Sevgi , Zenginlik , Başarı Üzerine Bir Hikaye

Hikaye Yorum Yok »

 

Hikaye bu ya;

Bir gun  bir cift , kapılarının onunde uc tane lamba gormusler. Hani su cin lambalarından, hani dile benden ne dilersen lambalarından   merakla almıslar ellerine ,masallarda dinledikleri gibi ovalamislar. Ve cikmis uc lambadan uc tane cin…

Cift saskin, ucu birden konusmaya baslamis   her birimizden uc dilek dileyemezsiniz ole masallardaki gibi demisler.

Her birimizin adi var. Hangimizi isterseniz, omrunuz boyunca sectiginiz cin hizmet edecek size. Ve ancak birimizi secme sansiniz var demisler.

Ve cinlerden biri tanitmaya baslamis “Sag yanimdaki bu arkadasimin adı, zenginlik tir. Bu yanımda oturan arkadasimin adi basari , benim adım ise sevgi dir.

Kendini ve arkadaslarini tanittiktan sonra adi sevgi olan cin, ilginc bir oneride  bulunur “Simdi  dusunun ve karar verin  “Icimizden sadece birimizi secebilirsiniz. Hangimizi sectiginize karar verin, sonra kararinizi bize bildirin.”
 

Kafasi karismis ciftin, ne yapsak diye dusunmusler. “Secimi  bize biraktiklarina gore, biz de iclerinden  zenginligi seceriz bir anda zenginlige kavusuruz.”demis adam
Esinin  karari, kadinin hic de hosuna gitmemis. “Basariyi  secsek, daha mantikli bir karar vermis olmaz miyiz?”, demis.
Cocuklari  soze karismis ; “En dogru karar, sevgiyi secmek degil midir?”, demisler. “Dusunsenize, evimiz bir anda sevgiye kavusacak”

Çocuklarinin fikrine saygi gostermisler(!! ) “Tamam, en dogru karar bu olacak” demisler. Sevgiyi secelim ..”

Kadın kapıyı açmış ve karar verdik icinizde hanginiz sevgi ise onu sectik  demis

Sevgi , eve dogru gelmeye baslamis. Arkadasları da sevgi nin arkasindan. Kadin,  saskinlik icinde; “Siz nicin geliyorsunuz? Ben yalniz sevgiyi secmistim.” demis

Kadinin  sorusuna, ucu birlikte yanıt vermisler; “Eger icimizden yalniz zengin ligi ya da basariyi secmis olsaydiniz, secilmeyen ikimiz lambalarımıza geri donecektik. Fakat siz sevgiyi sectiniz. Bu durumda ucumuz birden gelmek zorundayiz evinize.”
 ”Cünkü sevginin oldugu her yerde, biz zenginlik ve basari da her zaman, onun yaninda oluruz.

Bazen icimizdekilerin,   bazen de disimizdakilerin kargasasi,

 cogu zaman cokca para kazanmak icin, cokca basarili olmak icin unutuyoruz sevgiyi, en cok da kendimizi sevmeyi…

Gecenlerde   bir  cumle takildi kulagimiza  ”kosulsuz sevgi izin vermektir”

Kendinize bir gunlugune izin vermeye ne dersiniz?

Hosgoruyu, sevgiyi   hep anlatmıs hep dillendirmis , sevmek icin sartlarin olmadigini savunan bir ustad, dunyanın sevgi ustadı butun bir dunya kabul   etmis   ustadın 7 ogudunu,

Biz belki Konya sokaklarında, belki Meramın serinliginde cokca da semazenleri izlerken, hafif bir ney sesinin ufak bir tinisinda sevgiyi, hosgoruyu hatırlamak icin gidiyoruz   Konya’ya ,unlu dusunur Mevlana’yı anmaya,  biraz da kendi icimize bakmaya …

Herkesi Bekleriz:)

 

YTM

DALGALAR

Hikaye Yorum Yok »

 *Gemi içindekilerle birlikte, dağlar gibi dalgalar arasında akıp gidiyordu. Nuh ayrı bir yere çekilmiş olan oğluna bağırdı: “Yavrucuğum, gel, bizimle beraber bin! Kâfirlerle beraber olma!” *O, dedi ki; “Ben, beni sudan koruyacak bir dağa çıkacağım”. Nuh da “Bu gün Allah’ın merhamet ettiğinden başkasını, Allah’ın bu emrinden koruyacak kimse yoktur.” dedi. Derken dalga aralarına giriverdi. O da boğulanlardan oldu. (Hud: 42–43)

