Aylık arşivler: Şubat 2008

Kendimi Arıyorum , Ölü yada Diri

Kayboldum sanırım  …

 Dalga geçen sizin gibi olsun,

 Yazıyı okuyan da..

Genç kız yürüyor ….    diye yazıyor Peter Morgen , nasıl olup da geri dönecek kendini bulmak için …

Hep kendini kaybettiği zamanlarda aynaya bakardı kendi yüzünü eli ile kontrol eder derin bi oh çekerdi kaybolmamışım diye fakat şu an aradığı sureti yada somut olan bedeni değildi kendisinin ruh u idi aynada wardı ama yoktu varlıkla yokluk arasındaki o yol da kaybolmuştu.

 Ölü olduğuna inandı ama aynada kendini görüyordu saplandı kaldı ne kendisini buldu nede gördüğünün kendisi olup olmadığını .

YAŞA-M

Yaşam neydi yada yaşamak nasıl birşeydi?Genel geçer tanımlara mı sahipti,yoksa herkes için farklı anlamlar mı içerirdi?Y.Erdoğan demişti ya hani:’soyulur muydu kabuğu hayatın,yoksa bütün vitamini kabuğunda mıydı?’Belki de yaşam konulduğu kabın şeklini almayan tek akışkandı.

Onca şey söylenilmişti üzerine;farklı betimlemelerle,farklı karakterlerin içinde yer aldığı öykülerde,romanlarda bazen şiirlerde,filmlerde;insan mahsulü herşeyde.Hiçbiri tam bir tanımını yapamıyordu hayatın’ diğer insan’a göre,oysa’ yaratıcı olan insan’a göre tam da bu olmalıydı işte.İçinde yaşadığı şeyi ne kadar da merak etmişti insan-deryanın içinde deryadan bi haber yaşayanlar da bu gruba dahil edilebilir,en azından bu benim yazımda olabilir.evet dahil ediyorum.-,ne özel ne önemli bir hale getirivermişti.Çünkü aslında bazen ukalaca ve belki çok görmüş geçirmiş bir edayla söylenen:’Dünya senin etrafında dönmüyooo olm/kızım!!’  geri dönmez bu seda gerçek dışı.Neden mi?Dünya benim /bizim etrafım(ız)da dönüyor da ondan.Yaşanan tek gerçeklik benim/bizim yaşadıklarım(ız).Bu yüzden işte,yaşam;kişi ne yaşıyorsa ne yaşadıysa,ne gördü ne bildiyse bundan ibaret.Yaşam genel geçer değil,öznel.Düşünsenize bu dünyanın hatta abartıp o bilmedikleri evrenin kendileri için yaratıldığını-ki kelimeden ulaşılan bir yaratıcının varlığıdır-düşünenler aslında ne de büyük bir çelişki içerisindeler-beni şaşırtmadı-.Bu fikirle beslenen insanların kendi yarattıkları – her nasılsa cümlenin tam da bu noktasına cuk uyan, o yere- Araf’a a sıkışmış oldukları ortada.İKİ DÜNYA ARASINDA KALAKALMAK,NE BURAYA NE DİĞERİNE AİT OLMAK…

Belki de yaşam;diğer yarını aramakla geçirdiğin zaman içinde biriktirdiğin deneyimlerin bütünüdür.Bazen asıl amaç unutulur,bazense bir saplantı haline getirilir;yani ya bulunur yada hep aranır.

                              Seni bulduğum gün değişmişti herşey

                              Artık ne ben eski bendim,ne sen eski sen…

Bu Ayrilik – Mevlana Celaleddin Rumi

Bu Ayrilik

Kusuruma bakmayin benim, dostlar,
bagislayin beni.
Ben davullara, bayraklara aldirmayan
bir padisahin yoluna dusmusum,
deli divane olmusum.
Cok uzaklardan yuruyen bir adam gibiyim ben,
cok uzaklardan gecen bir hayal gibi.
Ama yok da sayilmam hani,
var olan bir seyim ben.

