Ben O’yum - Gassan SATAR
Denemeler Kasım 23rd, 2007` Kendi basina hicbir seyin varligi yoktur. Her sey kendi yokluguna muhtactir. Olmak farkedilebilir olmaktir` der Maharaj
Haydi duralim burda ve biraz dusunelim.. yaratilisin nedenini, ezelden ebede kadar var olacak olan, O mutlak olan, herseyin yaraticisi Olan`in neden bunca enerjiyi yarattigini?.. ne diyor maharaj; ` kendi basina hic bir seyin varligi yoktur`… O bile mi , O muhtesem Sevgi Isigi Yaradan da mi farkedilmeden yoktur.
Kutsal dinlerdeki `kendi suretinden insanlari yaratti` dedigi kosul budur belki de. Kendi suretinde yarattigi varliklarda var olmak mi puzzelin en buyuk parcasi?…
Baska soruya gecelim hemen… peki neden bu reenkarnasyon sureci.. neden sonsuz cennetten buralara dusup, bunca izdirap tekerleginden gecip cennete tekrar hak kazanmak… yoksa bu da `her sey kendi yokluguna muhtactir` sozunun devami mi?. korkmadan dusunelim… burdaki , yani bu uc boyutlu dunyavi yasam bizim BEN O`YUM dedigimiz kendi ozumuzun yok olmasi deneyimi mi… herseyin kendi yokluguna muhtacligi, farkedilebilirlik acisindan kendi basimiza olmanin disina cikmayi mi anlatiyor…
Yaradan, var olmak icin, daha dogrusu varligini gorebilmek icin bugunku enerjileri yaratti, ondan sonrasi da kendi varliginda kendini gorebilecegi enerjilerin kendini bilebilmesi icin de bu yanilsamalari yaratti,belki de bu yanilsamalarin bu enerjilerin kendilerince yaratilmasi planini yaratti( ilahi plan dedilen sey bu olsa gerek).. acaba bu mudur dogru mantik silsilesi…
Burda biraz ara verip maharajin sozlerinin devamina kulak verelim. ` Su nasil bulundugu kap tarafindan sekillendirilirse, oylece, her sey de kosular tarafindan belirlenir. Su nasil kaplara ragmen su olarak kalirsa, isik nasil meydana cikardigi renkler ne olursa olsun kendisi olarak kalirsa, oylece gercek de icinde bulundugu ( yansitildigi) kosullar ne olursa olsun, gercek olarak kalir.`
Simdi su yerine bizim ozruhumuzu koyalim, kap olarak da bu uc boyutlu dunya yasamini koyalim… ruhumuzun degisik enkarnelerdeki degisik yasam ve kisilik ve bilinc ve zihin durumlarinda ozruhumuz ( yani su ) ayni olmayacak midir. Hangi rengi ortaya koyarsak koyalim sonucta bizim isik oldugumuz gercegi degisecek mi…
Peki butun burdan varilacak nokta nedir…biz tanrisalliktan yola cikip, farkindaligi elde ederek yeniden tanrisalligimiza yol aliyoruz.. yol uzerindeki degisik molalardaki cesitli bilinc ve zihin duzeyleri bu gercegi asla degistiremeyecektir.
Bakin tam bu noktada maharaj nasil noktaliyor sozlerini; ` Bilincin odaginda neden yalnizca yansimalari tutmali? Neden gercegin kendisini degil?`
Peki bu ne ise yarayabilir? Korkuyu yenmek icin tam sirasi degil midir acaba… dusunelim biraz…..
Bu yazının okunma sayısı: 193








Son Yorumlar