bazen öyle parlaksın ki,güne$ hiç kalır yanında..
ve bazen bir o kadar sönük,umursamazcasına..
birisi gelsin seni gorsun diye hep aynı yerde bekle$ir durursun,hatta belki
de sevsin diye..
tam görülecekken sönersin..
sen de seversin bazen,ama bilmemezlikten gelirsin..
diğerleri gibi değildin ki hem sen..
parlak yıldızlar kadar iddialı olmayı$ını,onlar kadar sevilmeyi$ini,asla da
sevilemeyecek olu$unu..
kimsenin seni göremeyi$ini..
kendinden bile kaçı$ını..
gecenin ardına sığını$ını..
aslında senin sönük hallerini sevdim hep ben..
kimse göremezken seni(ki bakmadılar bile..) ben görebilmek için gunlerce en
uzaklara baktım..
sana bakarken belki kendimi gördüm..
belki kendim de parlayamadığım için seni kendim bildim..
bazen yanına gelmek istedim..
aslında sen de o kadar farkındasın ki;
diğerlerinin günü geldiğinde sönmek mecburiyetine..
parlamadan duruyorsun kendi kö$ende..
kendi halinde..
peki söyle bakalım..
ismi konmamı$ın adı belirsizlik değil midir hep
ve belirsizlik değil midir
hep kaybolmaya mahkum olan..
kaybolan belirsizlikler değil midir yıldızların arkasına saklanan
parlamadan sönük duran..
ama sen,sakın parlama..

bir gün sana bir masal yazsam okur musun yıldızcık?
-

diyorsunuz ki ben garip yıldızcıkları sevdim sevgili bayım
parlak yıldızlardan ziyade..
siz de farkındasınız..
her parlak yıldızın gun geldiğinde sönmek mecburiyetine..
diyorsunuz ki kumun altında saklı kalan yengeçlere a$ıktım
denizin yuzeyinde oyna$an yunuslardan ziyade..
ama farkında değilsiniz yengeçlerin arasına saklandığı yosunları..
ki onlar da sönüktür en az deniz yıldızları kadar..
diyorsunuz ki ben hep bir filmin jeneriğinde geçen son ismi merak ettim..
ben ise hep bir filmin jeneriğinde geçmeyen isimleri merak ettim..
ismi geçenlerden ziyade..
ve ben hep kucuk kum tanelerinin ucu$masına vuruldum
o kadar kucuk olup da bu denli buyuk yer kaplamalarına..
sönük kucuk yıldızcıklar gibi aslında her daim parlamalarına..
ben bir de hep yıldızcıkların kayıp gitmesini sevdim..
en uzak,ama en yakınlara..

-


Bu yazının okunma sayısı: 221