Gelecek Bildirgesi
Eleştiri - Yorum Kasım 25th, 2007Türkiye ;
70 milyonun birlikte yaşama iradesinden güç alan,
Zor bir coğrafyada,
Zengin tarih ve kültür mirasına sahip,
Dinamik ve girişimci insanların yaşadığı
büyük bir ülkedir.
Ne yazık ki, bu büyük ülke, uygulanan yanlış politikalar ve gerçekleştirilmeyen yapısal dönüşümler yüzünden dar boğaza girmiştir.
Dünyanın hızla değiştiği kritik yılları; zamanını, enerjisini ve kaynaklarını israf ederek geçirmiş ve küresel rekabette alt sıralara düşmüştür.
Tarihi tercihimiz olan Avrupa Birliği yolu hala belirsizliklerle doludur.
Ülkemizin bu duruma gelmesinde, işadamından bürokratına, siyasetçisinden sokaktaki vatandaşına kadar, bütün toplum kesimleri sorumludur.
Siyasi partiler sistemimiz, demokrasimizi yönetemez hale getirmiştir: Siyaset kurumu sorun çözme yeteneğini kaybetmiş; üstelik kendisi ciddi bir sorun alanı haline gelmiştir.
Hukuk sistemimiz tıkanmıştır; adaletin gecikmesi, halkın sisteme olan güven duygusunu zedelemektedir.
Ekonomimiz kronik krizlerle zayıflamıştır; iç ve dış borçları çevirmek, yeniden büyümeye geçmek, işsizliği makul düzeye indirmek ve ekonomimizi dünya ile rekabet edebilen sağlıklı bir yapıya kavuşturmak hayati sorunlar yumağı olarak önümüzde durmaktadır.
Bugünkü çıkmazın ve ard arda gelen krizlerin temel nedenlerinden biri ise kamunun örgütlenme ve işleyiş biçimidir.
Kamu yönetimimiz iflas etmiştir: Hantal, müsrif ve yolsuzluk üreten bu sistemin sağlıklı kararlar alma ve icra yeteneği kalmamıştır.
Hepsinden önemlisi, toplumun her kesiminde derin bir güven bunalımı yaşanmaktadır.
• Bütün kurum ve kurallarıyla tam olarak işletilemeyen bir demokrasi,
• IMF desteğine muhtaç bir ekonomi,
• Adaleti, başka odaklarda aramaya yönelten bir hukuk sistemi,
• Çağdışı kalmış bir kamu yönetimi ve,
• Bütün bu sorunları, içinden çıkılmaz hale getiren bir siyaset yapısı
Türkiye’nin geleceğini karartmaktadır.
Ülkemizin zengin potansiyelini ve dinamizmini tüketen bu karanlık tablo, kaderimiz olamaz.
Geleceğimizi gölgeleyen, yaşama sevincimizi ve onurumuzu zedeleyen sorunlar çözümsüz değildir.
Sorunlarımızı cesaretle çözmek ya da çözüyormuş gibi görünüp ertelemek arasında tercih yapmalıyız. Yarınlarımızı belirleyecek olan, bizim bu tercihimizdir.
Sorunların ve çözümlerin tartışıldığı seçim atmosferi, Türkiye’yi değiştirecek ve dönüştürecek asıl etken olan gerçek bir “zihniyet devrimi” için elverişli bir ortam sunmaktadır. Bu fırsat kaçırılmamalıdır.
Bugün Türkiye’nin acil ihtiyacı, sivil toplumun ve siyasi partilerin ortak paydalar üzerine inşa edeceği kapsamlı ve kalıcı bir uzlaşma ve bu uzlaşmaya dayalı bir reform iradesidir.
Siyasi partiler seçim bildirgelerinde ülke sorunlarına genellikle benzer çözümler önermektedirler.
Bu benzerliklerden ortak bir reform iradesi çıkarılması ve seçim sonrasında bu iradenin başarılı bir şekilde hayata geçirilmesi, tüm toplum kesimleri ve siyasetçilerin seferber edilmesiyle mümkün olacaktır.
E-lestiri grubu, bu geniş kapsamlı uzlaşmaya öncülük etmeyi, toplumsal duyarlılığının ve sorumluluğunun gereği saymaktadır.
E-lestiri grubu, üstlendiği bu misyonu, siyasi partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının benimsedikleri ortak paydaları toplumsal bir uzlaşmaya dönüştürerek yerine getirmeyi hedeflemektedir.
E-lestiri grubu, çözümleri demokrasi içinde bulmayı sağlayacak olan bu hedefe ulaşılması için;
Siyasi partileri aşağıdaki prensip ve esaslar çerçevesinde buluşmaya ve seçimlerden sonra bunları uygulamaya koymaya davet etmektedir:
SİYASET
• Siyasi Partiler Kanunu, parti içi demokrasiyi kurumsallaştıracak ve partilerin finansmanını şeffaf ve denetlenebilir hale getirecek bir biçimde değiştirilmelidir.
• Partilere üyelik sistemi, sağlıklı bir yapıya kavuşturulmalıdır.
• Halkın siyasal tercihlerinin, yönetime etkili bir şekilde yansımasını temin edecek yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
HUKUK
• Hukuk, hak ve özgürlüklerin güvencesi olmalıdır.
• Yargının tam bağımsız ve tarafsız olması sağlanarak, hukukun üstünlüğü tesis edilmelidir.
