Aklımda hala beni götüren trenin arkasından koşuşun ve rüyanın bittiğine inanmayan nemli gözlerinin şaşkın bakışları…
Sanki hala o en son karedeki halindeymişsin gibi geliyor, belki orda son gördüğüm zamanki gibi sessizce ve bekliyosun gelen her yeni trende, her yeni günde yeni umutları. Rüya görürken uyanmaya direnmek gibi, isyan gibi yada ölüm gibi bekli,yosun.
Evet bitti rüya. İki yıl önce bir bahar günü başladı ve haziranın sıcağında bitti sessizce ve gelecek sancılı günlerden habersizce. Derler ya sıcakken acımazmış yaralar. Benimki de yeni yeni sızlamaya başladı. Çok düşündüm seni, senden öncemi, sonramı, sonra ne olacağımı. Kimsesizliğimi sonra, kimliksizliğimi tıpkı iki yıl önce bir bahar gününde beni bulduğun andaki gibi.
Yalnızlığı severdim bilirsin. Ben sensiz olan yalnızlığı sevmiyormuşum bilmiyordum. Evet basit bir okul aşkıydı iki üniversiteli gençtik başkalarına göre, iki çıkar ve özgürlük meraklısı. Bize göreyse bir dünyaydık içine bizden başkası girmesin diye mücadele verdiğimiz. Özeldik orda,özeldin, özel bir şey beklerdin ya işte şimdi sana en özel olanını yazıyorum. Ve iznine tüm dostlarımızı terk ettiğimiz dünyamıza davet ediyorum buradan, içinde artık biz olmasak da…


Bu yazının okunma sayısı: 110