan yaraların kabukları
herkese kalbinin açmanın getirileri..
ne güzel bir gün bu böyle
ne güzel bir gün böyle…

ve sonra..ve biter..ve aslında..

Okuduklarım - Önerdiklerim Yorum Yok »

eğer bir olay yaşandıysa unutmak pek zor.zaten unutmak ne demektir ki?ne zaman “tam” anlamıyla unutabiliriz.hafızamızın tamamen o olayı yok etmesi ne derece gerçekçi.olmaz.zaten unutulmasın böyle daha iyi.hep bir yanda kalsın o olay ki hatırlandıkça daha acınılsın senin haline.şu anki acizliğin o kadar belirgin ki.sen öyle saçmasalak davranıyorsun ki değerini de düşürdün gözümde.oysa eminim benim değerim hep aynı kalacaktır sende..”ilk”tim ne de olsa..sen de “ilk”tin ama..neyse..aşk herşeyi affeder mi?hayır yapamaz bence.insanız biz sevgiye muhtaç…aç…ve insanız biz güzel anıları unutmamak adına elimizden ne geliyorsa yapıyoruz.ben de yaptım inan.ama sonra birgün fark ettim ki bu acı sürer gider bir sürü bir sürü.bir noktada dur demeli..her yeni geleni sana benzetmekten,seni görmekten,seni yaratmaktan bıktım!buna hakkım da yok zaten.ve karar verdim ki bunu sen seçtiysen benim yapabileceğim birşey yok.oysa 1 sene bunu sana anlatmaya çalıştım.yardım etmeye çalıştım.istemiyorsan tamam kabulümdür.ne halin varsa gör.

plastik kalp…sanal acı..

Okuduklarım - Önerdiklerim Yorum Yok »

plastik kalbini tutuyor
sanki buraya ait değil
ve sanki can yakar gibi bu
bedeni kaldıramaz ki bunu
ve sanki yapay artık herşey
acısı bile sanal olmuş
sanal bir ortamda
olmadığı insan maskesi takmış
dokunamayacağı bir yüze aşık olmuş
arada birtakım hesaplaşmalar içiyle
birtakım çığlıklar yardım dileyen
birtakım tabular boğazını sıkmış
ve bir adam ulaşılmak istenen
dokuz yüz otuz dokuz kilometre bitmek bilmeyen
üç sene geçmesi dilenen
plastik kalbini tutuyor
buraya ait değil .. .
 
 
 
bitsin bitecekse herşey…
ama hızlı olsun ki canım yanmasın..
ama o benim..bu da benim..hayretler..kendimi bu kadar iyi anlatana rast gelmemiştim.özürler üstadım ben sözümden caydım..sevemiyorum işte tüm bu kimseleri..falım söyledi bana,yukarıdaki de istiyor galibam,bilemiyoruz..yağmurları sayıyorum..günleri saymaktan bıktım zaten..baktım 1 aydır uzak kalmışım ondan..o sesi artık hergün duyuyorum..pek mesudum..kimseler eksik etmesin onu benden..anlamıyorum..anlamaya çalışıyorum..benim olmayan ve olmayacak olan şeylerin sayısı hızla artıyor..uykum var..

portakal gibi.

Okuduklarım - Önerdiklerim Yorum Yok »

 

ağaçtadır o
kökleri getirir doğa ana’nın nimetlerini
beslenir
ve etrafa yayılan harika kokular
çocuklar çiçeğini koparıp koklarlar
her yere dökülür çiçeği, yaprakları
ve sonra bir el uzanır ona
ayırır doğup büyüdüğü yerden
tadılma vaktidir şimdi
benzer el ayırır kabuğunu bir yana
atar ağzına parça parça
alır ağzı o hoş tat
güzeldir buraya kadar
sonra o benzer ellerde bir koku
ağaçtayken yayılan harika kokudan farklı bir koku
istenmeyendir bu
sanki biten bir ilişkiden geri kalanlar gibi
o güzel anlar çabucak unutulur da, elde bıraktığı bu iz, bu kir hemen geçmez
elini yıka da geçsin gitsin bu kir
herşey portakal gibi ne de olsa sana göre.. ..

hepsini gördüm…

Okuduklarım - Önerdiklerim Yorum Yok »