Haydi ben bensiz geleyim,
sen sensiz gel.
Ne varsa su irmagin icinde var,
soyunalim iki can,
dalalim su irmaga, hadi.
Bu kupkuru yerde yakinmadan gayri ne gorduk,
bu kupkuru yerde ne gorduk zulumden gayri.

Bu irmakta ne olmek var bize,
bu irmakta ne gam var, ne keder var, ne dert.
Bu irmak alabildigine yasamaktan,
bu irmak iyilikten, comertlikten ibaret.

Durma, cabuk gel, gelmem deme.
Ne evet demek yarasir sana, ne hayir, dostum,
senin sânina sadece gelmek yarasir.

Mevlana Celaleddin Rumi

Üçüncü Şahsın Şiiri – Atilla İlhan

Gözlerin gözlerime değince

Felaketim olurdu, ağlardım

Beni sevmiyordun, bilirdim

Bir sevdiğin vardı, duyardım

Çöp gibi bir oğlan, ipince

Hayırsızın biriydi, fikrimce

Ne vakit karşımda görsem

Öldüreceğimden korkardım

Felaketim olurdu, ağlardım.

 

Ne vakit Maçka’dan geçsem

Limanda hep gemiler olurdu

Ağaçlar kuş gibi gülerdi

Bir rüzgar aklımı alırdı

Sessizce bir cigara yakardın

Parmaklarımın ucunu yakardın

Kirpiklerini eğerdin bakardın

Üşürdüm, içim ürperirdi

Felaketim olurdu, ağlardım.

 

Akşamlar bir roman gibi biterdi

Jezabel kan içinde yatardı

Limandan bir gemi giderdi

Sen kalkıp ona giderdin

Benzin mum gibi giderdin

Sabaha kadar kalırdın

Hayırsızın biriydi fikrimce

Güldü mü cenazeye benzerdi

Hele seni kollarına aldı mı

Felaketim olurdu, ağlardım…

 

ATİLLA İLHAN

Atilla İlhan

 

Onu anlatmaya kelimeler yetmez biliyorum.Sanki hala yaşıyor gibi…

11 Ekim’de “hayır ölmemiştir” dedim, ilk defa  birinin ölümüne inanmadım. Ne kadar çok mecburmuşum şiirlerine.”Şimdi bizim şiirlerimizi kim yazacak?” dedim içimden.Ben sana mecburum’u bilmeyen var mı?

Ölmeden 2 yıl öncesiydi.ATİLLA İLHAN hafta içi hergün saat 8:30-9:00 arasında Maçka yokuşunu tırmanırdı.Bende yürümesini izlerdim.Bazen göz göze gelirdik.Cesaret edemezdim yanına gitmeye, tanışamadım demem bu yüzdendir.Her bakışında “hadi gel de, sor artık sorularını” der gibi gelirdi bana.Her gün gördüğüm ATİLLA İLHAN’la hiç tanışamadım.Neden bilmiyorum, yapamadım.Oysa ona soracağım öyle çok şey vardı ki..

Onu ne zaman Maçka’da görsem aklıma “Üçüncü Şahsın Şiiri” gelirdi.

“…Ne vakit Maçka’dan geçsem

Limanda hep gemiler olurdu…”

Ben onu ne vakit Maçka’dan geçerken görsem, aklımdan hep bu dizeler geçerdi.O yürürdü ben kalırdım, ben kalırdım o yürürdü.Aklımdan şiirleri geçerdi.Arkasından bakakalırdım.

Sonra ben Maçka’dan taşındım.Şiirleri benimle geldi.O, orda kaldı.Yine hep Maçka’dan geçti.Hiç bir şeyden pişman olmadım ama onunla tanışamadığıma öyle pişmanım ki.

Şimdi bu şiirleri kim yazacak? Şimdi ben kimi kıskanacağım, benim düşündüklerimi yazmış, sanki içimi okumuş diye?

Hangi şiirini yazsam bilemedim buraya.Sonra karar verdim.Beni en çok hüzünlendiren, en çok vuran şiirini yazmaya.

Artık ne vakit Maçka’dan geçecek olsam, limanda gemilere bakakalırım.Bir rüzgar aklımı alır, ona götürür.ATİLLA İLHAN’ı sevgiyle ve saygıyla anıyorum.

