Onu anlatmaya kelimeler yetmez biliyorum.Sanki hala yaşıyor gibi…

11 Ekim’de ”hayır ölmemiÅŸtir” dedim, ilk defa  birinin ölümüne inanmadım. Ne kadar çok mecburmuÅŸum ÅŸiirlerine.”Åžimdi bizim ÅŸiirlerimizi kim yazacak?” dedim içimden.Ben sana mecburum’u bilmeyen var mı?

Ölmeden 2 yıl öncesiydi.ATİLLA İLHAN hafta içi hergün saat 8:30-9:00 arasında Maçka yokuÅŸunu tırmanırdı.Bende yürümesini izlerdim.Bazen göz göze gelirdik.Cesaret edemezdim yanına gitmeye, tanışamadım demem bu yüzdendir.Her bakışında “hadi gel de, sor artık sorularını” der gibi gelirdi bana.Her gün gördüğüm ATİLLA İLHAN’la hiç tanışamadım.Neden bilmiyorum, yapamadım.Oysa ona soracağım öyle çok ÅŸey vardı ki..

Onu ne zaman Maçka’da görsem aklıma “Üçüncü Åžahsın Åžiiri” gelirdi.

“…Ne vakit Maçka’dan geçsem

Limanda hep gemiler olurdu…”

Ben onu ne vakit Maçka’dan geçerken görsem, aklımdan hep bu dizeler geçerdi.O yürürdü ben kalırdım, ben kalırdım o yürürdü.Aklımdan ÅŸiirleri geçerdi.Arkasından bakakalırdım.

Sonra ben Maçka’dan taşındım.Åžiirleri benimle geldi.O, orda kaldı.Yine hep Maçka’dan geçti.Hiç bir ÅŸeyden piÅŸman olmadım ama onunla tanışamadığıma öyle piÅŸmanım ki.

Şimdi bu şiirleri kim yazacak? Şimdi ben kimi kıskanacağım, benim düşündüklerimi yazmış, sanki içimi okumuş diye?

Hangi şiirini yazsam bilemedim buraya.Sonra karar verdim.Beni en çok hüzünlendiren, en çok vuran şiirini yazmaya.

Artık ne vakit Maçka’dan geçecek olsam, limanda gemilere bakakalırım.Bir rüzgar aklımı alır, ona götürür.ATİLLA İLHAN’ı sevgiyle ve saygıyla anıyorum.

 

 Türkan KA


Bu yazının okunma sayısı: 140