Uzak diyarların,uzak kentlerinden birinde bir küçük kız çok uzun süreden sonra ilk defa gözlerini yeni güne açmış.Odasının görmüş önce,sanki ilk defa görüyormuşçasına şaşırmış.Bu şaşkınlık içerisindeyken,kırlara bakan penceresinden bir küçük ışık girmiş odasına ve anlatmaya başlamış hikayesini.Sonra küçük ışık,kendinden daha küçük ışıklarıyla kızın yüzünü yıkamış ve dışarı çıkmaları için yalvarmış.Ama küçük kız korkuyormuş.

Çünkü en son dışarı çıktığında karanlık bir geceye bürünmüş gün ve kızın canı çok yanmış.Aslında o da çok istiyormuş kırlarında koşup oynamayı ama elinden ne gelir!Küçük kız kendine öyle bir kabuk örmüş ki ne onu üstünden atabiliyor ne de kendisini koruduğu için kabuğundan vazgeçiyormuş.Ama küçük ışık onu kapıya kadar sürüklemeyi başarmış bir yandan da Hatırla!" diyormuş kıza."Gün ışığını hatırla!Dünyanın güzelliklerini,baharın "kokusu"nu,hayatı hatırla!" Kız bir anda hatırlamaya başlamış ve hiç düşünmeden kapıdan kendine uzanan ışık huzmesine atmış kendini gözlerini sımsıkı kapayarak.Koşmuş,koşmuş,ayağı takılmış ve düşmeye başlamış.Huzurlu ve yumuşak bir düşüşmüş bu.Sonunda yere varmış ve gözlerini açtığında kendini bir kırda bulmuş.Çevresindeki herşey ondan alçaktaymış.Evi,dostları,ailesi…Sadece bir tek şey onunla aynı yerdeymiş;küçük ışığı.Tam ışığına doğru adım attığı sırada ışık parlamış ve şekil değiştirmeye başlamış.Küçük kız korkuyormuş ama ışığına da güveniyormuş.Bu yüzden merakla olanları beklemiş.Işığı önce ikiye bölünmüş.Büyük olan parça şekil değiştirirken küçük olan küçük kızın göğsünden içeri girmiş.Küçük kız nefessiz kalmış.Ama bir anda çok şey hissetmiş;hiç görmediği,hissetmediğini bildiği ama yüzyıllardır onda olan şeyleri…
Nefes almaya başladığında ise ışığını görmüş.Artık O bir ışık değilmiş.Küçük kıza o kadar tanıdıkmış ki!O’nun da kaskatı bir kabuğu varmış.Ama küçük kız onun yüreğini görebiliyormuş.Koskocaman,sıcacık,sevecen bir yüreği varmış O’nun.
Ve küçük kız çok çok uzun bir süre sonra ilk defa gözlerinde hüzün olmadan gülümsemiş ve ışığına sarılmış…
Derler ki;o günden sonra gece hiç karanlık olmamış,küçük kız ve ışığı ise tek beden olup tek ve mutlu bir hayat yaşamışlar.
Ve derler ki;küçük kız ve ışığı birbirlerine o kadar bağlanmışlar ki, o günden sonra kimse ve hiçbir şey ayıramamış ve Tanrı bile onları ayırmaya kıyamamış…

MσгġαŊα..


Bu yazının okunma sayısı: 313