 

 Türkan KA

Ölmeden Önce Yapacaklarım Listesi

Tabi listeye bazı şeyleri gun geçtikçe ekliyeceğim zaten çoğunuda yaptım , ama listeyi dahada uzatıp genişletmek istiyorum zamanla , yavas yavas yazalım hemde öğreti tarzı bir makale hazırlayalım sağdan soldan kopya çekerek .

Başlıyorum :

1- İstifa edin.
2- Ateş edin.
3- Bir dönem yalnız yaşayın.
4- En az bir kere nereye gittiğinizi bilmeden yola çıkın.
5- Zenci bir kadınla sevişin.
6- Mümkünse bütün ırklardan kadınlarla sevişin.
7- Jim Beam Black için.
8- Her konuda sevgilinizden iyi olun.
9- Mecburiyetten sıcak bira için.
10- Rock grubu kurun, grubun solisti olun.
11- İyice şımarmış grubu dağıtın, daha sonra da “Ben olmasam onlar birer hiç” diye açıklama yapın.
12- Aşık olun.
13- Terk edilin.
14- Aldatın.
15- Son sevgilinizin yeni erkek arkadaşına verin köteği gitsin.
16- İki ya da daha fazla kadınla birden sevişin.
17- Mizah sitesi yapın.
18- Bir Chopper ile uzun bir yolculuğa çıkın.
19- Eski bir Amerikan arabası edinin.
20- Uçak tuvaletinde sevişin.
21- Kankalarla evde bira içip, maç izleyin.
22- Blues Brothers’ı, True Romance’ı, Godfather’ı, Reservoir Dogs’ı, Untouchables’ı seyredin.
23- Soygun planı yapın.
24- Gecenin bir yarısı sarhoş halde şarkı söyleyerek evin yolunu bulmaya çalışın.
25- Alkol komasına girin (sonra kahramanca çıkın).
26- Ralliye katılın.
27- Birkaç gün uykusuz, bir gün de aç dolaşın.
28- Kışın denize girin.
29- Sevgilinize yemek yapın.
30- Bir arkadaşınızla Rio’ya, tek başınıza Londra’ya, sevgilinizle Paris’e gidin.
31- Bir kadının bacağını traş edin.
32- Rafting yapın.
33- Porsche kullanın, motor sesini dinleyin.
34- Gitar çalmayı öğrenin. (Birkaç akor bassanız hatun indirmeye yeter.)
35- En sevdiğiniz film yıldızıyla aynı kafede kahve için.
36- Yamaç paraşütü yapın.
37- Balık tutun, anlatırken boyunu beşle çarpın.
38- Çocuk sahibi olun.
39- Issız bir koyda yanınızda bir hatunla çırılçıplak denize girin.
40- Las Vegas’ta kumar oynayın.
41- Balonla gezin.
42- One night stand olayına girin.
43- Su yatağında sevişin.
44- Bir kitap yazın.
45- Jakuzide stres atın.
46- Bungee jumping yapın.
47- İnternette bir porno sitesine üye olun.
48- Evde çılgın bir parti düzenleyin. Komşular polis çağırsın.
49- Akdeniz sahili boyunca yatla gezin.
50- Güzel bir kadına masaj yaptırın.
51- Alpler’de kayak yapın.
52- Bir bebeğin altını değiştirin.
53- Safariye katılın ama hiç ateş etmeyin.
54- Patronun sekreteriyle patronun odasında sevişin. Ama ikinci defa denemeyin.
55- Jet-ski kullanın.
56- Çıplaklar kampına gidin.
57- Pervaneli uçak uçurmayı öğrenin.
58- Çok yüksek miktarlarda borç isteyin. Alırsanız hemen geri vermeyin.
59- Okyanusta yüzün.
60- Bir hayat kurtarın.
