Hayat Bir Çocuğa Nasıl Anlatılmalı?
Okuduklarım - Önerdiklerim August 31st, 2009Arkadaşımın kızı bir yaşına gelmişti, ‘Sen eğitimcisin, neler öğretmem
gerekiyor, bazen kendimi çok çaresiz hissediyorum’ dedi. Sorusu kolaydı
ama yanıtı zordu, akıl vermesi basitti ama uygulaması karmaşıktı, anlatmaya
başladım: Annelik uzun zaman alan ve günün yirmi dört saati devam eden
adı ‘insan yetiştirmek’ olan bir iş. Bir kere bilmelisin ki, zaman alacak. Neye
zaman harcarsan onun karşılığını alırsın. İşine zaman harcarsan işinden,
eşine zaman harcarsan eşinden, çocuğuna zaman ayırırsan da ondan
karşılığını alırsın.
Yapabiliyorsan gözyaşlarını tutmamasını öğret,
acı çekmeden olgunlaşamayacağını…
Kıskanmamayı öğret ona, arkadaşının başarısından mutlu olmayı,
birlikte sevinçleri paylaşmayı, içinden ‘neden ben değil de o?’ demeden…
Kazanmaktan mutluluk duyup içine sindirmeyi, ama aynı zamanda kaybetmeyi
öğrenmesini. Çünkü bir adım sonrasında görünüşte galip olanları gösterecek
hayat ona.Her şeyin bir sonu olduğunu öğret. Sahip olduğu bütün değerlerin
bir gün keyif vermeyebileceğini, kazanılan ve harcananın bir sonu olduğunu.
Gidilen yerlerin zamanla bıkkınlık verebileceğini, her şeyi tüketebileceğini,
tüketemeyeceği tek şeyin bilgi olduğunu öğret. Kitaplardan keyif almasını.
Ders çalışmak istemiyorsa zorlanmamasını , ama okumayı sevmesini öğret
ona. Elbet er ya da geç alacaksın biliyorum, ama mümkün olduğunca geç al
ona bilgisayarı.Ona kendisi ile kalacağı sakin zamanlar ver,
sıkılmayı öğret ona, sıkılıp ta kendini yönlendirmeyi bulmasını.
Doğaya götür onu, hayvanlardan korkmaması gerektiğini öğret. Arıların bizi
sokmasından çok, nasıl bal yaptığını anlat. Doğanın kendi içindeki gizemini
bulmasına yardımcı ol, yağmurdan sonraki toprak kokusundan keyif almasını
sağla.Soğuk kış gecesinde ateş yakmayı öğret, belki büyüdüğünde bir gece
sevgilisine ateş yakar ve bel ki binlerce yıldızın altında birbirlerine sarılırlar,
bunu öğrenmemiş diğer sevgililerin aksine…
Şartlar çok zor olsa da yalan söylememesi gerektiğini öğret ona.
Kazandığı elli milyonun piyangodan çıkan beş yüz milyardan çok daha keyifli
olduğunu öğret. Alın terine saygıyı öğret ona.
Aşk acısı çekmenin hiç âşık olmamaktan daha güzel bir duygu olduğunu öğret.
Kendi doğruları üzerinden kimsenin onu yargılamasına izin vermemesi
gerektiğini öğret, başkalarını da kendi doğruları üzerinden yargılamamayı.
… Bunun başkalarını dinlememek olduğunu değil, söylenenleri kendi
eleğinden geçirmesi gerektiğini öğret.Kendi fikirlerine inanmanın güzelliklerini
anlat.Hayatı sorgulamayı öğret ona…
Bilginin en büyük güç olduğunu öğret. Yapabilirse bunu en büyük fiyata
satmasını, ama kalbini ve ruhunu k endisine saklaması gerektiğini öğret.
Haklı olduğu konuda sonuna kadar diretmesini öğret ve haklıyken dik durmasını.
Günün birinde yaptıkları değil yapmadıkları için pişmanlık duyabileceğini öğret.
Basit yaşaması gerektiğini öğret ona, çay içmekten keyif almayı…
‘İstemiyorum’ ,’hayır’ demeyi öğret ona, istediğinde ise ‘istiyorum’ demeyi.
Sevdiğinde ise’seni seviyorum’ diyebilmeyi öğret ona.
Bir kot pantolon ve tişörtle üniversiteyi bitirmeyi öğret ona.
Temiz kokmasını…
Sorgusuz sevmeyi… El yazısı ile notlar yazmayı… Lafı dolandırmamayı
….Sevdiklerinin hiçbir zaman çantada keklik olmadığını, dostluğa yatırım
yapması gerektiğini, kıymetini bilmeyenlerden uzaklaşmasını öğret ona.
Müziği sevmesini, sporla barışık yaşamasını.
İşlerin hiçbir zaman bitmediğini söyle ona, en yoğun zamanda bile kendine
vakit ayırması gerektiğini öğret…Ama en çok da kendini sevmesini öğret…
Kendini sevmezse kimsenin onu sevmeyeceğini. ..Kendine çiçek almazsa
kimseden çiçek beklememesi gerektiğini.. . Kendine özenli yemekler yapıp
sofralar kurmazsa kimsenin onun için yemek hazırlamayacağını…Hayatta her
şeyden çok kendisinin önemli olduğunu öğret ona…
Aylin Kotil, Cumhuriyet Gazetesi
Bu yazının okunma sayısı: 118
Yorum Gönder
Yorum gönderebilmek için giriş yapmalısınız.