Şöhreti beldemize ve beldemizle ilişkisini sürdüren diğer yakın beldelere yayılmış olan ustalığının azametinin yegâne kanıtı, dalgaların mahveden çırpıcılığı arasında balıkçıl bir kuş gibi bilgiç ve güven dolu görünen bu gemiydi. Devamını Oku… »

16- Erhan Sesli – “Cadı Çekici”

Hikaye Yorum Yok »

1. Gençlere Ne Oluyor?
Resmi kayıtlara göre aynı gece içinde dünyanın dört bir köşesinden tam üç yüz elli iki genç, evlerinde, oturdukları koltuklarının üzerinde açıklanamayan nedenlerden ötürü ölmüş olarak bulundular. Tuhaf olaylar zinciri, Hindistan’da aynı hastaneye yapılan benzer tarzda üç başvurunun doktorların dikkatini çekmesi ile açığa çıkartıldı. Edinilen bilgilere göre en fazla vaka 136 adet ile Hindistan’da görülürken, başta Almanya ve Fransa olmak üzere Avrupa’nın hemen hemen bütün ülkelerinde kayıplar yaşandığı öğrenildi. Ölenlerin neredeyse hiç birisinin kanında ilaç ya da uyuşturucu izine rastlanmaması yaşanan bu tuhaf durumun bir toplu intihar vakası olma olasılığını düşürse de olayın tarikat bağlantısı araştırılıyor. Öte yandan, bir gecede meydana gelen bu ürkütücü tablonun arkasının gelmesinden ve bilinmeyen bir virüsün bütün dünyayı sarmaya başladığının habercisi olmasından korkuluyor. Dünya Sağlık Örgütü, Birleşmiş Milletler nezdinde kurulan bir komisyonla geniş çapta araştırmalara başlanacağını açıkladı.
Devamını Oku… »

15- Erhan Sesli – “Serbest Uçuş”

Hikaye Yorum Yok »

O gece, yeni bir deneme için meditasyon sandalyemi kendimi en rahat hissettirecek pozisyonda hazırlamıştım. Apartmanın altındaki elektrikçimizden aldığım fotoselli mavi gece lambamı prize takarak sonuna kadar kapalı kalın perdelerin ardında kalan gecenin zifiri karanlığına inat hafif bir aydınlatma elde etmiştim kendime. Üzerimde bana en ufak bir rahatsızlık vermeyeceğine inandığım penye bir tişört ve bir şort vardı. Uzun zamandır sadece meditasyon sırasında kullandığım çam kokulu tütsümü yakıp yanıbaşıma yerleştirdim. Dışarıdan gelebilecek küçük ama dikkat dağıtıcı çıtırtıları bastırabilmek için de walk-man’imde radyodan boş bir frekans ayarlayarak süngerli kulaklıkları geçirdim kulaklarıma. Yaşadıklarımı unutmamak için seans sonrası not alacağım kalem ve küçük bir not defterini de hemen sandalyemin yanına, yere bıraktım.
Devamını Oku… »

14- Diyar Zirek & Ozan Akçivi – “Çılgınlığın Ötesine Giriş”

Hikaye Yorum Yok »

Aniden ve büyük bir korkuyla gözlerini açtı. Gözleri güneş ışığından kamaştı. Kısa bir süre elleriyle yüzünü kapadı. Hızlı bir şekilde nefes alıp veriyordu. Biraz da terlemişti. O an hiçbir şey idrak edecek durumda değildi. Kendine gelmeye çalışıyordu. Bir süre sonra kendine geldi. Şaşırdı. Hayret güvenlik beni erkenden uyandırmamış, diye düşündü. Sabaha karşı dört ile beş arası evsizleri buradan temizlik bahanesiyle kovarlardı. Sanki kalacak yerleri varmış da zevkleri için bankta yatmayı seçmişler gibi… Devamını Oku… »

13- Burcu Karatepe – “İki Mezar, Bir Hayvan ve Mirasçı”

Hikaye Yorum Yok »

