Sevgili Günlüğüm :

Yine ben  , yavaş yavaş gece çöküyor bulundugum yere Cok uzaklardan 1 müzik tınısı geliyor , rüzgar gibi , uğuldayan kalın sesli 1 zenci edası ile ..

pencereyi aciyorum, dışardan  gelen serin ruzgar denizin kokusu dolduruyor sigarayi yeni yeni çektiğim ciğerlerime

’si’  sesi veriyor bu donemde dalgalar, notaların sonu,  en incesi,  en narini en kırılganı, el alınganı ,  benim gibi , kuÅŸlar cıvıldıyor ;  yuvaya goturecek birÅŸeyler  ariyorlar aç kalmış yavrularına , kuÅŸlar ÅŸaÅŸkın 4 tarafını denizlerin cevirdiÄŸi kara parçasinin ortasinda.

bir kiz  agliyor, elindeki balon havaya uçuyor …

kızın gozlerinde yaşlar,  anlamsizca gozden kaybolan balonu izliyor. o da duyuyor dalgalarin sesini.

Acelesi olan bir  adam  klakson çaliyor, zor iÅŸiten 1 yaÅŸlı adama  elindeki bastonla geri çekiliyor yasli adam “olmek için kotu bir gun bugun ” diyor kendi kendine.
arabanin içindekine  gulumsuyor, azrail’in onu yine iskaladiÄŸini sezerek .

elimde dünden kalan kırmızı şarap şişesi, açık 1 televizyon pis 1 ev

dünden farklı bugun , daha sakin daha gözden ırak ,  kendi kendime kaldıgım o mutiş izdüşümleri yaşıyorum , kuruntu değil yanılgının olmadıgı hayatımda sadece kucuk tecrubelerin yaşandıgı o küçük aydınlamalarla bitirmek istiyorum başlayan geceyi,
 
do sesi veriyor dalgalar,

kuşlar , ağızlarında yemleri ile  yuvalarina donuyorlar.

pencereyi kapiyorum, denizin  kokusunun uzerine bir sigara daha yakiyorum.

sehirde yavaÅŸ yavas akÅŸam oluyor

herkes yuvasına doğru gidiyor

etraf sesizleşiyor , odasında tek başına kalan 1 çocuk gibi korkuyorum  geceden , yağrın beni korkutuyor , bugune alışmışken , yağrın yine bugunun benzerinden başka birşey cıkacak olma düşüncesi beni korkutuyor.. 

sevgili gunlugum kaç zamandır hissetdiğim duygu idi sana değil kendime bile itiraf etmekten çekindiğim duygular yaşıyorum , yanlız kalmaktan korkuyorum , birilerinin beni hani o kader denilen saçma kurgunun akışına birakıp beni yanlız birakmasından korkuyorum.

Gece yine gece , yine bir son , günün ve yazının sonu ..

pencere kapalı , o ruzgarın sesi kulağımda yok yine ..

bu anla uyuşması için 1 şarkı arıyorum , tamda bu yazıyı okurken dinleyebileceğim bir şarkı olsun diye geçiriyorum , beni biraz ümitlendirecek, yüreklendirecek, 1 efsane arıyorum , sanırım buldum  ..

empty spaces ,  what are we living for
on and on
another hero another mindless crime
show must go on … show must go 0n
inside my heart in breking
my makeup may be flaking
but my smile still stays on

herÅŸeye raÄŸmen …

iyi geceler günlüğüm , bu hafta benim performansıma baya büyük geldi, alışmamışım boyle hızlı ritimlere, kıvrak oyunlara , yapmak istesem vucudum izin vermiyor. , izin verse vucudum hislerim hareketlerime karşılık değil . 

ama yawaÅŸ yawaÅŸ alışıyorum ,lysergic acid diethylamide’tıbbın bulduÄŸu en büyük eÄŸlence , tatsız kokusuz olan biÅŸey bu kadarmı insanın hayatını deÄŸiÅŸtirir. uyumayı  lsd ye benzetiyorum bazen , su an yatmak uyumak istiyorum gozlerim yada vucudum yorgunluk belirtisi ile aynı uyusturucu isteyen 1 beden gibi çıldırıyor ,  etkisini az sonra gosterecek biliyorum.

En iyisi bugün ölmek , bugün ölürsem yağrın bu geceyi hatırlamak zorunda kalmıcam.


Bu yazının okunma sayısı: 196