Sonsuz Aşkıma
Hikaye Ekim 6th, 2007Sevgili, sonsuz aşkım, bir yerlerde varolduğunu bilerek mutlu olduğum,
Kalbim çok ağrıyor. Beynimde kıymıklar var. Ellerimden başlayıp bileklerime doğru yükselen kızarıklıklara, kol ve bacaklarımdaki çürüklere baktıkça yoruluyor, ama garip bir şekilde kendimi sana daha yakın hissediyorum.
Etrafımdaki herşey beni niye böylesine tedirgin ediyor, ellerimi titretiyor, anlamıyorum. Herşeyin sonunda sana sığınıyor, sakinleşiyorum. Yüzüm şapşal bir ifade alıyor. Harflerim gittikçe küçülüyor.
bana mı konuşuyorsun? Delirmekten korkuyorum.
Yolda yürürken, otobüste giderken, muzik dinlerken, , bunları yaparken, bazen, çığlık atmak istiyorum birdenbire.
Bu istek öylesine güçlü oluyor ki, onu bastırmak için ne yapacağımı şaşırıyorum. Yumruklarımı, dişlerimi sıkıyor, dudaklarımı ısırıyorum. Kulaklarım zonkluyor, olmayan sesler duyuyorum.
Sessizlik beni korkutuyor.
Sessizlik sensizlik oluyor.
Burnum karıncalanıyor,
gözlerimden yaşlar boşanıyor,
o filmdeki kız gibi ismini haykırarak ağlıyorum.
İsmini kazımak yetmiyor, ismini kızgın demirlerle derime basmak istiyorum.
Beni affet, Böyle hissettiğim için beni affet. Elimde değil. Seni kimse benim gibi sevemez.
Sana birşeyler hediye edebilmek isterdim ama ne yazıkki kendimden başka hiç bir şeye değilim. Ve senin böyle bir hediye karşısında takınacağın tutumdan emin olamamak beni ürkütüyor, cesaretimi kırıyor, vazgeçiriyor. Ben kambur, omuzları düşük biriyim. Bacaklarını kanatan bir zavallıyım. Parmaklarım hep soğuk. Sen.. Sen, benimle ne yapabilirsin ki?
Bu yazının okunma sayısı: 248








Son Yorumlar