Boş sayfalar, belki de en anlamlı olanları… çünkü boş ve içine katacağın her şey sana bırakılmış, sınırlama yok, sansür yok, yok da yok… öylesine özgür ki, mutlu anıları anımsatır bazen, bazen hüzünlerini, yokluğu unutuverirsin ansızın… Ayna misali içini yansıtır boş sayfalar ve kaleme daima düşman. Korkusunu gizlerim içimi görmenin, sorularımın cevapsız kalacağını bilmenin. Belki okuyanlar deli der bana kim bilir? “Ulan boş sayfa işte, yazarsın dolu olur,bazen alışveriş listesi yaparsın falan filan…” diyenler bile olur. Gözlerimi kapatıp silerim tüm sesleri, yeni sesler yaratırım, öylesine darmadağınım. Bir fısıltı gelir kulağıma izlediğim eski bir oyundan “boy ver dayanmaksızın yalnız ve tek başına” derken ROSTAND ne kadar halsizdi kim bilir? Şimdi boş sayfalarda, yaşamış, yaşayan yada hayal mahsulü binlerce karakterin çizgilerini izliyorum içime yansıyan. Bir gece ansızın uyanıverdim, korkularla kaplı rüyamın ortasında boş sayfalara uzandı elim, düştüm ansızın sokağa açılan kapısından… Sözümü en can alıcı noktasında kesmek isterim, yalnızlığa çatışım kibirden, burnu büyüklükten değildi bilmeliydiniz. Sözümü ıslatacağımı sanıyorsanız yanılıyorsunuz “CYRANO” gibi dimdik olmalı insan ve öylesine yürekli….

TUBA DURAN

www.kaos.gunlugu.com


Bu yazının okunma sayısı: 281