Süpriz
Öyküler Ekim 6th, 2007ocak da bitiyor. parmaklarim donmus hissetmeden yaziyorum. yine kendime cevabını alamayacagım sorular soruyor ve kacınılmaz sonucla karsilasiyorum. kendime kizip duruyorum ama yine hic bir ise yaramiyor.
niye mutlu anilarim bu kadar rahatsiz ediyor beni? silmek istiyorum. ama o zamanda korkuyorum hersey daha da anlamsizlasir diye.
sorumluluklardan kacmanin sonu yok.
bunu kendime anlatmam ve anlamam lazim. o kücük kafana bunlari sok
duydun mu? böceklik sana göre degil.
lakaytligi birak.
bazen herşeye yoluna koyacagima söz veriyorum ama olmuyor.
istemiyorum galiba gerçekten. şu an hayatimin kötü bir dönemindeyim. bunu itiraf etmekten ne kadar kaçinsamda da böyle bu.
daha da kötüye gitmesini engellemek icin su an hemen yola koyulmaliyim.
hatta bir voyaj’a cikmaliyim. voyage voyage. dayanamiyorum.
ah paris. ah tokyo. ah londra. ah roma. ah casablanca. ah bangkok. ah prag. ah madrid. kacip gitmek istiyorum. buraya mi aitim?
bunu bulmam, ögrenmem lazim. kelime oyunlari beni cok yordu, birakiyorum bir süreligine.
artik temizim. ama temizlik ne işime yariycak onu bile bilmiyorum.
evet sevgili okuyucularim, farkettiyseniz ben bilmesi gereken ve adimlarini onlara göre atmasi gereken seyleri bilmeyen bomboş bir insancigim.
kararinizi burada şimdi verin, ve cekip gidin. size bu hakki taniyorum. hm, aslinda bildigim bi kac sey var. ama ne demiştim?
tarih kendini tekerrür ediyor.! oh my.
- akıllara feza kücük bir yildizcik?
- buyrun benim.
Bu yazının okunma sayısı: 186








Son Yorumlar