ŞARKILARLA GEÇTİM ARANIZDAN
Biyografi, Sinema Yorum Yok »ŞARKILARLA GEÇTİM ARANIZDAN;kazım koyuncu için, Ümit Kıvanç tarafından çekilmiş yaklaşık 3,5 saat süren bir belgesel film.Ama diğer belgesel filmlerin aksine tüm film boyunca nerdeyse, Kazım kendini anlatıyor.Ümit Kıvanç bu filmi yüzlerce görüntünün,ses kaydının,resimlerin arasından bularak-sanırım 2005 yılından bu yana üzerinde çalıştığı bir proje-hayata geçirmiştir ve ne iyi etmiştir,emeğine yüreğine sağlık.Film şuan tüm film ve müzik marketlerde satışa sunuldu ve geliri umut çocukları derneğine kalacak.Film hakkında gerekli bilgiyi www.kazimkoyuncu.com sitesinden edinebilirsiniz.
ZUĞAŞİ BEREPE VE KAZIM’IN BİLDİRİLERİ
Va Mişkunan’dan
…hiç başımızdan eksik olmayan gökyüzüne
günün karanlık saatlerine
arasıra kopsada fırtınalara
birgün boğulacağımız denizlere
eski günlere,neler olacağını bilemesek de geleceğe
kötülüklerle dolu olsa bile tarihe
tarihin akışını düze çıkarmaya çalışan tüm güzel yüzlü çocuklara
Donkişotlara,ateş hırsızlarına
Ernesto ‘Çe’ Guevara’ya
yollara,yolculuklara
sevgililere,sevişmelere
sadece düşleyebildiklerimiz,olamadıklarımıza
üşürken ısınmalara
herşeyden sıcak annelere babalara ve tadını tüm bunlardan alan şarkılara
kendi sıcaklığımızı gönderiyoruz.
kötü şeyler gördük.
savaşlar-katliamlar,ölen-öldürülen çocuklar gördük.
. Kendi kültürünü, kendi dilini, kendisini kaybeden insanlar, topluluklar gördük.
. Yanan köyler, kentler, ormanlar, hayvanlar gördük.
Yoksul insanlar, ağlayan anneler, babalar, her gün bile bile sokaklarda ölüme koşan tinerci çocuklar gördük.
Biz de öldük.Ama her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik.
Teşekkürler dünya.
NOT:Fırtına’da santral istemiyoruz!
Dünya, her yandan insanların verdiği zararlarla bir tükenişin içinde. İnsanın doğaya karşı doğa dışı müdahaleleri sonumuzu hazırlıyor. Bu bağlamda Türkiye de anti-ekolojist politikalar izlemekten geri durmuyor. Bergama ve Artvin’de siyanür zehiriyle altın aranması, Akkuyu’da nükleer santral, yargı kararlarını hiçe sayarak Gökova’da termik santral yapılmaya çalışılması, diğer birçok evrensel yanlışın önünde duruyor. Şimdi de dünyanın sayılı doğal alanlarından biri olan Fırtına Vadisi’nde hhidrolik santral kurulmaya çalışılıyor. Bu santralın coğurafyamıza kurulmasının sonucu vadide yaşayan hayvan türlerinin yok olması, terihî evlerin yıkılması, binlerce ağacın kesilmeis, iklimsel değişiklik, velhasılı kelam, kültürel ve doğal mirasımızın yok olması olacak. Çocukken yakaladığımızda olağanüstü güzelliğiyle büyülendiğimiz inexi (denizalası) artık ancak hafızalarımızda yaşatacağımız bir eski zaman balığı haline gelecek. Fırtına Vadisi ile birlikte çocukluğumuz da yok olacak. Çay endüstrisiyle başlayan iklimsel değişiklik santralle birlikte çığırından çıkacak! Evet ya santral ve felaket ya da “çocuklarımızdan ödünç aldığımız” bu dünyanın cenneti. Hayır, Fırtına’da santral istemiyoruz!








Son Yorumlar