Eleştiri - Yorum, Güncel Olaylar Kasım 29th, 2007
İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’na giden fiber optic kablolardan birinin, çamura saplanmış bir aracı kurtarmak isteyen bir kepçe oparatörü tarafından kazayla kesilmesi sonucu borsada 100 milyonlarca Dolar zarar oluştu… Böyle bir sebepten dolayı bu çapta bir zararın oluşabileceği başka bir ülke var mıdır acaba Dünya üzerinde? Peki bu kepçe operatörünü ana haberlerde infaz edip, kabloların yerini bilmediği için , cahil diyerek umarsızca suçlayan ünlü anchorman’in yaptığı doğru mudur? Bu işten çok zarar etmiş borsa yatırımcısı bile olsa, bu hükmü kamuoyu önünde verme hakkı yoktur… Yeraltı kablolarının haritasının üzerinde özel merak salıp, ihtisas yapmış sıradan bir vatandaş da yoktur zaten… Yani “ kabloları bilmeyen cahil “ terimi çok yersiz… Sayın anchorman acaba kendisi, o kabloların yerin altında, hangi istikametten gelip, hangi istikamete gittiğini biliyor muydu? Bilmediği için kendisi de cahil sayılır mı? Bunun toplumun objektif haber alma güdüsüne etkisi neler olabilir, herşeyi sığlaştırmaktan başka? Bir vatandaş hakkında, ana haberde, milyonlarca kişi önünde, hem de resimleyerek, hakarete varan bir hüküm vermek bir ana haber sunucusuna pek yakışmadı… Suçluluğu henüz hukuken sabit olmamış birini infaz etme hakkı var mıdır medyanın? Ana haber sunucularımız ve yorumcularımız, tıpkı futbol geyikçileri gibi, bazen vitrin gücünün popülist çarkına kapılıp, dozajlarını kontrol edemiyorlar… Hadlerini aşan cüretlerde bulunmak anchorman’lığın görev tanımında yok… Zaten bizim medyamızda anchorman de yok… Esas sorgulanması gereken, o hayati kabloların, bir kepçenin ulaşabileceği kadar sığ bir yüzeye döşenmiş olmasıdır aslında… Kepçe operatörü, şimdi adaletin elinde 100 milyonlarla ifade edilen bir zarara sebebiyet verdiği için yargılanacak… Ama kabloyu öyle döşeten Telekom ak pak… Üstadın, aynı haber bülteninde rahibin kaçırılması haberini verirken, Madrid’in Midyat ilçesi demesini de, elbette ki cehaletinden değil, dil sürçmesinden yaptığına eminiz… Bu hatayı hem de iki defa yapıp, cahil halk üzerinde coğrafya bilgisi konusunda kavram kargaşaları yaratmasını bile hoş görebiliriz. Bir toplumun anchorman’i böyle olursa, kepçe operatörü de böyle olur. Böyle hatalar, BBC’de, RAI’ de, RTL’ de falan asla affedilmez… Kahire’deki bir depremi Hakkari’de oldu demek gibi bir şey bu. Madrid nire? Mardin nire? Ama 00.30 da yayına girecek olan programının 24.30 da başlayacağını defalarca söylemesinin, dil sürçmesi olarak kabul edilmesi pek mümkün değil… Hem de her hafta… 24.30 diye birşey mi var? Peki hiç uyaran yok mu? Yoksa uyarmaya cesaret eden mi yok? Ya da özellikle mi uyarmıyorlar diye düşünüyor insan… Ama esas suçlu, kısa devre yapmış olan kablo bağlantıları ve toplumdaki metal yorgunluğu… Kepçe kimin elindeyse mikrofon da onda…
Bu yazının okunma sayısı: 191
Yorum Gönder
Son Yorumlar