61- Bir final maçına çıkın.
62- Kankaya sürpriz doğum günü partisi düzenleyin. Pastadan hatun çıksın.
63- Ertesi gün de öyle pasta yaptırdığınız için hava atın.
64- Hamama gidip kese yaptırın.
65- Bardan hatun çıkarın.
66- Tek başınıza tatile gidip piyasaya girin.
67- Ata binin.
68- Odun kırın.
69- Sağlam bir konsere gidin ve herkesin yaptığı tespitlerin dışına çıkarak marjinal takılın.
70- İç çamaşırı defilesi izleyin ama cool durun.
71- Spor bir araba alın.
72- Tavuk yakalayın.
73- Hiç durmadan bir saat öpüşün.
74- Tır parketmeye çalışın, başkaları kornaya yüklenirken sıkıntı çekiyormuşsunuz havası yaratın.
75- Herhangi bir dalda ödül alın.
76- Bir kez olsun sopa yiyin.
77- Bir spor dalının allame-i cihanı olun.
78- Bilardo masasında sevişin.
79- Dünyanın yedi harikasını görün.
80- Köpek besleyin.
81- Pahalı bir geneleve gidin.
82- Ava çıkın.
83- Strip poker oynayın.
84- Mum ışığında yemek yiyin.
85- Maça gidip tezahürat yapın, ama ertesi gün sesiniz kısılsın.
86- Tutunamayanlar’ı okuyun.
87- Sokak kavgasına karışın.
88- Pantolonun içine don giymeyin.
89- Geyik programlarından birini arayıp canlı yayında programın ne kadar boktan olduğunu söyleyin.
90- Valideyle pederin masraflarını üstlenin.
91- Bir süre sonsuz ruh dinginliğine ulaşmaya çalışıyor ayağıyla budist rahibi kıvamında takılıp bu yolla da hatun götürün.
92- Futbol muhabbetlerinde anlatabilmek için en az bir rövaşata, birkaç da “gelişine çaktım abi” golü atmışlığınız olsun.
93- Orta sahadan basket atın.
94- Bir yerlerinizi kırın ve alçıya imza attırın.
95- Bir gece boyunca sex yapıp sabah işe hiç uyumadan gidin.
96- İlik gibi bir hatunla bara gidip, onun yanında başka bir kıza sarkın.
97- Uzun süredir bağlamaya çalıştığınız tabiat harikası yaratığın yüzüne telefon kapatın, daha sonra da telefonlarına çıkmayın.
98- Wembley’de maç izleyin.
99- Amerikan futbolunun kurallarını öğrenin.
100- Bukowski okuyun.
101- Dövme yaptırın.
102- Duşta oral sex olayına girin.
103- Birayı şişeden için.
104- Yatak odanızın tavanını aynayla kaplatın.
105- Bir ay televizyonu fişten çekin.
106- Everest harici bir dağa tırmanın (sonradan kitap yazmamak kaydıyla.)
107- Lüzumsuz bir dil öğrenin (mesela Hollandaca).
108- Bir kahramanınız olsun.
109- Kahramanınızla tanışın.
110- Birinin kahramanı olun.
111- Otobüsle Edirne’den Kars’a gidin, indiğinizde kıçınız ağrıyorsa bir de otobüs şoförünü düşünün.
112- Yuhalanın.
113- Borsaya girin, beş para etmez bir kağıt alın ve sonra bu hatayı bir daha tekrarlamayın.
114- Saçınızı boyayın.
115- Saç kesiminizi değiştirin ama asla küt kestirmeyin.
116- Sakal bırakın.
117- Çok uzak ve kimsenin bilmediği bir yere gidin ve orada bir ay kalın (böylece o sakalla sizi kimse görmez).
