Limon Küfü
Öyküler Kasım 4th, 2007Anımsayacak hiçbir ÅŸey kalmamıştı sanki. SilinmiÅŸti sanki ana bellekteki tüm kayıtlar. Solgun, yatıyordu yatağında. Kanarya hiç ötmüyordu. Suyu var mıydı? Yemi? BuÄŸday sarısı saçlarını yitireli çok olmuÅŸtu. Başörtüsünün altından çıkan birkaç tutam kınalı perçem de görünmese, büsbütün saçsız gibiydi hani. Gözü de iyi seçemiyordu artık. Uzakta, tozlu masanın üzerindeki pirinç ÅŸamdanı güçlükle seçiyordu. Belki görmüyordu da düşlüyordu. Orda olmalıydı. Kedi usulca esnedi, ayakucundaydı Tekir. Bir koku duydu. Burnu koku alıyordu hala. Hayret! Kafasını usulca yana eÄŸdi. Koku daha da yakınlaşır gibi oldu, ya da o öyle sandı. Acı, kekre, küf gibi bir ÅŸeydi ona kadar ulaÅŸan bu pislik. Sanki uzakta bir kapı çalıyordu. Her yer sarardı. Güz bu dedi içinden. Kapı uzun uzun çalınıyordu. Küf kokusunu ve çalınan kapıyı duyuyordu ya, olsun… YaÅŸamak böyle bir ÅŸeydi.
Bu yazının okunma sayısı: 189








Son Yorumlar