• Yargı sürecinin hızlandırılması için, sistem gerekli imkan ve şartlara kavuşturulmalı, ihtisaslaşma dahil kurumsal düzenlemeler yapılmalı, mevzuat sadeleştirilmeli ve güncelleştirilmelidir.
KAMU YÖNETİMİ
• Kamu Yönetiminde, yönetilenlerin hak sahibi, katılımcı ve paydaş olduğu bir yönetim biçimine geçilmelidir.
• Sivil toplum örgütlerinin kamu kurumlarının karar ve uygulamalarına katılmasına fırsat verilmeli, bilgiye ulaşmanın önündeki yasal ve idari engeller kaldırılmalıdır.
• Kamu hizmetleri, etkinliği arttırmak, hesap verilebilirliği sağlamak ve demokratik katılımı teşvik etmek için desantralize edilmelidir. Merkezde toplanan yetkiler ve kamu hizmetleri, etkinlik, kalite ve ucuzluk kriterlerine göre özel sektöre, yerel yönetimlere, sivil toplum kuruluşlarına ve meslek örgütlerine devredilmelidir.
• Kamu hizmetlerinin yürütülmesinde “Performans Yönetimi”ne geçilmelidir.
• Personel alımı, atama ve yükselmeleri objektif kriterlere dayanmalı, liyakat ve ehliyet esas alınmalıdır.
• Kamunun ekonomi içindeki ağırlığı azaltılıp, özel sektöre dayalı bir büyüme stratejisi izlenmelidir. Özelleştirme, kararlı bir şekilde hızla tamamlanmalıdır. Kamu yönetimi, esas itibariyle düzenleyici ve denetleyici olmakla sınırlı kalmalıdır.
• Vergi, ticaret, sosyal güvenlik gibi mevzuat değişikliklerinde, özel sektöre dayalı yeni büyüme stratejisi esasları temel alınmalıdır.
• Kamu harcamaları ile ilgili bütün süreçler şeffaf hale getirilmeli ve bu prensip idarenin işlemlerinin tamamlayıcı unsuru olarak benimsenmelidir.
• E-Devlet uygulaması, şeffaflığı sağlamak, vatandaşa daha yakın, ucuz ve hızlı bir yönetim yapısını gerçekleştirmek üzere yaygınlaştırılmalıdır.
• Bilgi çağının gereklerinden uzak olan eğitim sistemimiz, her seviyede gözden geçirilerek, yeniden düzenlenmelidir.
• İdari usul ve esaslar, vatandaşa güven temeline oturtulmalıdır.
EKONOMİ
• İktisat politikalarının tasarımında açıklık esas olmalıdır.
• Siyasi irade tarafından belirlenmiş iktisat politikalarının günlük uygulamalarına, kuralsız müdahalelerde bulunulmamalıdır.
• Reel sektörün, yatırım, üretim, istihdam ve ihracat gibi, ekonomik büyümeyi sağlayan faaliyetlerinin önünde engel teşkil eden her türlü uygulama kaldırılmalıdır.
• İstihdam ve gelir dağılımında büyük bir önemi olan tarım ve hayvancılık sektörü, verimlilik esas alınarak, reforma tabi tutulmalı, milli bir tarım ve hayvancılık politikası oluşturulmalıdır.
• Taşınmaz hale gelen sosyal güvenlik sistemi, baştan aşağı yeniden düzenlenmeli, dağınık ve kontrol dışı yapı, ortadan kaldırılmalıdır.
• Enflasyon, gelir dağılımını bozmakta ve yatırım kararlarını engellemektedir. Tasarlanan iktisat politikalarının temelini, büyüme ve enflasyon ile mücadele oluşturmalıdır.
• Enflasyonla mücadelede başarıya ulaşmak ve ekonomik istikrarı temin etmek için, kamuda mali disiplin sağlanmalıdır.
• Mali disiplinin tesisinde kamu gelirlerini sürekli arttırmaya çalışmak yerine, kamu harcamalarının azaltılması esas alınmalıdır.
• Kamu borç stoku, zaman içinde, piyasa kurallarına uygun olarak, Avrupa Birliği normlarına indirilmelidir.
• Vergi mevzuatımız reel kazançların vergilendirilmesi esasına dayalı; eşitlik, adalet ve ödenebilirlik ilkelerini gözeten, sade ve anlaşılır şekilde yeniden düzenlenmelidir. Uygulamada etkinlik sağlanarak, vergi bir haksız rekabet unsuru olmaktan çıkarılmalıdır.
Yapısal değişim ve dönüşümü sağlayacak bütün bu politikaların hayata geçirilmesi için; katılımcılık, şeffaflık, verimlilik ve hesap verilebilirlik ilkeleri etkin biçimde uygulanmalıdır.
E-lestiri grubu, bu prensip ve esasların, sivil toplumla birlikte takipçisi ve denetleyicisi olacaktır.
Şimdiye kadar sadece yüzeysel önlemlerle günü kurtarmaya düşündüğümüz için, hayatımızı gelecekten borç alarak sürdürdük.
Bu anlayışı tersine çevirip, çocuklarımıza daha iyi bir gelecek sağlamak elimizdedir. Ama bu kolay değildir.
Her sorunun bir kolaycı “sözde çözümü”, bir de yapısal “gerçek” çözümü vardır. Bugüne kadar hep kolay yolu seçtik. Artık zor olanı başarmaya mecburuz.
Sevgilerimle,
Seda Kaptanoğlu
e-lestiri grubu
Yayın Yönetmeni
Bu yazının okunma sayısı: 206








Son Yorumlar