İnsanın gözlerini okuduğu gazeteden ayırıp zavallı kadının yüzüne çevirmesi için böylesi bir mutsuzluk ifadesi yeterliydi –olmadığında harcıalem, olduğunda ise sanki insan kaderinin sembolü yapan o ifade. Hayat insanların gözlerinde gördüklerimizdir; hayat onların görüp geçirdikleridir, gizlemeye çalışsalar da bilmezden gelseler de saklayamadıkları –neyi peki? Hayat işte böyle bir şey galiba. Yüzyüze beş kişi-beş görmüş geçirmiş yüz ve her yüzde bir şeylerin bilgisi. Tuhaf, nasıl da saklamaya çabalıyorlar bunu! Bu yüzlerin hepsinde ağzısıkılık kol geziyor; dudaklar mühürlü, gözler yarı kapalı, her biri bildiğini ele vermemeye –ya da boşa çıkarmaya yarayacak bir şeyler yapıyor. Biri sigara içiyor; diğeri okuyor; üçüncüsü bir not defterine harcamalarını yazıyor; bir dördüncü karşıda duran yol haritasına bakıyor ve beşincisi bir kadın –işin kötüsü onun hiçbir şey yapmıyor olması. Yaşamı izliyor. Vah benim zavallı talihsiz kadınım, sen bu oyunu oynayadur –hepimiz adına yap bunu, sezdirmeden!

Wirginia WOOLF –Pazartesi ve Salı,s.12,


Bu yazının okunma sayısı: 156