Eleştiri - Yorum Aralık 2nd, 2007

Klip ve reklam çekimlerinde çocukların ve hayvanların kullanılmasından ne medet umarlar acaba reklamcılar? Kediyi havaya fırlatmanın, ya da çocuÄŸu çimdikleyip aÄŸlatmanın veya zorla güldürene kadar uÄŸraÅŸmanın ürüne getirisi nedir?  Veya bir reklamda oynayan karekterin hedef kitlenin profiliyle özdeÅŸleÅŸtirilmesi, verilen mesajı samimi ya da gerçekçi mi kılmakta acaba? Kırsal karekterler bol keseden kullanılarak kırsal kitle mi hedeflenmekte?  Ne yazık ki ülkemizde kaliteli reklam üreten, çarpıcı sloganları beyinlere nakÅŸeden veya ses ve görüntü efektleriyle iz bırakacak çapta reklam tasarımları pek yok. Ama reklamlardan saÄŸlanan motivasyon Avrupa’lı tüketicinin motivasyon ortalamasının üstünde, alım gücümüzün kat be kat güçsüzlüğüne raÄŸmen… Kalite, bir arz talep sonucudur mutlaka… Mesela yabancı kaynaklı bir reklamda, penguen ve kutup ayısı yavrularının, o soÄŸuk ortamda verdiÄŸi dostluk mesajı ne kadar sıcak… O kadar sıcak ki, buz üstünde, kara kışta bile, buz gibi cola içme gereÄŸi duyuluyor…  Reklamlarda kalıcı etki yaratacak mesaj inceliklerinin, bizim toplumun izdüşümüne denk gelen yorumunu saÄŸlıklı yapabilmek için halka nasıl hitab edilmesi, nabzın nasıl tutulması gerektiÄŸini irdeleyen bir sosyoloji uzmanlığı gerekir, reklam tasarımı öncesi analizler yaparken. Ama en basit ve yalın bir açıdan ilk bakıldığında, reklamlarımızın çoÄŸunda, zeka seviyesinin düşük tutulması bir ölçek veya gösterge midir toplumun IQ ortalamasına biçilen deÄŸerle orantılı olarak? Benim cevap bulamadığım ve rahatsız olduÄŸum soru, mazoÅŸistlikten veya sadistlikten keyif alan bir toplum mu olduk acaba düşüncesidir… Zaten yeterince deformasyon enstrümanı olan, dejenerasyon konusunda da Avrupa’yı sollamış bir toplum iken, bunu dizilerle, reklamlarla, kliplerle daha da pekiÅŸtirme gereÄŸi nasıl bir toplumsal talep beklentisinin ürünüdür acaba? Avrupa’lıya nazaran daha pratik zekalı olduÄŸumuz doÄŸru. Devletinin sunduÄŸu refahla, gelecek kaygılarından, saÄŸlık sorunlarından arındırılmış Avrupa’lının yanında, ömrü boyunca hayat mücadelesi vermiÅŸ, hayata tutunmak için yaratıcı cambazlıklar tasarlamak ve uygulamak zorunda kalmış olan halkımızda beyin dokuları doÄŸal olarak, yoÄŸun zihin jimnastiÄŸi ile, daha fazla çalıştığından, Avrupa’lının zorluk karşısında kilitlinen donukluÄŸunu aÅŸarız bir pratik çözüm üretilmesi gerektiÄŸinde…  Peki pratik zekası olan, gözlem kaabiliyeti olan, sezgisi güçlü bir toplum ortalamasını bu kadar kolay ve basit reklam yöntemleriyle ÅŸartlandırabilmeyi ve etkileyebilmeyi nasıl açıklayabiliriz? Bu reklamlar tutuyor ki aylarca, sezonlarca sürüyor… Peki müzik kliplerinde, yanına çıplak bir kadın metasını katmak ihtiyacı duyan ÅŸarkıcının, kendine ve eserine pek güveni yok, diye yorumlayabilir miyiz? GörselliÄŸi seks çaÄŸrışımları ile beslemek, özellikle ülkemizde bir ilgi yaratma yöntemidir ama artık otomobil fuarlarında bile, otomobilleri çıplak mankenlere tanıttırmıyorlar, ürünün önüne geçiyor diye… Hepsi tamam da , kediyi niye havaya atıyorsun kardeÅŸim? O reklam sahnesi kaç kerede çekildi? Kediyi kaç kere fırlattınız havalara? ÇocuÄŸu niye aÄŸlamaya veya gülmeye ÅŸartlandırıyorsun? Nasıl bir yöntem uyguluyorsun bunun için ?  O reklamlardan keyif alan ve bu nedenle ürününüze ilgi duymaya baÅŸlayacak bir hedef kitleden size hayır gelir mi? Yoksa en etkili hedef kitle bu hale mi geldi?  Neyi, ne sebepten seçeceÄŸini kıyaslayabilen bilinçli hedef kitlelerimiz yok mu? Â
Bu yüzden mi layık olduğumuz biçimde yönetiliy
Bu yazının okunma sayısı: 191

Yorum Gönder
Son Yorumlar