Hayat yaşayanlar için ne kadar zor ise onu yaşayamayanlar için de o kadar zor. Hele de benim gibi akşam beşten sabah yediye kadar yaptığı tek şey mezar taşları arasında gezinip, bu karanlık mezarlığa bekçilik yapmak olan biri için daha da zor.
Ama şimdi on sekiz yıl bekçiliğini yaptığım bu mezarlığa bakıyorum ve buradan ne kadar nefret etsem de, geçen yılların ardından ne kadar büyük bir parçam olduğunu görüyorum.
Yine de zamanı geri alabilseydim bu işe hiç başlamamayı seçerdim. Ya da onun gibi onlarcasını yaşadığım o geceyi bir kere daha yaşamamayı… Ne yaparsınız, pişmanlık ömür boyu…
Devamını Oku… »

12- Burak Tayiz – “Meleğin Seyir Defteri”

Hikaye Yorum Yok »

Uzun kirli tırnakları metal ölümü kavradı. Dokuz milimetre bir platinle açılacaktı semanın kapıları. Daha önce de intiharı denediği bileklerindeki dikey kesik izlerinden belliydi. Yaraları taze değildi. Derisinin üzerindeki pembe izlerle belli ediyorlardı kendilerini. Ve morartılar vardı zayıf kolla-rında. Mavi ve yeşil damarların fırladığı ince bileklerindeki kararmış sigara yanıklarıyla, aynanın karşısında kendi elleriyle kazıdığı kısacık saçları, açıklamaya yetebilirdi neden burada bulunduğunu. Devamını Oku… »

11- Burak Uğur – “Ölümsüzün Sonu”

Hikaye Yorum Yok »

Acınası bir haldeyim. Yıllardır süregelen asaletimin, hayatımı bir mahkumunkinden farksız kıldığını yeni anlıyorum. Karanlık gökyüzünün kasvetini hissedebiliyorum bedenimde. Siyaha olan bağımlılığım yüzyıllardır azalmak bir yana, çığ gibi büyüdü. Korku olduk. Nefret olduk. Acı olduk. Hüküm sürdük ve asil kanımızı asırlar boyunca yücelttik. Ama sonunda zamana boyun eğdik. Soğuk tepelerimiz, puslu ormanlarımız, yalnızlıkla taçlandırılmış kalelerimiz; insanoğlunun medeniyetiyle yok olmaya yüz tuttu. Zenginliğimiz ve gücümğlang1033zün temsili sadık birlikteliğimiz, insanların yarattığı göz kamaştırıcı renklerin pırıltısında eridi ve sonunda yok oldu. Devamını Oku… »

10- Burak Uğur – “İyi Geceler Sevgilim”

Hikaye Yorum Yok »

Loş bir ışık aydınlattı küçük odayı. Saat gece yarısını geçmiş olmalıydı. Fırlattı elindeki çakmağı, karşısında ayakta duran adam. Mumu güç bela yere bırakıp, iki adım attı geriye ve salıverdi kendini, yere kurulmuş pis yatağa. Yine sarhoş olduğu her halinden anlaşılıyordu. Pikesini üzerine çekip ağlamaya koyuldu. Bazen saatler sürerdi bu uğursuz gözyaşlarının sevdiği adamı yalnız bırakması. Bazense birkaç dakikasını alırdı. Her gece buna benzer bir sahneyle noktalardı gününü. Eve zil zurna sarhoş gelir, ya yatağina uzanır aglardı, ya da şu hayatta tek sevdiği şeyi yapar; sağdan soldan topladiği üç kuruş parayla bir tual alır ve resim yapardı. Genç adam bundan birkaç ay öncesine kadar daha güzel bir hayata sahipti. Ne zaman ki o vahim kaza oldu, Devamını Oku… »

09- Burak Mollamehmetoğlu – “Yüceler”

Hikaye Yorum Yok »

Ne zaman Yüceler zirvelerine karalar bağlasa, hep o şaibeli sessizlik çökerdi kasabanın üstüne. Evlerin ışıkları soluklaşır, gece kara bir deliğe dönerdi. Gökyüzü yıldız çocuklarını saklamak için koyulaşır, sokak lambaları titrer, kaldırımlar matlaşırdı. O gecelerde kesinlikle kimse konuşmazdı; tek bir nefes dahi, ağızdan en ince sessizliğiyle süzülürdü. Herkes şüpheyle oturur, ama kimse Yüceler’ e dönüp bakmazdı. Bakamazdı. Bakmak hayal etmek demekti; akılda kıvranan sayısız vahşi mürekkep lekesini canlandırmak gibiydi. Ve o gecelerde hayaller, boğuk karabasanlardan farksızdı.
Devamını Oku… »


Tema & Yazılım Düzenleme : Koray Yalçın   1998 - 2009 Copyright © Tüm Hakkı Saklıdır. 
    Login