Hepsini gördüm; tüm ağaçları Esintide dansı bırakan söğütü gördüm Bir ‘arkadaş’ tarafından öldürülen bir ‘arkadaş’ı gördüm Ve harcanmadan bitmiş hayatları… ne olduğumu gördüm ve ne olacağımı biliyorum hepsini gördüm; artık göreceğim bişey kalmadı. -perunun krallarını,filleri görmedin? Söylemekten mutluluk duyuyorum; daha iyisini yapmak elimdeydi -peki ya çin? kusursuz duvarı-çinseddi- gördün mü? Çatı yıkılmadıkça tüm duvarlar kusursuzdur… -evleneceğin adamı, paylaşacağın evi? Dürüst olmak gerekirse; umrumda değil… -niagara şelalesininde hiç bulunmadın…? Suyu gördüm,o da su,hepsi bu…-eiffel kulesi,empire state? ilk randevumda nabzım aynı yükseklikteydi. -torununun eli saçlarında gezindimi hiç? Dürüst olmak gerekirse; umrumda değil… Hepsini gördüm,karanlığı gördüm Küçük bir kıvılcımdaki parlaklığı gördüm Neyi seçtiğimi ve neye ihtiyaç duyduğumu gördüm Ve bu yeterli Daha fazlasını istemek açgözlülük olurdu Ne olduğumu gördüm ve ne olacağımı biliyorum Hepsini gördüm; göreceğim bişey kalmadı… Hepsini gördün ve tüm gördüklerini Her zaman küçük bölmende tekrar görebilirsin Işığı ve karanlığı Büyüğü ve küçüğü Sadece aklında tut Daha fazlasına hiç ihtiyacın olmaz Ne olduğunu gördün ve ne olacağını biliyorsun Hepsini gördün; artık göreceğin bişey kalmadı!                                                       -björk-

 
günlerden bir gündür..tüm behtbahtsızlıkları yaşamıştır kişi.herşeyi bildiğini sanan insanı vuran şarkıları bilen sosyalist kahküllü peri yarın sabha gemisiyle yolculuğa çıkacaktır. kaptanı da hazırdır. önce izlanda ardından, karayipler, küba ve peru’ya gidecektir. umarız kitap kahramanı kız gibi olmaz sonu. mutlu o çünkü. hem görecek ne var ki??

Satanizm

Okuduklarım - Önerdiklerim Yorum Yok »

SATANİZM: Mahiyeti, Yayılma Sebepleri ve Önleme Yolları
Mü’min bir insanın en büyük gayesi, Allah’ın rızasını tahsildir. Materyalist bir insanın amacı ise, nefsini memnun etmek, satanist bir bireyin amacı da şeytanı memnun etmektir.

Zeka, Beyin ve Gelecek

Okuduklarım - Önerdiklerim Yorum Yok »

Zekanın tek tip olduğu ve doğuştan sabit bir düzeyde olduğu inancı yıkılmaktadır. Howard Gardner’in çoklu zeka, Daniel Goleman’ın duygusal zeka konusundaki tezleri önemli tartışmalara yol açmıştır.

Çocuklarda Cinsel Gelişimin Aşamaları Nelerdir?

Okuduklarım - Önerdiklerim Yorum Yok »

— Çocuklarda cinsel gelişimin aşamaları nelerdir?
Çocuklarda cinsel gelişim, önem sırasına göre sıralanabilecek birçok etkenle belirlenir. Biyolojik faktörler bunlar içinde en önemlisi ve başta gelenidir. Biyolojik faktörler dendiğinde, çocuğun anne karnında genlerle belirlenen cinsiyet yapısı ve hipotalamus, hipofiz isimli beyin bölgelerinden yaşam boyu salınan cinsiyet hormonları arasındaki denge anlaşılır.

Osteoporozun Psikososyal Boyutu

Okuduklarım - Önerdiklerim Yorum Yok »

“Osteoporozda Tanı ve Tedavi”, Aktüel Tıp Dergisi, 2000
İleri yaşlarda oluşan ağrılı tablolarda hekimlerin sık karşılaştığı bir soru “Benim de kalça kemiğim kırılır mı?” sorusudur. Böyle panik içerisindeki bir hastayı tedavi etmeden önce panik tablosunu gidermek, onun tedaviye uyumunda ve başarılı sonuçlar alınmasında büyük önem taşır.

Comte de Lautréamont - Maldoror’un Şarkıları’ndan

Okuduklarım - Önerdiklerim Yorum Yok »

Sen, ey okur, bu yapıtın başında kine başvurmamı istersin belki de! Güzel ve kara bir havada,
tıpkı köpekbalığı gibi engin bir kösnüye gömülmüş durumda sırt üstü devrilip, gururlu, geniş ve
ince burun deliklerinle istediğin kadar kini içine çekemeyeceğini kim söyledi sana,

Dr. Ali Şeriati - İnsanın Dört Zindanı

Okuduklarım - Önerdiklerim Yorum Yok »

İnsanı zorlayıcı dört güç vardır… İlk olarak, irade sahibi, bilinçli ve yaratıcı insan, ilk zorlayıcı gücün, doğa’nın baskısı altındadır, bu zorun tutsağıdır. Natüralizm, tabiat temeline özellikle yaslanmaktadır ve oldukça önemli bir gerçeklik payı vardır. İkinci zorlayıcı güç, tarihin baskısıdır. Tarih felsefesi buna, bu temele dayanmaktadır.