118- Bir şiir yazın.
119- Düğme dikin.
120- Bir hafta boyunca tıka basa yiyin, o kadar şişmanlayın ki telefon kulübesine sığamayın ve bu durumu kafanıza takmayın.
121- Vücudunuzu hiç olmadığı kadar forma sokun.
122- Cumartesi gecesi barmenlik yapın.
123- İstanbul’da taksi şoförlüğü yapın.
124- Bir hafta hiç konuşmayın.
125- Arkanızda bir eser bırakın.
126- Para ödeyerek biriyle sevişin.
127- Seviştiğiniz birinden para alın.
128- Yatağınızın altına porno dergi saklayın.
129- Altılıda bütün eşekleri yazın.
130- Orhan Pamuk, Yaşar Kemal ve Hakkı Devrim’le scrabble oynayın, yenilirseniz mızıtın.
131- Bir partideki en seksi hatuna asılın (gerçekten en seksisine, her zaman olduğu gibi idare eder olana değil).
132- Birini karşıdan karşıya geçirin.
133- Ajda Pekkan’ın gerçekten porno çevirip çevirmediğini öğrenin ve bu sırrı mezara götürün.
134- Sabaha kadar playstation oynayın.
135- Evlenin.
136- Tito Puente’yi izleyin.
137- Rüyalarınızın evine taşının.
138- Bir modelle çıkın.
139- Yalan söyleyip paçayı kurtarabileceğiniz bir yerde doğruyu söyleyin.
140- Babanızı en iyi yaptığı işte geçin.
141- Sarhoş olup dağıtın ve arkadaşlarınızı ayırt edin.
142- Bir arşiviniz olsun.
143- Bir kez olsun dişçiye doğru anda gidin.
144- Yabancı bir kadınla yatın, sonra da arkadaşıyla.
145- Alete tükenmezle kuru kafa çizip, sonra da sevgilinize “Bak, zamanında babam beni mastürbasyon yaparken yakalayınca, bastı yumruğu” esprisi yapın.
146- Bir halta yaramayan bir konuda, mesela egzotik lahanalar üzerinde uzmanlaşın. Ama bunu kendinize saklayın.
147- Bir barda yabancı biriyle bilek güreşi yapın ve kazanın.
148- Boks maçına gidin.
149- Kankanızın düğününde konuşma yapın.
150- En az bir kere televizyona çıkın, sonra da kendinizi izleyin.
151- HIV testi yaptırın (negatif çıkın).
152- Meslek değiştirin.
153- Poker oynayın.
154- En büyük yanlışı yaptığınız kişiyi bulun ve özür dileyin.
155- Şarabı geri yollayın (kötüyse tabii).
156- Bir dilenciye 100 lira verin.
157- Yanınıza fotoğraf makinesi almadan tatile çıkın.
158- Komşunun bahçesine dalın.
159- Bir kokteyli yapmayı öğrenin.
160- Orgazm numarası yapın.
161- Bir tost makinesi tamir edin.
162- Antrenörlük yapın.
163- Yenisini bulmadan bir hatunu terk edin.
164- Takım elbise diktirin.
165- Kuşların, ağaçların, çiçeklerin, böceklerin, coğrafi şekillerin ve gök cisimlerinin isimlerini öğrenin, çocuklarınıza da öğretin.
166- Cennet cehennem ihtimalini gözden geçirerek insanlara iyi davranmaya başlayın.
167- Karın tokluğuna çalışın.
168- Sabah gülümseyerek uyanın.
169- Bir yerde okudunuz diye bütün bunları ille de yapmaya kalkmayın.
170- Ve olur ya listeyi tamamlarsanız hepsini tekrar yapın.

