Zeus’un çapkınlığının dillere destan olduğunu bilmeyen yoktur. Özellikle karısı Hera, Zeus’u bu özelliğinden dolayı her an takip altında tutar ve Zeus’la birlikte olan tüm kadınları, insan olsun, tanrıça olsun fark etmez, cezalandırmak için her yolu denerdi. Zeus da ondan geri kalmaz, çapkınlıklarını Hera’dan gizlemek ve beraber olduğu kadınları onun gazabından korumak için gerekli tüm önlemleri alırdı.

İşte Zeus, yine bir çapkınlığı sırasında, Hera’ya yakalanmamak için güzeller güzeli bir su perisi olan Echo’yu kendisine gözcülük etmek üzere görevlendirir. Bir süre sonra Hera’nın yaklaştığını fark eden Echo, Zeus’u korumak ve bir an önce saklanmasını sağlamak için Hera’nın dikkatini başka yöne çeker. Fakat Hera bu hileyi anlar ve Echo’yu sonsuza kadar lanetler. Onun laneti artık hiçbir zaman, ilk defa söze başlayamayacak ve duyduğu cümlelerin sadece son kısımlarını tekrar edecek olmasıdır.

O günden sonra, karşısındakiler ne söylerse söylesin, duyduklarının sadece sonunu tekrar eden ve asla kendi cümlelerini kuramayan Echo, kimsenin istemediği, sevmediği bir su perisi haline gelir. Artık kimse onun yanında konuşmak istemez ve ona yaklaşmaz. Buna dayanamayan Echo, çareyi insanlardan kaçmakta bulur ve kendini dağlara vurur.

Narkissos, ırmaklar tanrısı Cephissus ile peri Liriope’nin oğludur ve doğduğunda kâhinler tarafından, bu dünyalar güzeli çocuğun ancak kendisini görmez ise yaşayabileceği söylenir. Kehanetten çok etkilenen anne ve baba, oğullarını uzun bir yaşamı olması için Mimas Dağı’na gönderir. Narkissos artık orada sakin ve özgür bir hayat yaşamaktadır. Ta ki Echo’yla karşılaşıncaya kadar…

Bir gün Echo, ormanda dolaşırken bu güzeller güzeli delikanlıyı fark eder ve ona anında tutuluverir. Hiçbir şeyin farkında olmayan Narkissos, ormanın derinliklerinde ilerlerken, Echo da onu gözden kaçırmamak için gizlice ve dikkatlice takip eder. Onunla bir kelime konuşabilmek için yanıp tutuşur ama Hera’nın verdiği ceza buna engeldir, bu nedenle aşkının yanına yaklaşmaktan, onu da diğer insanlar gibi kendinden uzaklaştırmaktan çok korkar. Ama korkunun ecele hiçbir faydası yoktur…

Bir gün, Narkissos takip edildiğinin farkına varır ve seslenir:
- Merhaba
- Merhaba!! diye tekrarlar, onun sözlerini Echo
- Kim var orada? diye sorar Narkissos.
- Orada! der Echo, umutsuzca
- Her kimsen buraya, yanıma gel…
- Gel!!

Narkissos, bu duruma çok sinirlenir, kendisiyle alay edildiğini sanır ve oradan hızla uzaklaşır. Buna tarif edilemeyecek kadar çok üzülen Echo ise kırgın, üzgün ve umutsuz bir halde dağlardaki mağaralara saklanır. Aşkıyla yanıp tutuşan, hasta olup yataklara düşen Echo, sonunda içinden şu sözleri geçirir;

“Dilerim sen de benim gibi sever ve sevdiğine kavuşamazsın”

Echo’nun üzüntüsü günlerce sürer, bu aşk onu eritir, bitirir ve sonunda bir kayaya dönüşür. Echo’dan geriye artık sadece bu kaya ve sonsuza dek söylenenleri tekrar etmeye devam edecek sesi kalır. O günden sonra ne zaman birileri kayalara doğru seslense, kayalar da o sesi tekrarlar durur.

Narkissos’un, Echo’ya çektirdiği acıyı gören ilahi adaletin ve intikamın tanrıçası Nemesis, bunu Narkissos’un yanına bırakmamaya karar verir. Ona gereken cezayı vermek için sabırla bekler ve sonunda o gün gelir. “Başkalarını sevmeyen, madem kendini sevsin”der, Nemesis…

Narkissos, bir gün ormanda avlanırken bir nehir fark eder. Çok susamış olduğundan nehre doğru eğilir ve eğilir eğilmez de suyun üzerindeki kendi aksini görür. Ne ona aşık oluberir. Artık Narkissos, ne yer, ne de içer. Bütün zamanını sadece bu nehrin kıyısında, suya yansıyan yüzüne bakabilmek için geçirir. O da Echo gibi günden güne erir. Kendini seyrede seyrede ömrünü tüketir, hislerini kaybeder, hissisleşir ve sonunda bir gün oracıkta, o ırmağın kıyısında hayata gözlerini yumar. Bedeni bir çiçeğe dönüşür. Bu çiçek, etrafına güzel kokular yayan, mis kokulu bir NERGİS çiçeğidir.

“Narkissos öldüğünde çiçekler, kuşlar, ağaçlar ve diğer hayvanlar ağlamaya başlar. Bir de bakarlar ki nehir de ağlıyor. sorarlar nehire:
- Sen neden ağlıyorsun? Nehrin cevabı kısadır:
-Narkissos, bana bakarken, ben de onun gözlerinden kendimi izlerdim.”
(Burası Oscar Wilde’dan alıntıdır.)


Bu yazının okunma sayısı: 514