Hear me
Öyküler Ekim 6th, 2007biliyor musun,
yine cok kötü seyler yaptim. yine kendimden nefret etmem icin sebebler yarattim. yine kimseye bahsetmek bile istemeyecegim, kendime saklayarak aci cekecegim seyler yasadim. ve affedilmeyecegimi bilmenin acisiyla kivranarak sabahi bekledim.
gece olsun istemiyorum hic. hic istemiyorum. gece olunca dislerimizi fırcaliyor, pijamalarimizi giyip yatagimiza giriyoruz. iste o zaman isiklari söndürürken anliyorum, yine bogusacagim kendimle, yine uykularim kacicak. yine kalbim sikisacak, nefes alamayacagim. ve daha fazla dayanamadigim icin icimdeki masumiyeti öldürecegim. bogacagim onu yastikla. şişko yıldızlarla bezeli cocuk yastigiyla.
tanrim, affet beni. sana nasil yalvaracagimi bilmiyorum. sesimi duyuyor musun, beni dinliyor musun bilmiyorum. aslinda sesimi duyan, beni izleyen birileri var mı hic bilmiyorum. ama ne olursun affet. bunu kacinci kez tekrarlıyorum artik sayamiyorum. bu tekrarlar bir ise yarayacak mı, bir gün beni affettigini anlayabilecek miyim, huzura kavusacak miyim o kadar bilmiyorum ki. ne biliyorsun diye sor bana, sor ne biliyorsun diye haykir suratima. bagir. HİC! HİCİM BEN! BİR HİC.
kalbinin hic parcalandigini, bölündügünü hissettin mi tanrim? hissetmis olmalisin ki, bize de hissettirmek, ayni seyi bize yasatmak, bizim bu acilari yasadigimizi görerek kendini tatmin etmek istiyor olmalisin. ama bir sey demiyorum, cünkü ben de senin gibi bunu hakedicek seyler yapiyorum. hakediyorum. haklisin. lütfen sesimi al artik.
Bu yazının okunma sayısı: 155








Son Yorumlar