Kan Atlası – Nilgün Marmara

Kimdi o kedi, zamanın
eşyayı örseleyen korkusunda
eğerek kuşları yemlerine,
bana ve suçlarıma dolanan?

Gök kaçınca üzerimizden ve
yıldız dengi çözüldüğünde
neydi yaklaşan
yanan yatağından aslanlar geçirmiş
ve gömütünün kapağı hep açık olana?

Yedi tül ardında yazgı uşağı,
görüldüğünde tek boyutlu düzlüktür o
ve bağlanmıştır körler
örümcek salyası kablolarla birbirine
sevişirken,
iskeletin sevincini aklın yangınına
döndüren, fil kuyruğu gerdanlıklarla.

Yine de, zaman kedisi
pençesi ensemde, üzünç kemiğimden
çekerken beni kendi göğüne,
bir kahkaha bölüyor dokusunu

   düşler marketinin,
uyanıyorum küstah sözcüklerle:
   Ey, iki adımlık yerküre
   senin bütün arka bahçelerini
      gördüm ben!
     
Nilgün MARMARA  

Dünyanın Geleceği Senin Ellerinde

Brezilya’da Rio’da Corcovado Dağı üzerinde, şehrin sembollerinden biri olan İsa Heykeli ,  Dağın aşağı kısmında Tijuca Milli Parkı bulunur , Corcovado dağ treni, kıvrımlı bir yolu izleyerek dağın zirvesinin yakınına kadar gelir.  7 temmuz 2007 tarihinde, Dünyanın 7 Harikası’ndan biri olarak seçilmiştir.

Corcovado 710 m. yükseklikte olup, muhteşem bir şehir manzarası sunar.

Geçenlerde Ünlü Çevre Koruma Örgütü Greenpeace tarafından burada anlamlı bir eylem görüntülendi Corcovado dağlarında ellerini açıp dünyayı selamlayan İsa Heykelinin eline   üzerinde ingilizce ve portekizceden oluşan sarı pankartlar konuldu.

bizde bu çağrıya ayak uydurup küresel ısınma ,denizlerin korunması ve dünyaya zarar veren tüm etkenleri engellemek için elimizden geleni yapmamız gerekir. bu olayları www.greenpeace.org.tr sitesinde takip edebilirsiniz.

Dünyanın Geleceği Senin Elinde …

 

Hayatımın Parçası – Pink Floyd – High Hopes

yavaş bir çürüme tarafından tüketilen bir hayata giden çimen daha yeşildi,
ışık daha parlaktı
dostlar etrafında
mucize gecesinde

Diyordu  şarkı , Güzel bir şarkı olması lazımdı başlığa bakılacak olursa , Koray'ın hayatının parçası ...Aslında korayın hayatının en'leri  yaptığı şeyler çok fazla yoktu , aslında çoktu ama secip üste koyduğu şeyler çok fazla yoktu.Tabi beni iyi tanıyanlar bilir ki bu kadar seçiciliğimin içinde bir şarkıya hayatımın şarkısı diyebilmem için gerçektende harkulade bir eser olması gerek. Buna sizi inandırmam gerekecek biliyorum :) ama inandıracam  emin olabilirsiniz.

Şarkıcı ve Grup hakkında çok fazla yorum yapmama gerek yok pink floyd deyince zaten akan sular durur muhakkak, Eğer su durmuşsa zaten hareketlenmeye başlar , yeri yerinden oynatacak ilahi bir güce sahip olduklarını düşünüyorum , bu tanrısal birleşimin ardından , tanrı'nın müziğide böyle birşeydir diye içimden geçiriyorum , sanrısal yönü bir yana  dünyada bilmem kaç kez altın plak almış albümleri milyonlarca satılmış bir grubun neden yüzlerce şarkısı arasından bu şarkıyı seçtim ,

aslında bu zor olmadı.

Beni durduk yere ağlattı , hemde sıradan ve aklımda düşünüp tasalanabileceğim hiç bir dert yokken , hemde dinlediğim zamanın böyle bir ortama müsait olabileceği en son yerlerden biri olmasına karşın ve ağlanacak yerin en son yer olmasına karşın ağlattı, tabi buda yetmiyormuş gibi klibi beni dehşete düşürdü , uzun zamandır bu kadar hayranlıkla severek hissederek dinlediğim , izlediğim başka bir şarkı olmamıştı , değişken zamanları değişen yaşımla zamanla birlikte dahada ağırlaştığını hissetdiriyordu.

Lise döneminde slayer ile başlayan ağır müzik hayranlığım , okul dönemi sonunda heavy metal e kadar düşmüştü İron Maiden dinleyip işte diyordum huzur ve yavaşlık , ama bu yetmiyormuş gibi dahada yavaşlıyordum , daha melodik , gothic ağırlıklı şarkılar iştahımı kabartıp beni hazza ulaştırıyordu , sonunda işte anathema yavaşlığın en dibi , düşülebilecek en derin yer ,  yüzülebilecek en sığ su diyordum , hareket etmek bile zordu , sanki hayat ağır çekimde işliyormuş gibi oluyordu , ta ki high hopes'i hissedene kadar. 

