Yalanın Karanlıklarda Ağlayışı
Denemeler Aralık 5th, 2007Karanlıklar ağlıyordu,odaların içinde gezen gözlerine karşı.Kaybetmenin anlamı olduğu zamanlardı.Bir şeyler için başka şeylerini kaybeden insanlar vardı.Uzak esintilerin aldığı ve sokaklarda çaldığı ince bir mızıka sesiydi, onunn gülüşünün altında yatan yatırılan.
Objektiflerin objektif olmadığı ve aksine subjektij baktığı zamanlardı.Kızın adı yalandı.Yalan doğrudan kaçtığı kadar vardı.Doğru erkeğin adıydı.Yalanın ayak izlerini takip ederdi doğru.Doğrunun izdüşümlerinde yaşardı yalan.
Kimse bilmeden ve görmeden yaşadılar uzun süre.Artık görünmek vaktiydi ve tüm deklanşörlere basılmalıydı,bir sabah vakti ve beklemeksizin…Öyle de oldu zaten yalanla ile doğrunun içiçe girdiği bir karanlık oda beklentisinde bastılar deklanşöre,ölen sadece doğru oldu.
Yalana gelince aldı,başını gitti uzaklara… Bir başka doğruyu bulmaya elbet.Başka bir fotoğrafa saklandı başka doğru ile aynı yalanın aşkı..
Fakat aşkta kaybedilen ve hiçbir hikayede bilinmeyen yalanın doğruya ağlayışı oldu.Öldüğü gece çok ağladı yalan. Yalanın doğru gözyaşları,karanlıkta farkedilmedi.Gülümser gözüktü fotoğraflarda,için için ağlarken…
Kimseye anlatmadı doğruda bulduğu özgürce yalan söyleme duygusunu ev yalan söyleyememenin zorluğunu.Doğrunun içinde bulunan yalancı kişilerden,kimseler hiçbir zaman bahsetmedi. Karanlıklarda hep ağladı ve hep doğru için
Başka doğru gelince kapısına uzak yakınlıklarda sadece baktı,artık ağlamaktan güzelleşen gözleriyle,sadece baktı ve bir daha asla bir doğru için ağlamadı.
Bu yazının okunma sayısı: 132








Son Yorumlar