Dr. Ali Şeriati - Özgürlük Kutlu Özgürlük

Okuduklarım - Önerdiklerim Yorum Yok »

Ne güçlü bir dildir kıssa dili! Ne kadar, güç, genişlik ve zerafet var sembolizmde! Onun hakkında ve ona göre söylenemeyecek hiçbir şey yoktur. Sembolizm Avrupa’da siyasi tıkanma ve boğulmanın ortaya çıktığı bir dönemde gelişti. Güçlü bir yazar, en buhranlı ve en şiddetli siyasal ve diktatörlük şartlarında, en tehlikeli sözleri söyleyebilir.

Ludwig Van Beethoven - Giulietta Guicciardi’ye Mektupları

Okuduklarım - Önerdiklerim Yorum Yok »

Mektup I
6 Temmuz, Sabah
Meleğim, her şeyim, my very self – Sadece bugün o kurşunkalemle(seninkiyle) birkaç kelime yazdım ve – Yarına kadar pansiyonum kesin olarak belirlenemeyecek – ne yararsız bir zaman kaybı – İhtiyaç konuştuğunda bu derin acı neden – Fedakarlıklar olmadan, her şeyi biri diğerinden talep etmeden aşkımız sürebilir mi;

Yılmaz Güney - Selimiye Mektupları

Okuduklarım - Önerdiklerim Yorum Yok »

Canım ciğerim sevgili,

Bugün senin doğum günün… Ayrı değiliz bilesin… Her zamankinden çok, her zamankinden içten yüreğimdesin… Sürekli yaşatarak, besleyerek, büyüterek seni… İçimi yalayıp geçen hüzün geride mutlu düşler bırakıyor… Çünkü tutacağız bir gün hayatın ucundan, yükleneceğiz ne varsa, ne kadar solmuş gül varsa canlandıracağız onu….

Antonin Artaud - İntihar Üzerine

Okuduklarım - Önerdiklerim Yorum Yok »

Kendimi öldürmeden önce bana varoluştan yana güven verilmesini isterim, kuşku duymamak isterim. Yaşam, benim gözümde, olguların belirginliğini ve akılda uyumlu biçimde birleşmelerini onaylamaktan öte bir şey değil.

Haldun Taner - Eczanenin Akşam Müşterileri

Okuduklarım - Önerdiklerim Yorum Yok »

Bizim orda üç kahve var. Birinde kumar oynanır, kavga çıkarılır. Öbüründe nargile içilir, uyuklanır. Bir de rıhtım bahçesi var diyeceksiniz ama orayı da akşamları çocuk dadıları ile yaşlı hanımlar dolduruyor. Kaldı mı geriye bir eczane..

Hiçlik konusunda ki Mana

Okuduklarım - Önerdiklerim Yorum Yok »

Bir arifi billah bir kaymakamın huzuruna gelmiş. O da çok dolu, kaymakam da henüz gelmemiş. Adamcağız da oturmuş, ibadetine dalmış. O sırada içeri kaymakam girmiş, herkes ayağa kalkmış. Bizim arif güzel gönüllü bir derviş; tanımadığı için kalkmamış ayağa. Kaymakam son derece sinirli;

Mevlana - Mesnevi’den

Okuduklarım - Önerdiklerim Yorum Yok »

Mesnevi’den: Adamın biri sağırmış. Komşusunu ziyarete gitmiş. Sağır adam komşusunu ziyarete gidip ne yapabilir? Komşu hasta, hastayı ziyaret edecek peygamberin hadisi var. Demiş ki içinden sorarım, nasılsınız efendim derim? O da mutlaka Müslüman değil mi iyiyim der, ben de maşallah derim, ne yediniz derim, sizi kim iyi etti derim dönerim. Gitmiş ama adam çok hastaymış.

Mevlana - Mesnevi’den

Okuduklarım - Önerdiklerim Yorum Yok »

Adamın biri ağacın altında yatıyormuş. Ağzına bir yılan girmiş. Bir atlı gelmiş, uyuyan adama yılan zarar vermesin diye çekmeye çalışmış ama adam yılanı yutmuş. Küçücük bir yılan içine gitmiş. Atlı ne yapsın, siz olsanız ne yapardınız? Eline bir kırbaç almış ve

İki Şâir ve Bir Şehir: Nâbî’nin ve Fikret’in İstanbul’u

Okuduklarım - Önerdiklerim Yorum Yok »

İki kıt’anın ve iki denizin birleşme noktasında yer alan ve târihi boyunca her zaman imparatorluklara pâyitahtlık eden İstanbul, coğrafî açıdan olduğu kadar, ilmî ve kültürel açıdan da yine her zaman câzibe merkezi olmuş;


Tema & Yazılım Düzenleme : Koray Yalçın   1998 - 2009 Copyright © Tüm Hakkı Saklıdır. 
    Yazılar RSS Yorumlar RSS Giriş