Uzun sololu şarkılar oldum olası dikkatimi çekmiştir , mesela led zeppelin in  stairway to heaven şarkısı yada queen in bohemian rhapsody şarkısı bunlara örnektir , o şarkılarda dönem dönem hastası olduğum şarkılardır.

Şarkıyı sesiz bir ortamda dinleyince dağda , çayırlarda yalnız dolaşan içi huzurla dolan bir insan silületi aklıma  geliyor,  sürrealist bir yaşayışa ilham verecek ironiler hissetdiriyor , yaşadığınız dünyayı tersinden sanki daha net görebiliyor hissi uyandırıyor bu şarkı.

Duygusallığın sınırlarını zorlarken sözler içinize içinize girip kanınızı kaynatıyor fışkırtmak istercesine. Sanki yüksek dozajda eroin enjekte etmişsiniz damarlarınızada o hissiyatsizliği yaşıyorsunuz , sekiz dakikalık dozaj sizi başka dünyalara götürüyor. Huzur diye tanımladığınız duyguyu hissediyorsunuz. aşk ile gözyaşı ile perçimliyerek işte yaşamın keyfi işte huzurun nirvanası diye içinizden geçiriyorsunuz.

Sözlerin ve anlatımların , anlaşmazlıkların , anlaşılmazlıkların yaşandığı bu kült çevrede sanki daha once yaşadığınız yada yaşamak istediğiniz bir deja vu ile karşı karşıya geliyorsunuz , zannetdiğiniz his sanki dün rüyanızda görür gibi olduğunuz yada zihninizin arkasında oluşturduğunuz o huzur hissine benziyor.

 girişte çalan çanlar ve o büyüleyen melodi sizi sanki yaşamın yavaşlığına hazırlıyor. Sanki nefesiniz daha yavaş , zaman ağır ağır işliyor ,

 sonra herşey eskisi gibi

Fazla söze gerek yok şarkı benim hayatımın parçası diyorsam çirkin olabilme ihtimali yoktur zaten.

Alta Klibini  veriyorum , sesi çok sağlam yansıtmıyor bilgisayarınıza indirip yüksek ses veren bir aletde dinlemenizi tavsiye ediyorum.

Sadece dinlemekle kalmayın . Hissetmeyi deneyin , en az benim kadar ...

ufkun ötesinde, gençken yaşadıgımız yerde
mıknatıslar ve mucizeler dünyasında
düşüncelerimiz başıboştu, sürekli ve sınır tanımaz bir şekilde
başlamıştı, ayrılık çanları çalmaya 

geçitte ve uzun yol boyunca
buluşuyorlar mı, hala kesişme noktasında 

bir grup vardı, paçavralar içinde
ayakizlerimizi takip eden,
kaçan, zaman düşlerimizi almadan önce
bizi toprağa baglayan sayısız küçük yaratıgı geride bırakıp
yavaş bir çürüme tarafından tüketilen bir hayata giden

çimen daha yeşildi,
ışık daha parlaktı
dostlar etrafında
mucize gecesinde

ardımızda yanan köprülerin közlerine bakıyoruz
diğer tarafın ne kadar yeşil oldugu ilişiyor gözümüze
adımlarımız ileri atılıyor, ancak uykumuzda geri yürüyoruz
sürüklenerek bir iç dalganın gücüyle 

daha yükseklerde sakin bir bayrakla
ulaştık düşlenen dünyanın baş döndürücü dağlarına

sonsuza dek arzu ve tutkuyla yüklü
bir açlık daha var doyurulmamış
yorgun bakışlarımız hala başıboş geziniyor ufukta
çakılıp kaldığımız halde bu yolun üzerinde defalarca

çimen daha yeşildi,
ışık daha parlaktı
tat, daha tatlıydı
mucize gecesinde
dostlar etrafında
şafak sisi ışıldıyordu
su akıyordu
sonsuz nehir

sonsuza dek, daima

[kml_flashembed movie="http://www.youtube.com/v/8ioavsW0tgI" width="425" height="350" wmode="transparent" /]